Esas No
E. 2022/2710
Karar No
K. 2023/6404
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2022/2710 E.  ,  2023/6404 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1130 Esas, 2022/87 Karar
HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

(Denizcilik ve İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI: 2018/61 E., 2020/372 K.

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünün donatanı bulunduğu ... isimli acil müdahale botunun müvekkilince sigortalı bulunduğunu, 30.12.2016 tarihinde Hereke-Kocaeli istasyonunda görevlendirilen botun yardım için seyre kalktığını, dönüşte Hereke İskelesine yanaşma manevrasına geçildiğini, bu esnada botun iskele-sancak her iki makinasının birden aynı anda RCS (Remote Control System) alarmı vererek devre dışı kalması nedeniyle, botun şiddetli rüzgarın da etkisiyle su kesimi altından kayalıklara yasladığını ve botta hasar meydana geldiğini, 29.11.2017 tarihli ekspertiz raporunda "Bot raporuna göre manevra sırasında her iki makinanın control levers (gaz kolları-CL) kumanda etmemesi ve clutch'ın (kavrama) tornistan pozisyonunda takılı kalması neticesinde bot kayalıklara çarpmıştır" ifadesinin yer aldığını, botta meydana gelen hasar nedeniyle sigortalısı Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne 20.12.2017 tarihinde 282.070,00 TL ödeme yapıldığını, botun davalılardan ... Tersanecilik San. ve Tic. Ltd. Şti. (... Tersanesi) tarafından imal ve inşa edildiğini, botun makineleri ve RCS bağlantı kablolarının ise diğer davalı ... Motor Türbin San.ve Tic. A.Ş. (...) tarafından üretildiğini, hasar sonrasında botun onarımının ... Tersanesi tarafından yapıldığını, ekspertiz raporunda hasarın oluşmasına neden olan makinelerin arızalanması ve remote control sisteminin devre dışı kalma nedeninin kesin olarak bulunamadığını, fakat sistemde CL (Control Lever)'de kullanılan kablonun 3 metre boyunda ve kısa olduğunu, gemiyi inşa eden diğer davalının kendi kullandığı kablo ile bu kabloya ilave yaptığını ve ... tarafından gönderilen orijinal ...-Contertors'u kullanmadığını, sistemde ... Tersanecilik San. ve Tic. Ltd. Şti.'nden kaynaklandığı belirtilen bir kablolama probleminin olduğunun belirtildiğini, davalılardan ...'nın botu hem imal-inşa eden olarak hem de vermiş olduğu garantinin halen dahi devam ediyor olması nedenleriyle, diğer davalı ...'nun ise makinelerin ve RCS bağlantı kablolarının üreticisi olarak meydana gelen hasardan müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduklarını, hasar bedelini sigortalısına ödeyen müvekkili şirketin sigortalısının kanuni halefi olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 282.070,00 TL tazminatın, sigortalıya ödeme tarihi olan 20.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi İle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... Motor Türbin San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının rücu talebine dayanak yaptığı 29.11.2017 tarihli ekspertiz raporunun sonuç kısmında, botun zararının ... Tersanesi'ne rücu edilmesinin teknik olarak uygun görüldüğünün belirtilmesine rağmen, huzurdaki davanın müvekkiline de yöneltilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, hasara sebebiyet veren kazanın meydana gelmesinden sonra düzenlenen ekspertiz raporu ile açıkça, kaza esnasında müvekkiline ait orijinal kabloların kullanılmadığının ve kablolama hatası olduğunun tespit edildiğini, ekspertiz raporunda da belirtildiği gibi, botun onarımı esnasında ... tavsiyesine uyularak ek yapılmış kabloların orijinali ile yenilenerek, söz konusu kablolama hatasının giderildiğini, müvekkili şirket ile ... Tersanecilik arasındaki satış sözleşmesine RCS bağlantı kablolarının dahil olmadığını, bu nedenle davacının RCS bağlantı kablolarının müvekkili ... tarafından üretildiği iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, 24.05.2017 tarihli raporda hiçbir suretle "botun onarımı esnasında ...'nun tavsiyesine uyularak ek yapılmış kabloların orijinali olarak yenilenmiş olduğu" yönünde bir tespit bulunmadığını, ayrıca Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü yetkililerine iki adet yeni ve daha uzun kablonun ...'dan temin edilmesinin tavsiye edilmiş olduğunu ve bu şekilde ilave kablo kullanılmaması durumunda EMV (Electro Magnetic Compatibility) sisteminin tekrar hata verebileceğinin belirtildiğini, yapılan eklerin ... bilgisinde ve onayında olmadığını, ... Tersanecilik tarafından müvekkili ...'ya gönderilen 22 Ağustos 2017 tarihli e-mail'de, bu kabloların ...'dan temin edilen orijinal kablolar ile 22.08.2017 tarihinde değiştirildiğinin açıkça kabul edildiğini, rücuya konu dava değerinin fahiş olup kabulünün mümkün bulunmadığını, gerçek zararın tespiti gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... Tersanecilik San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; dava dışı Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ile müvekkili ... arasındaki 29.08.2014 tarihli sözleşme uyarınca botların inşa edildiğini, botların inşası süresince Kıyı Emniyeti'ne ait Proje Kontrol Heyeti ve Teslim Heyeti'nin de bu süreçte yer alarak geçici kabule kadar her aşamasında her türlü denetim ve kontrolü gerçekleştirdiğini, ... sertifikası alındıktan sonra Proje Kontrol Heyetinin botların teslime hazır olduğunu tespit ettiğini ve bazı testler yaparak botları geçici kabulle teslim aldığını, davacının kazaya ilişkin paylaştığı bilgilerin yetersiz olduğunu, kazanın meydana geldiğinin iddia edildiği 30.12.2016 tarihinde botun garanti kapsamında bulunduğunu, taraflar arasında imzalanan 29.08.2014 tarihli sözleşme kapsamında kazadan hemen sonra müvekkilinden hasar tespitinde bulunulması ve kazanın olası sebeplerinin araştırılmasının talep edilmesi gerekirken, Kıyı Emniyeti tarafından böyle bir talepte bulunulmamış olması ve garanti kapsamında yapılan arıza bildirimlerinin olmamasının, kazanın bir arızadan kaynaklı olarak meydana gelmediğini gösterdiğini, olaya ilişkin beyanlardan yedek sistemlerin kullanılmadığının anlaşıldığını, bu durumun ise arızadan kaynaklı bir kazayı değil, pilotaj hatasından kaynaklı bir kazanın meydana geldiğini gösterdiğini, kaza sonrasında 02.01.2017 tarihinde Ümit Demirtaş tarafından yapılan kontrollerde herhangi bir kusur durumunun olmadığını ve 24.04.2017 tarihinde yapılan seyir testinde ise herhangi anormal bir durumla karşılaşamadığının tespit edildiğini, tüm bu raporlara rağmen Kıyı Emniyetinin talepleri üzerine tekrar aldırılan 24.05.2017 tarihli rapor ile kabloların orijinal olduğunu ve herhangi bir kusur durumunun bulunmadığının tespit edildiğini, botta meydana gelen hasarın garanti kapsamında olmadığı için Kıyı Emniyeti ile 30.01.2017 tarihli bakım-onarım sözleşmesinin akdedildiğini, ana makine ve yönetim sistemine ait bütün kablolama, kablo bağlantıları ve diğer mekanik bağlantılar kontrol edildikten sonra makinelerin servis yetkilisi tarafından devreye alındığını ve garanti süresinin bu kontroller sonucunda başladığını, bağlantılarda kullanılan konnektörler ve kabloların orijinal olduğunun 24.05.2017 tarihli ... servis raporunda da kayıt altına alındığını, sistem ve bot konfigürasyonu doğası gereği olması gereken eklemeler, bağlantılar vs.'nin ... Türkiye servis yetkilisinin gözetimi ve kontrolü dahilinde yapıldığını, kazanın meydana geldiği 30.12.2016 tarihine kadar gaz kollarında herhangi bir arıza meydana gelmediğini, deneme seyirlerinde de herhangi bir problemle karşılaşamadığını, davacı tarafından zarara konu olayın tespiti ve belirtilen hasar miktarının gerçek zararı teşkil edip etmediği araştırılmadan bu tazminat bedelinin rücuen iadesinin talep edilmesinin kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tersanenin, botların imalatında kullanılacak ... marka motor ve devamı ekipmanı, 03.04.2015 tarihli sözleşme kapsamında, diğer davalı ... Motor Türbin San. ve Tic. A.Ş.'den satın aldığı, makine üreticisi davalı ...'nun tüm bu ekipmanları bir paket halinde ... Tersanesine sattığı, ... teklifi ve satış sözleşmesinde, W218 kodlu kablonun boyunun 3 metre olarak belirlendiği, inşa ihalesinin akdedilmesi öncesinde Kıyı Emniyeti'nin de bilgi ve onayından geçtiği, dolayısıyla imalat sırasında kullanılmış olan W218 kodlu sistem kablosunun özelliklerinin Kıyı Emniyeti ile ... tarafından bilindiği, 30.12.2016 tarihindeki kazaya kadar Kıyı Emniyetinin kullanımında iken RCS (Remote Control System)'inde benzer bir hata/arıza meydana gelmediği, kaza sonrasında yapılan deneme seyirlerinde dahi aynı arızanın ortaya çıkmadığı, kazadan sonra yapılan incelemeler sonucu düzenlenen Sigorta Eksperi ve ... raporlarında, RCS'nin devre dışı kalma nedeninin kesin olarak bulunamadığının belirtildiği, ... raporlarında ...'dan 2 yeni daha uzun kablo sipariş edilmesi tavsiyesinde bulunulduğu, makine üreticisi ...'nun servis raporlarında, geminin acil bir durumda (sistemin RCS alarmı vermesi durumunda) dahi emercensi manevra yapabileceğinin belirtildiği, bu hususun bot üreticisi davalı ... Tersanesi tarafından da teyid edildiği, ancak dava konusu olayda, RCS sisteminin arıza ihbarı vermesinden sonra, yedek sistemlerin bot personeli tarafından devreye alınıp kullanılmamış olduğunun anlaşıldığı, bu nedenlerle, ... Botunda aniden ortaya çıkan makine arızası ve sonucunda Botun hasarlanmasına sebebiyet veren deniz kazasında, davalılardan ... Tersanecilik San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne yüklenebilecek bir kusur bulunmadığı; davalılardan ... Motor Türbin San. ve Tic. A.Ş.'nin sattığı sistemin bir bütün halinde test ve tecrübelerini, donatan Kıyı Emniyeti ve ... kuruluşu ... ile birlikte yaparak, uygunluğuna onay verdiği, W218 kabloların ve kullanılan uzatma aparatlarının (connector) ayıplı bir imalat sonucu üretilmedikleri kanaatine varıldığı, davalılardan ... Motor Türbin San. ve Tic. A.Ş.'ye yüklenebilecek bir kusur bulunmadığı, davalı ...'nun "paket" halinde satışını yaptığı malzemelerde ayıplı bir imalattan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun tek taraflı olduğunu, raporlar arasında çelişki bulunduğunu, orijinal ve gerekli uzunlukta kablo kullanılmamasının hata ve kilitlenmeye neden olacağı hususunun gözardı edildiğini, donatanın sistem uygunluğu onayının görünür alana ilişkin olduğunu, botun kısa sürede çok sayıda sistem arıza kaydı bulunmasının değerlendirilmediğini, yedek sistemlerin görevlilerce devreye alınmadığına ilişkin somut delil bulunmadığını, aksine gemi adamlarının her iki sistemi de devreye sokmaya çalıştıkları ancak sistemin kilitlendiğini, ... sistem raporlarının soyutlaştırıldığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... şirketinin tekne sigorta poliçesi kapsamında sigortaladığı donatanı dava dışı Kıyı Emniyet Müdürlüğü olan ... isimli botta meydana gelen hasar kapsamında oluşan zararı tazmin ederek istinafa konu rücuen tazminat davasını açtığı, ... botunda ortaya çıkan ani arızanın sebebi olarak gösterilen W218 kod numaralı kablonun davalı ... tarafından imal edilerek davalı ... Tersanesi'ne satılmış olduğu, davalı ...'nun W218 sistem kablolarını talep edilen özelliklere göre belirleyip satışını sistemin uygunluğunu donatan Kıyı Emniyeti ve ... Kuruluşu ... ile birlikte yaparak onay verdiği, hükme esas olan 18.11.2020 tarihli bilirkişi raporunun dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, sözkonusu raporda tespit edildiği üzere, botun imalatı sırasında kullanılmış olan W218 kodlu sistem kablosunun özelliklerinin botun maliki Kıyı Emniyeti tarafından bilindiği, W218 sistem kablolarının üretiminden kaynaklı bir kusur neticesi hasarın meydana gelmediği, bilirkişi raporunda kullanıcı hatası nedeniyle hasar oluştuğunun belirlendiği, zira dava konusu botun iki yönetim sistemiyle donatıldığı ve bu sistemin acil durumlarda birbirini yedeklemek için tasarlandığı, somut olayda gemi adamları tarafından yedek sistemin devreye alınmadığı, davalı ... Tersanesinin ayıplı bir imalat ve bakım-onarım eksiği de bulunmadığı, ilk derece mahkemesi hükmünün isabetli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 nci maddesi.

3.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.