8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2024/381 E. , 2024/1489 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden yapılan temyiz incelemesinde,
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddedilerek, dosya üzerinden inceleme yapılmasına karar verilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 15.02.2022 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan (2 kez) cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2.Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan(1 kez) mahkûmiyetine karar verilmiştir.
3.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 06.07.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurularının reddine, katılan mağdureler vekilinin istinaf başvurularının ise kabulüyle, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün kaldırılmasına ve sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına, aynı Kanun'un 110 uncu maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin ise uygulanmamasına hükmolunarak, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan (1 kez) cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4.Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 16.05.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında mağdure sayısınca ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulması gerekirken, yazılı şekilde zincirleme suç hükümlerinin tatbik edilmesi suretiyle karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
5.Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 26.10.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan (2 kez) cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri
1.Atılı suçun temel ve nitelikli halleri açısından unsurların gerçekleşmediğine,
2.Soruşturma evresi başlamadan mağdurelerin serbest bırakıldıklarına,
3.Sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediğine,
4.Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
5.Mağdure sayısınca karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna,
6.Eylemlerin cinsel amaçla gerçekleştirildiğine dair iddianın hayatın olağan akışına aykırı olduğuna,
7.Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
8.Mağdurelere karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun gerçekleştirildiğine yönelik yeterli delil bulunmadığına,
9.Şüpheden sanığın yararlanacağına, Ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.
B. Katılan mağdureler vekilinin temyiz sebepleri Sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayin edilmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre,
Dava konusu olay, sanığın araçla seyir halinde iken, mağdur Muhittin tarafından kullanılan ve içerisinde mağdureler Beyzanur ve Verda'nın da bulunduğu araca yol vermemesi üzerine başlayan tartışmanın devamında, kendisini kamu görevlisi olarak tanıtmasından sonra cebir, tehdit ve hile kullanarak cinsel amaçla mağdureleri bir süre alıkoyduktan sonra serbest bırakmasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, sanığın mağdurelere yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu gerçekleştirdiği kabul edilerek, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin tatbiki suretiyle cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik, sanık müdafilerinin istinaf başvurularının reddine, katılan mağdureler vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise kabulüne karar verilerek yapılan duruşmalı incelemede, atılı suçtan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına ve fiilin cinsel amaçla gerçekleştirildiği, olayda etkin pişmanlık koşullarının oluşmadığı kabul edilerek, sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş, ilgili kararın Yargıtay tarafından bozulması üzerine yapılan yargılamada, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mağdure sayısınca ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın eylem sırasında mağdurelere yönelik cinsel taciz içeren sözler sarf etmesi, Verda'nın elini öpmek ve mağdure Beyzanur'un yüzüne dokunmaya çalışmak suretiyle, onların şahsına zarar vermesi, ayrıca mağdurelerin sanık tarafından araçla götürüldüğü esnada, tanıklar B.A. ve S.E. tarafından polise haber verilmesi ile soruşturmaya başlandığının anlaşılması karşısında, sanık müdafilerinin eylemin cinsel amaçla gerçekleştirilmediğine ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz itirazları reddedilmiştir.
2.Tüm dosya kapsamına göre, sanığın eylem sırasında her bir mağdureye yönelik cebir, tehdit ve hile ile hareket ettiği gözetilerek, sanık hakkında mağdure sayısınca ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın suç işlemeyi itiyat haline getirmesi, pişmanlık duymaması, yoğun suç kastı, kişilik özelliği, suç konusunun önem ve değeri gözetilerek, temel cezanın alt sınırdan yazılı şekilde uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulmasında, 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 61 inci maddelerine aykırılık görülmemiştir.
4.Mağdurların aşamalardaki beyanları, sanığın savunmaları, tanık ifadeleri, adli muayene raporları, tutanaklar ve tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Bölge Adliye Mahkemesinin sanığın atılı suçu işlediğine dair kararında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafileri ile katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiş ve kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 26.10.2023 tarihli, 2023/1125 Esas ve 2023/1462 Karar sayılı kararında sanık müdafileri ile katılan mağdureler vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.02.2024 tarihinde karar verildi.