10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/1763 E. , 2024/1691 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Taraflar arasında görülen rücuan tazminat davasında ... Sigortaya karşı açılan davanın husumetten reddine, ... mirasçılarına karşı açılan davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili, sigortalı ...'ın 07.01.1992 tarihinde ...'e ait işyerinde çalışmakta iken yine aynı işveren bünyesinde çalışan davalı ...'ın sevk ve idaresindeki bu işverene ait ..... plaka sayılı araç ile trafik iş kazası geçirdiğini ve bu kaza sonucunda yaralandığını beyan ederek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 135.485,02 TL'nin gelirlerin onay masrafların ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Sigorta vekili, davanın zamanaşımı ve husumet yönünden reddini, talep edilen faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluk miktarının poliçe limiti dahilinde olduğunu idia etmiş ve davanın reddini talep etmiştir.
... mirasçısı olduğu tespit edilen ..., ... ve ... davaya dahil edilmiş olup ..., ... ve ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde, terekenin borca batık olduğunun tespiti ile mirasın hükmen reddi taleplerinin kabulüne ve müvekkilleri açısından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 12.05.2016 tarihli ve 2013/511 Esas 2016/322 Karar sayılı kararıyla; "... 07.01.1992 tarihinde ...'ın sevk ve iaderesindeki kamyonet ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu aracı devirdiği, yanında bulunan mağdur ...'ın yaralandığı, Polatlı Asliye Ceza Mahkemesinin 1992/27 Esas 1993/445 Karar sayılı ilamına göre, ...'ın 8 de 8 kusurlu olduğu, kararın 03.12.1993 yılında kesinleştiği, Ceza Mahkemesinde bulunan kusur raporunun hükme esas alındığı, 08.10.2015 havale tarihli bilirkişi raporunun olay tarihi itibariyle 506 sayılı Kanun'un uygulanması nedeniyle kısmen hükme esas alınması gerektiği kanısıyla ... mirasçıları yönünden davanın kabulüne, 15.01.2015 tarihli duruşmada davalı vekiline "bir kısım borcuda müvekkilim tarafından ödenmiştir" şeklinde beyan edildiği, bir kısım borcun ödenmesi nedeniyle terekenin sahiplenildiği anlaşılmakla terekenin borca batık olduğunun tespiti talebinin reddine karar verildiği (2.HD'nin 2013/3521 Esas 2013/5503 Karar), sigorta poliçesinin olmaması nedeniyle ... Sigorta A.Ş'ye açılan davanın husumetten reddi gerektiği" gerekçesiyle; " ... ... Sigortaya karşı açılan davanın husumetten reddine, ... mirasçılarına karşı açılan davanın kabulü ile 135.485,02 TL'nin olay tarihi olan 09.11.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ...'dan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum ve davalılardan ... mirasçıları temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 24.09.2019 tarih ve E.2016/13526, K.2019/6462 sayılı kararında; "... Mahkemece yapılması gereken; davalı mirasçıların cüzi ödeme yapmalarının, mirası kabul iradesi anlamına gelmeyeceğinin dikkate alınması ile mirasçıların anılan madde kapsamındaki iddiaları uyarınca, murisin ölüm tarihine göre terekeye dâhil herhangi bir mal varlığı bulunup bulunmadığının usulüne uygun olarak, bankalar, trafik tescil müdürlüğü, vergi daireleri, belediyeler, tapu müdürlüğü v.b. Kurum ve kuruluşlardan sorulması, murisin alacak ve borçları zabıta marifetiyle de araştırılarak terekenin borca batık olup olmadığının tespit edilmesi ile yukarıda anılan Hukuk Genel Kurulu Kararının da gözetilmek suretiyle davalı mirasçıların mirası hükmen reddettiklerine dair itirazları değerlendirilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 24.02.2022 tarih ve E.2013/459, K.2017/152 sayılı kararı ile "... Miras bırakan ...'ın ölüm tarihi olan 09.11.2012 tarihi itibariyle Denizbank A.Ş.'ye ve Halk Bankası A.Ş.'ye borcu bulunduğu, bu borçların mirasçıları ve Sigorta şirketi tarafından ödendiği, muris hakkında yapılan araştırmada neticesinde de murisin hiçbir malvarlığının bulunmadığı, bu haliyle mal varlığının borçlarını karşılamaya yeterli olmadığı, açılan iş bu rücu davası da düşünüldüğünde, murisin malvarlığının borçlarını karşılamaya yeterli olmadığı, murisin ölümü tarihinde ödemeden aczinin açıkça belli olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan araştırma neticesinde, Güvence Hesabı tarafından Mahkememize gönderilen 21.01.2016 tarih ve 1924 sayılı yazıda da belirtildiği üzere, kazaya karışan.....Plaka sayılı aracın, kaza tarihi itibariyle Trafik sigortasının bulunmadığı tespit edilmiştir.
Yukarıda belirtilen sebeplerle verilen ilk kararda olduğu gibi, kaza tarihinde kazalı araca ilişkin trafik sigortası poliçesi bulunmayan davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine, ... mirasçıları yönünden ise mirasın hükmen reddedildiğinin kabulü sebebiyle davanın reddine karar verildiği" gerekçesiyle; "1-) ... Sigorta A.Ş.'ye karşı açılan davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine;
2.) ... mirasçıları adına açılan davanın, mirasçıların mirası hükmen reddettiğinin kabulü sebebiyle reddine" karar verilmiştir. VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı Kurum, davanın kabulü gerektiğini beyanla Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 506 sayılı Kanun'un 26 ncı, 4721 sayılı Kanunun 575, 627 vd. maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinde hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davacı Kurum vekilinin temyiz dilekçesi kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.