Esas No
E. 2021/18831
Karar No
K. 2024/2013
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

8. Ceza Dairesi         2021/18831 E.  ,  2024/2013 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2020/727 Esas, 2020/1011 Karar
SUÇ: 6136 sayılı Kanuna muhalefet

Sanık ... Hakkı Kurtutata hakkında kurulan hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edildiği ancak sanığın dosyada mevcut nüfus kaydına göre temyiz inceleme tarihinden önce 11.12.2020 tarihinde öldüğü ve müdafii ile vekalet ilişkisinin sona erdiği anlaşıldığından sanık müdafinin bahse konu hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince sanıklar ..., ..., ... hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun (7079 sayılı Kanun) 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının 17.12.2018 tarihli iddianamesiyle sanık ...'ın 6136 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci, ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca cezalandırılması, zincirleme suç hükümleri gereğince artırım yapılması istemiyle; sanık ...'nin 6136 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması; sanık ...'un ise 6136 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci, ikinci fıkraları gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2.Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2019 tarihli kararıyla sanık ...'ın ve ...'un 6136 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci, ikinci fıkraları uyarınca 8 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, adli para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

Sanık ...'nin ise 6136 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, adli para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

3.Cumhuriyet savcısının ve sanıklar müdafilerinin hükümleri istinaf etmesi üzerine; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 11.12.2020 tarihli kararıyla sanıklar ..., ... hakkında istinaf başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanmasına; sanık ... hakkında ise sanığın beraatine, sanık lehine vekalet ücreti hükmedilmesine karar verilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanık ... hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

2.Sanık ... müdafinin temyiz istemi; telefon dinleme kayıtlarına dayanılarak eksik inceleme ve değerlendirme ile mahkumiyet kararı verildiğine ve takdiri indirim hükmünün uygulanmamasının kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

3.Sanık ... müdafinin dosya münderecatına aykırı karar verildiğine, gerekçede çelişki yaratıldığına, telefon dinlemelerine dayanılarak karar verilmesinin kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.) Sanıklar ... ve ... hakkında dava konusu olay; iddianamede (4) nolu olayı gerçekleştirdikleri iddiasına ilişkindir. (4) nolu olayın incelenmesinde;

I- Sanık ...'ten 2 adet Luger Marka tabanca, tabancaya ait 3 adet şarjör, 209 adet mermi ele geçmiştir. 27.12.2017 günü saat 14:09’da sanık ...’un sanık ...’ı telefon ile aradığı, ve ...’a hitaben “Erhan abi diyorki bir balık yedirim size diyor” demesinin üzerine sanık ...’ın "ne zaman gidek" diye soru sorduğu, bu gün diye cevap almasının ardından sanık ...'un sanık ...’a hitaben “Kaç gibi gidek ben ona göre balıkları çıkartıracam” dediği; 28.12.2017 günü saat 16:12’de sanık ...’un sanık ...’i telefon ile aradığı, ...’in ...’a kendisini beklediğini söylediği, ...’un ise “Hııı dayı ben onlardan haber bekliyorum bir iki bir iki gün içinde” diyerek sanık ...’ı kast ederek bu şahıstan haber beklediğini bildirdiği, ...’in ise “Gülüm ben yarın misafirler kesin gelecek Adanadakinler ona göre”, “Biz yiyecek bişey hazırlamassak olmicak abi” ve “Bugün bugün bekliyorum yani ne olursa olsun” diyerek şifreli görüşme gerçekleştirdiği, ...’un ise “Hıı tamam dayı ben yine şey yapim bi görüşeyim”, “Ben bi şey yapim tamam dayı sana haber verecem tamam” ve “Yav sen özellikle o arabadan istedin ya onun için işte bekliyoruk” diyerek sanık ...’ı kast ederek ... ile görüşüp kendisine dönüş yapacağını bildirdiği, sanık ...’in özellikle markası bilinmeyen bir silahı temin etmesini istediği için bu silahı beklediğini bildirdiğinin anlaşıldığı,

II. ...’ın ise sanık ...’a hitaben “Şeyi yey diyek işte Alicana”, “Ya ona deriz biz dost bi sıkıntı var bilader onu ver de”, “Biz de sana ya şey yapacaz de verecez de yada ben diyim Ali abinin oraya onu bırak diyim”, “Yav yok dicem onu ver gardaş”, “Onu sen almadın mı aldığın rakam belli ver bizi biraz idare et on beş yirmi gün”, Ben onu arim arim ya dur” dediği, saat 16:20’de sanık ...’un tekrar sanık ...’ı telefon ile aradığı, sanık ...’un sanık ...’a “Kirvem Sen Ali'ye bir şey demişsin de dedi” diyerek Ali’ye yani ...’a bir şey dediğini, bunu Burak isimli şahıstan duyduğunu ve tedirgin tavır sergilediği, akabinde sanık ...’ın ise ...’u kast ederek “He ona verdiydik ya on üçmilyar” on üç milyara verdiği silah konusunu anlatarak şahsa verdiği bu silahı almak istediğini ve parasını da şahsa vereceğini bildirerek sanık ...’tan sanık ...’ta bulunan silahı almasını istediğinin açıkça anlaşıldığı, 28.12.2017 günü saat 17:06’da sanık ...’un tekrar sanık ... ile telefon irtibatı kurduğu, sanık ...’u kast ederek bu şahsın hanımını kuaföre götürdüğünü öğrendiğini, sanık ...’a sanık ...’u aramasını, evine geçtiğinde haber vermesini, bir çocuk göndererek silahı ondan aldırmasını istediği, bu görüşmenin hemen ardından saat 17:08’de sanık ...’ın sanık ... ile telefon irtibatı kurduğu, sanık ...'ın sanık ...’a hitaben “sen şimdi eve ne zaman geçiyon ustaya geçtiğinde gönderim de çocuğu biri o şeyi alsın acil telefon geldi de”, “Ali Abiyi aradım kuaförden çıktım alacak dedi büfeye geçtiğin zaman ara birini gönderim diyorum” diyerek eve veya büfeye ne zaman geçeceğini, geçtiğinde çocuğun birini göndererek silahı aldıracağını, acil telefon geldiğini, sanık ...’un kendisini arayarak bilgilendirdiğini bildirmesi üzerine sanık ...’un tamam diyerek onayladığı, bu görüşmenin ardından saat 17:57’de sanık ...’in tekrar sanık ... ile telefon irtibatı kurduğu, sanık ...’a gelip gelmeyeceğini sorması üzerine ...’un ise ...’e silahı almaya birilerini mi göndereceğini veya silahı kendilerinin mi getirmesini istediğini sorduğu, sanık ...’in siz gelin demesi üzerine sanık ... sanık ...’e hitaben “Tamam ben ondan haber bekliyorum dayı bu bugün olacak yani”, “Aynen aynen sıkıntı yok yani bir saattede gelebilirik iki saattede gelir belkide şimdi gelir yani” diyerek sanık ...’ı kast edip bu şahıstan haber beklediğini, bu gün istediği silahı getireceklerini beyan ettiğinin anlaşıldığı, sanık ...’un sanık ...’e hitaben “Ya bu Serdar ne götveren adam yav beni var ya ateşten gömlek giydim yine”, “Bana bişey olursa ona çök ha gardaş çocuklarıma baksın bilader” ve “Yok gidiyorum yola gidiyorum” diyerek sanık ...’in istediği silahı temin ederek sanık ...’in ikametine gittiğini, kendisine bir şey olması durumunda sanık ...’a çökmesini, çocuklarına bakmasını istediği, bunun üzerine ...’ün “Tamam tamam sen söylediğin iyi oldu” dediği, Saat 20:12’de sanık ...’un sanık ...’nu telefon ile aradığı ve ...’na hitaben ...’u kast ederek “Alican senin yanına gelirse ben ona bir para verdim sana gösterirse de dokuz on lira eder bilader de”, “Anladın mı ondaki parayı aldık” ve “Haberin olsun bilader” dediği, yapılan bu şifreli görüşmede para ismi ile adlandırılan nesnenin silah olduğu, sanık ...’un ...’in istediği silahı ...’tan aldığı ve bu şahsa aldığı silahın yerine başka bir silah verdiğinin anlaşıldığı, konuşma devamında ise sanık ...’un sanık ...’na hitaben ...’un kendisine verilen silahı göstermesi durumunda silahın fiyatının dokuz-on bin lira edeceğini söylemesini istediği,

III.Yapılan bu telefon görüşmelerinden sonra sanık ...’un sanık ... isimli şahsa silah teslim etmek üzere yola çıktığının anlaşılması üzerine Cumhuriyet Başsavcılığımızın talimatı ile baz bilgilerinden sanık ...’un sanık ...’in Yaramış köyünde bulunan ikametine doğru seyir haline geçtiğinin tespit edilmesi üzerine, Projeli çalışmanın deşifre olmaması amacı ile sanık ... ve sanık ...'in arasında silah alış verişi tamamlanıp ...’un ikameti terk etmesinin arama ve el koyma talimatı izni verileceğinin kolluk ekiplerine bildirildiği, sanık ...'un sanık ...'in evine girip çıkmasının ardından Cumhuriyet Başsavcılığımızın yazılı arama kararına istinaden sanık ...’in Yaramış köyünde bulunan ikametinde gecikmesinde sakınca bulunan hal olması sebebi ile arama yapıldığı, İlçe Jandarma görevlileri ve emniyet birimlerinin birlikte sanık ...’in ikametinde yapılan aramada; 1 Adet GP **36 seri numaralı LUGER marka Slovakya yapımı 9 mm çaplı tabanca, 1 Adet GP 3538 seri numaralı LUGER marka Slovakya yapımı 9 mm çaplı tabanca, Tabancalara ait 3 adet şarjör ve toplam 209 adet fişek, 1 Adet EGEMEN marka 11-16** TS 87 seri numaralı av tüfeği, tüfeğe takılı vaziyette 1 Nikula marka 3-9xseri numaralı 50E dürbün,1 Adet SARSILMAZ marka DK 86**6 seri numaralı av tüfeği ele geçirildiği, bahse konu İkamette sanık ..., ... ve Süleyman ŞAHİN isimli şahısların olduğunun tespit edildiği,

IV. Sanık ...’in 2 adet silahın polis tarafından ele geçirilmesi üzerine sanık ...’un 29.12.2017 günü saat 10:08’de sanık ...’i telefon ile aradığı sanık ... sanık ...’a hitaben “Siz gittiniz”, “Siz gittiniz” "hükümet geldi ikisini de aldı gitti" diyerek sanık ...’un evden ayrılmasının ardından Polislerin geldiğini ve iki silahı da alıp gittiğini bildirdiği, sanık ...'un sanık ... ile yaptığı bu telefon görüşmesinden 20 dakika sonra saat 10:24’de sanık ... ile telefon irtibatı kurduğu ve ...’a hitaben “Dükkandasın benim orda bi görüşek sıkıntı var” diyerek sanık ...’a sanık ...’te yakalanan silah ile ilgili bilgi aktarmak için yanına çağırdığı anlaşılmaktadır. İletişim tespit kararı içeriklerinden ve fiziki takip tutanaklarından sanıklar Serdar Aslantaş ve ...'un iştirak halinde ...'e iki adet silah sattıkları kabul edilmiştir. Adana Polis Kriminal Laboratuvarı Müdürlüğünün 14.02.2018 tarih ve ADN-BLS-18-00629 sayılı uzmanlık raporu içeriğince 1 Adet GP 3536 seri numaralı LUGER marka Slovakya yapımı 9 mm çaplı tabanca, 1 Adet GP **38 seri numaralı LUGER marka Slovakya yapımı 9 mm çaplı tabanca ve 209 adet 9*19 mm çaplı fişeğin 6136 sayılı yasada belirtilen yasak niteliğe haiz ateşli silah ve fişeklerden olduğu tespit edilmiştir. 6136 sayılı Kanun kapsamındaki iki adet tabanca ve eklerini ...'e iştirak halinde sattıkları anlaşıldığından sanıklar Serdar Aslantaş ve ...'un 6136 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmalarına ve cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2.Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede ise; iddianamenin "5 nolu olay" bölümündeki eylem nedeniyle sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. Sanık ...'nin 5 nolu olayda ... ile en son 07.01.2018 tarihinde görüşme yaptığı; beş adet Beratta marka silahın ...'da 08.02.2018 tarihinde ele geçtiği olayda; sanık ...'nin bireysel silah satışı yaptığı kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

1.Sanıklar ... ve ... hakkında ilk derece mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetsizlik bulunmadığından istinaf başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanmasına karar verilmiştir.

2.Sanık ... hakkında; atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle sanığın beraatine, yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına ve vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine, hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. ... hakkında hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE

A. Sanık ...

hakkında kurulan hükme yönelik incelemede;

Sanık ... Hakkı Kurtutata hakkında kurulan hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edildiği ancak sanığın dosyada mevcut nüfus kaydına göre temyiz incelemesinden önce 11.12.2020 tarihinde öldüğü ve müdafii ile vekalet ilişkisinin sona erdiği anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

B. Sanıklar ..., ...

ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik incelemede;

1.Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede;

Ceza Genel Kurulu’nun 17.05.2022 gün ve 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere 05.08.2017 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 20.07.2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki "(1) Bölge Adliye Mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; a)İlk Derece Mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, ... karar verir" ve aynı Yasanın 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki "(1)Hükme esas olarak saptanan olaylara uygulanmasında hukuka aykırılıktan dolayı hüküm bozulmuş ise, aşağıdaki hâllerde Yargıtay davanın esasına hükmedebileceği gibi hükümdeki hukuka aykırılığı da düzeltebilir: a) Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse" şeklindeki düzenlemeler karşısında; İlk Derece Mahkemesinden gelen dava dosyasının tekemmül ettiği, başkaca toplanması gereken delil bulunmadığı hallerde Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın "hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" şeklinde sanığın beraatine, davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunmasına karar verilebileceğinden ve yeni delil araştırılması yapılmadığından; Dairemizin 2022/507 Esas, 2023/8789 Karar sayılı hükmü başta olmak üzere süregelen uygulamalar da dikkate alındığında; duruşma açılmaksızın sanığın beraatine karar verilmesi yasaya uygun olup tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Sanık ...'nın üzerinde ele geçirilen 5 adet Beratta marka tabancanın sanık ... tarafından temin edildiği kabul edilerek ilk derece mahkemesince sanık ...'nin cezalandırılmasına; hükmün sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince karar kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısınca da mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğinden bahisle temyiz talebinde bulunulmuştur. Sanık aşamalarda "Mehmet Hakkı'yı mahalleden tanıyorum, hasarlı araba alım satım işi yaparım, kendisi de arabası olduğunu ve arızalı olduğunu söyledi, Tarsus'ta turbocu olmadığı için Adana'da daha iyi yaptırırım dedi, benim de Adana'da tanıdıklarım olduğu için Adana'ya götürdük ve yaptırdık. Adana'da doktor isimli bir seyyar satıcı vardı, mesir macunu falan satıyordu, Mehmet Hakkı 4 tane aldı, 2 tanesini aldı 2 tanesini sonra alırım dedi, tape kayıtlarında bu hususlar konuşulmuştur. Tapede 5'er tane olduğu geçtiği için emniyet 5 tane silahı sen vermiş olabilirsin dediler, tapelerde geçen 5 değil 50'dir. Bu yanlış tercüme edilmiştir. Silahlarla benim hiç bir ilgim ve alakam yoktur," şeklinde savunma yapmış ve ... da silahları Suriyeli tanımadığı birinden aldığına, sanık ... ile silah alışverişinin bulunmadığına dair aşamalarda değişmeyen beyanlarda bulunmuştur. Soruşturma aşamasında ...'ya ... ile olan görüşme içeriklerinin sorulmasında görüşmeyi hatırlamadığını beyan etmiştir.

Ayrıca; sanık ... ile ... arasında 07.01.2018 tarihinde saat 14:08:51'de en son telefon görüşmesi yapılmış, silahlar 08.02.2018 tarihinde ...'da ele geçirilmiştir. Aradaki bir aylık zaman zarfında iki sanık arasında bir görüşme olmayıp fiziki takip de yapılmamıştır. UYAP ortamından yapılan incelemede; sanık ...'nin başka suçtan 08.01.2018 tarihinde tutuklandığı tespit edilmiştir.

Bu cihetle; bir ay önceki görüşme içeriklerinin aradan geçen zaman dilimi ve sanık ...'nin son konuşmadan bir gün sonra tutuklanması nazara alındığında elde edilen tabancalar için dayanak oluşturamayacağı, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi ve Dairemizin 2008/13862 Esas sayılı ilamı başta olmak üzere süregelen uygulamalarına göre, iletişimin tespiti kayıtlarının tek başına mahkumiyete esas alınamayacağı hususları birlikte değerlendirildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesince sanığın beraatine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

2.Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik incelemede; Sanık ... hakkında temel cezanın tayini sırasında uygulama maddesinin 6136 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin ikinci fıkrası yerine birinci fıkrası olarak yazılması hususunun mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

Oluş ve tüm dosya kapsamına göre; Tarsus 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 16.11.2017 tarihli ve 2017/3407 Değişik İş sayılı kararı ile Tarsus 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 30.11.2017 tarihli ve 2017/3560 Değişik İş sayılı kararlarına istinaden sanıkların iletişimlerinin dinlenmesi sonucunda "olay ve olgular" bölümünde alıntılanan sanıkların ...'e silah satacaklarının değerlendirildiği konuşma kayıtlarına istinaden fiziki takip yapılmıştır. Fiziki takip neticesinde usulüne uygun şekilde ...'in ikametinde yapılan aramada 2 adet ele geçen silahı sanıkların adı geçen şahsa sattıkları hususu ile silahların 6136 sayılı Kanun kapsamında olduğuna dair Kriminal raporlar birlikte değerlendirildiğinde; iştirak halinde silah ticareti suçunu işlediği anlaşılan sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesinde ve uygulamasında isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

A. Sanık ...

hakkında kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünde yer alan (A) paragrafında açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanunun 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanıklar ..., ...

ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik incelemede;

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 11.12.2020 tarihli kararında sanıklar ... ve ... yönünden sanıklar müdafileri tarafından; sanık ... yönünden Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanunun 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanunun 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, sanıklar ... ve ... yönünden Tebliğname’ye uygun olarak, sanık ... yönünden Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.03.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.