Esas No
E. 2021/590
Karar No
K. 2024/1075
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2021/590 E.  ,  2024/1075 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/236 E., 2016/67 K.
SUÇ: Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 29

. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2015/236 Esas, 2016/67 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci fıkrası, uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafii temyizinde özetle; savunmanın kısıtlandığı, eksik inceleme ile gerekçeden yoksun karar verildiği, suça konu belgenin sanığa imzalanmış halde teslim edildiği ve sanığın belgenin kim tarafından imzalandığını bilmesinin mümkün olmadığı, katılanın suça konu belgeyi alıp, belli bir süre sonra başka bir yerde evrakı imzalayıp muhasebe biriminde çalışan şahit B.T.ye teslim edildiği, sonra katılanın dosyasının sanığın masasına bırakıldığı, bunların şahit B.T.nin polis ifadesinden anlaşıldığı, sanık şirket sorumlusu ve yetkilisi olduğundan şirket ve şirket çalışanları ile ilgili birçok belge kendisine verildiğinden belgelerin kim tarafından nasıl imzalandığını kontrol etmesinin mümkün olmadığı, sanığın, iş akdinin feshinde veyahut herhangi bir işlemde söz konusu belgeyi kullanmadığı, bunun dikkate alınmadığı, katılanın açtığı işçilik alacağı davasının incelenmediği, belgenin kullanılmasının suçun unsuru olduğu, kaldı ki belge aslını bizzat sanığın polise verdiği, sanık sahte belgeyi düzenlemiş olsa idi bunu yapmayacağı, savunma hakkı kısıtlandığı; katılanın çaycı olarak çalıştığından diğer çalışanlardan önce iş yerine geldiği, izinsiz olarak kendi dosyasını karıştırdığı ve suça konu belgenin fotokopisini aldığı, katılanın daha önce imzaladığı belgeyi, başkasına imzalattığı belge ile değiştirmiş de olabileceği, bunların şahit B.T.nin polis ifadesi ile de anlaşıldığı, belgeyi ...’ın, katılanın kızının ya da eşinin de imzalamış olabileceği, zira şirket çalışanlarının olay sırasında katılanın veya oğlunun dışarı çıkıp geldiği yönünde bilgi verdiği, katılanın eşinin ve kızının da imza örnekleri alınarak inceleme istendiği ama yapılmadığı, belgeyi sanığın imzalamadığı, imzanın sanığa ait olup olmadığı yönde inceleme yapılmadığı, katılanın işe geç geldiğinin kendi beyanı ile sabit olduğu, suça konu belgeyi, işçilik alacağı davasında haklı görünmek için başkasına imzalatarak haksız yere sanığı şikayet etmiş olabileceği, sanığın suça konu uyarı yazısını katılanın imzalamaması halinde imzadan imtina tutanağı tutturarak aynı hukuki sonucu elde etme imkanı varken, cezalandırılabileceği bir suç işlemesinin söz konusu olmayacağı, sadece suça konu belge üzerindeki imzanın katılana ait olup olmadığının araştırıldığı ama suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmediği, beraat talep ettikleri gerekçeleri ile ve re’sen gözetilecek nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanığın işyerinde çalışan katılanın işe geç geldiğine ilişkin suça konu belgenin, katılan tarafından da imzalamadığı ve bu belgedeki imzanın katılana ait olmadığı halde katılanın iş aktinin feshine gerekçe olarak kullanıldığı iddia ve kabul edilmiştir.

2.Sanık özetle; suçlamaları reddetmiştir.

3.Katılan özetle; imzanın kendisine ait olmadığını belirtmiştir.

4.Şahit olarak B.T.nin Mahkemece beyanı alınmıştır.

5.Dosyadaki bilirkişi raporunda, imzanın katılana ait olmadığı, katılanın oğlu ...'a ait olup olmadığının ise tespit edilemeyeceği belirtilmiştir. IV. GEREKÇE

1.Sanığın işyerinde çalışan katılanın işe geç geldiğine ilişkin belgenin, katılanın iş aktinin feshine gerekçe olarak kullanıldığı iddia edilen olayda, Özel belgede sahtecilik suçunun oluşabilmesi için sahtecilik yapılan belgenin kullanılmasının da suçun unsurlarından olduğu göz önüne alındığında, sanık müdafiinin savunmaları ve suça konu belgenin kullanılıp kullanılmadığının tespiti bakımından katılanın açtığı işçilik alacağı dava dosyası incelenip, fesih yazısındaki; “katılanın defalarca sözlü yazılı uyarılmış olmasına rağmen işe geç gelmeyi alışkanlık yapmış olması” iddiasının ispatı bakımından atılı suça konu belgenin kullanılıp kullanılmadığı belirlenerek sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması,

2.Hüküm fıkrasında "sanık Ferdi'nin" yazılmak suretiyle sanığın isminin yanlış gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 29. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2015/236 Esas, 2016/67 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.02.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.