Aramaya Dön

Danıştay 7. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2019/2638
Karar No
K. 2023/1610
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2019/2638 E.  ,  2023/1610 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y

YEDİNCİ DAİRE

Esas No: 2019/2638
Karar No: 2023/1610
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı

(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)

VEKİLİ: Av…
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av…

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: ... Madeni Yağlar İmalat İthalat İhracat Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 2010 yılına ait muhtelif amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsil edilemediğinden bahisle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesiyle, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un mükerrer 35. maddesi uyarınca kanuni temsilcisi sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; asıl borçlu ... Şirketinin 2010 yılının değişik dönemlerine ait özel tüketim, gelir stopaj ve damga vergisi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin 2010 yılının Ağustos ayının (2.) dönemine ilişkin olarak; davacının kanuni temsilcisi olduğu şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırması sonucunda; anılan şirket adına kayıtlı (11) adet aracın değerlemesinin 6183 sayılı Kanun'a göre yapılarak amme alacağının tahsil edilip edilemeyeceği saptanması gerektiği, 2010 yılının Eylül ayının (2.) dönemine ait özel tüketim vergisi, damga vergileri ve gelir stopaj vergileri, 2010 yılının Temmuz, Ağustos ve Eylül dönemine ait damga vergileri, 2010 yılının Ağustos dönemine ait damga vergileri ve gelir stopaj vergileri yönünden ise; davacının 31/08/2010 tarihinde tescil ve 13/09/2010 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan ilan ile şirket ortağı ve müdürü olduğu, 07/09/2010 tarihinde tescil ve 16/09/2010 tarihinde yayınlanan ilan ile hisselerini devir ederek ortaklık ve müdürlük görevinden ayrıldığı dikkate alındığında, söz konusu vergilerin bir kısmının vade tarihlerinin kanuni temsilcilik görevinden önceki bir tarihe, bir kısmının da kanuni temsilcilik görevinden ayrıldığı tarihten sonraki tarihlere isabet ettiği, davacının kanuni temsilci olmadığı dönemlere ilişkin şirket borçlarının ödenmemesinde bir kusurunun bulunmaması nedeniyle sorumlu tutulma imkanı bulunmadığı gerekçesiyle davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davaya konu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Olayda; davacının 06/07/2010 ila 06/09/2010 tarihleri arasında şirketin kanuni temsilcisi olduğu, dava konusu ödeme emrinde yer alan 23/08/2010 ve 25/08/2010 vade tarihli 2010 yılının Ağustos dönemine ait damga vergilerinin ödenmemesinden sorumlu ise de, tahsil edilemeyen kamu alacağı teriminin Kanundaki tanımı karşısında, asıl borçlu olan şirket adına tescilli taşıtlar satılarak paraya çevrilmesine karşın satış bedelinin söz konusu kamu alacağını karşılamadığı hususu açıklığa kavuşturulmaksızın, diğer bir ifadeyle, şirket hakkında tüm takip yollarının tüketilmesinden sonra kanuni temsilci olan davacının varlığından tahsili istenilebilecek toplam alacak miktarı somut bir biçimde ortaya konulmaksızın, alacağın tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına ödeme emrinin belirtilen kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı; ödeme emrinin 2010 yılını Ağustos ayının(2.) dönemine ait özel tüketim vergisine ilişkin olarak, davacının 06/07/2010 tarihli karar ile Şirketinin ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu, 06/09/2010 tarihli karar ile şirket ortaklığından ve kanuni temsilcilik görevinden ayrıldığı, dava konusu ödeme emri içeriği özel tüketim vergisi borcunun 13/09/2010 tarihinde verilen beyannameye dayanılarak tahakkuk ettirildiğinden, 06/09/2010 tarihinde kanuni temsilcilik görevi sona eren, dolayısıyla beyannamenin verildiği ve borcun doğduğu ve ödenmesi gereken tarihte kanuni temsilci olmayan davacıya kusur yüklenemeyeceğinden dava konusu ödeme emrinin bu kısmında da hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davalının kararın, ödeme emrinin anılan kısımlarına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine; kararın, ödeme emrinin kalan borçlara ilişkin hüküm fıkrasının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların kararın söz konusu hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle bu kısma yönelik istinaf başvurusunun da reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Araçların kasko değerlerinin düşük olması nedeniyle alacağın şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığı, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na, 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Temyiz isteminin reddine,

2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,

3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/03/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.