Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/210
Karar No
K. 2024/236
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/210 Esas
KARAR NO: 2024/236
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 06/03/2024
KARAR TARİHİ: 27/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket "------- şirketi" ile davalı ... arasında 14/09/2015 tarihinde adi yazılı (şekil şartına uymayan şekilde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi akdedildiğini, müvekkil şirketin, ------- ili, -------- ilçesi, --------- Mahallesi sınırları içinde olan pafta -------, ada -------, parscl -------'te kayıtlı ------- normal kat gayrimenkulün ve yine -------- İli, -------- İlçesi --------- Mahallesi sınırları içinde olan pafta ------- ada ------- parsel ------'de kayıtlı arsada yapılan binadaki bağımsız bölüınlerden --------- normal kat gayrimenkulün davalı ... devrini taahhüt ettiğini, bunun karşılığında ise -------- satın alınan 41,42,66 kapi numarali -------- daire ve --------- da ...'ye ait -------- kapı numaralı 9 adet dairenin müvekkili şirkete devrinin gerçekleştirileceğini, sözleşmenin teminatı olarak 3. maddenin A bendinde kararlaştırıldığı üzere müvekkili şirket tarafından 3.000.000,00-TL (üçmilyontürklirası) tutarındaki 14.09.2015 düzenleme tarihli teminat senedinin sözleşmeye ek olarak düzenlenmiş ve sözleşmeye eklendiğini, senedin, sözleşmede de açıkça belirtildiğinden teminat senedi niteliğini havi olduğu için herhangi bir vade tarihi bulunmadığını, aradan geçen zamanda ise davalı ..., müvekkili şirket tarafından verilmesi taahhüt edilen ve --------Mahallesi ---------adresinde bulunan ------- ve-------- normal kat bağımsız bölümleri beğenmediğini öne sürerek müvekkili tarafından ödeneceği vaat edilen 50.000,00-TL'nin ödenmesini kabul etmemiş ayrıca teminat senedini de geri vermediğini, ardından teminat senedinin davalı ... tarafından, diğer davalı ... ciro edildiğini ve ... tarafından işbu teminat senedine istinaden------- Müdürlüğünün -------- Esas ayılı dosyası ile aleyhe icra takibi başlatıldığını, dosya kapsamında 31.01.2024 tarihinde müvekkili -------- ofisine hacze gelindiğini, haciz baskısı altında icra dosyasına 250.000,00-TL ödeme yapıldığını, söz konusu ödeme icra dosyasında mevcut olduğunu, müvekkili tarafından yapılan detaylı incelemede senedin esasen teminat senedi olduğu, bu hususun sözleşmede açıkça belirtildiği, ancak senet aslına ulaşılamadığının fark edildiğini, ayrıca yine ... tarafından --------- Esas sayılı dosyası ile "Tasarrufun İptali ve Tapu/İptal- Tescil" davası ikame edildiğini, hal böyle iken müvekkili şirketin ve senette kefil olan -------- ile ------- teminat senedinden kaynaklı bir borcunun bulunmadığının tespiti için huzurdaki davayı ikame ettiklerini belirterek davalı tarafından haksız şekilde başlatılan ------- Müdürlüğü'nün ------- Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına, adli yardım talebimiz doğrultusunda teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve icra dosyasından elde edilmesi muhtemel paranın davalıya ödenmemesine, takip dayanağı senedin teminat senedi olduğunun ve dolayısıyla kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe elverişsiz olduğuna, müvekkil şirketin gerek herhalde müvekkili şirketin davalıya gerek icra dosyasından gerekse herhangi bir ad altında borcunun bulunmadığının tespitine, kötü niyetli davalı taraf için alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE :Dava; Hukuki niteliği itibariyle menfi tespit isteminden ibarettir.İcra İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7445 sayılı Kanun'un 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 31 inci maddesi ile 03/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre:

MADDE 5/A- (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.Bu bakımdan eldeki menfi tespit davasında da, tensipten evvel (diğer istemlerden önce) ara kararla davacılara davadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu ve anlaşılamadığını gösterir düzenlenen son tutanak aslının sunulması için, yasa gereği 1 hafta kesin süre verilmiştir.

Davacılar vekilinin 25/03/2024 tarihli dilekçesi ile arabuluculuğa 06/03/2024 tarihinde başvurulduğunu, karşı tarafın kötü niyetle süreci uzattığı belirtilerek ek süre verilmesini talep ettiği görülmüştür. 6102 Sayılı TTK'nun 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesinin 1.fıkrasına aykırı olarak, arabuluculuk kurumuna başvuru yapılmadan dava açılmış olduğu anlaşılmaktadır.---------- sayılı kararında da TTK 5/A maddesi 1. fıkrasında arabulucuya başvurulmasının dava şartı olarak düzenlendiği, davanın arabulucuya başvurulmadan açıldığı ve arabulucuya başvuru şartı mahiyeti gereği sonradan tamamlanamayan özel dava şartlarından olduğu kabul edilmiştir. Bu nedenle mahkememizce dava açıldıktan sonra arabuluculuğa başvurulmuş olması esasa etkili görülmemiştir. Açıklanan sebeplerle davanın 6325 sayılı yasanın 18/A ve 6100 sayılı HMK.nun 114/2,115 maddeleri gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın 6325 sayılı yasanın 18/A-2, HMK 114/2, 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE;

2.Alınması gerekli 427,60 TL karar harcı ile 427,60 TL başvurma harcının toplamı olan 855,20 TL harcın davacılardan tahsili ile hazineye irad kaydına,

3.Davacılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

4.Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yokluğunda dosya üzerinden oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/03/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.