4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2008/14822 E. , 2010/7368 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vdl vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 27/11/2006 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 05/03/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ve davalı taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacılar, İskan Yasası gereğince verilen taşınmaz yüzölçümlerinin daha sonra başlatılan kadastro çalışmaları ve açılan kadastro tespitine itiraz davasının yargılaması sırasında eksik ölçüldüğünü ileri sürerek aradaki farkın taşınmaz verilerek veya bedeli ödenerek karşılanmasını istemişlerdir. Yerel mahkemece tazminat isteminin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Dosya içeriğinden; İskan Yasası gereğince, davacılardan ... ile onun mirasbırakanına 40 dönüm ve 40.125 m2 yüzölçümünde taşınmazlar verildiği, kadastro çalışmaları sırasında 40 dönüm yerin 31.000 m2 ölçülerek 179 parsel sayısı ve 40.125 m2'lik yerin ise 36.772 m2 ölçülerek 395 parsel sayısı ile tespit gördüğü; Hazine’nin itirazı üzerine kadastro mahkemesinde görülen davaya katılan davacıların, taşınmazların eksik ölçüldüğünü, eksik ölçülen bölümün ayrı bir parsel sayısı ile tespit gördüğünü, bu taşınmazın da kendilerine verilmesi gerektiğini ileri sürmüşler; Hazine’nin ve davacıların itirazları reddedilerek, 395 parsel sayılı yer 24.425 m2 yüzölçümü ile, 195 parsel sayılı yer de tespit gibi 31.000 m2 yüz ölçümü ile davacılar adına tescil edilmiş; verilen karar Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir.
Davacıların kadastro tespitindeki ölçümün eksik yapıldığına ilişkin itirazları kadastro mahkemesince reddedilip kesinleşmiştir. Kadastro mahkemesinin kesinleşen bu kararı, eldeki dava yönünden kesin kanıt niteliğinde değilse de güçlü bir kanıt niteliğindedir. Bu karar ile dava konusu taşınmazlar üzerinde, kadastro mahkemesince belirlenen tutarlardan daha fazla hakları olmadığı anlaşılan davacıların, İskan Yasası gereğince, kendilerine daha fazla taşınmaz verildiğini ileri sürerek istekte bulunmalarına yasal olanak bulunmamaktadır. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçe ile davalının tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.