6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/117
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/11/2023
NUMARASI: 2023/578 Esas - 2023/1090 Karar
DAVANIN KONUSU: ZMMS Poliçesinden Kaynaklı Rücuen Tahsile Yönelik İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/03/2024Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalının maliki olduğu, müvekkili şirket nezdinde ZMM sigortalı ... plaka sayılı aracın 06.08.2017 tarihinde dava dışı ...'nin sevk ve idaresinde iken park halindeki ... plaka sayılı araca çarpması ile meydana gelen kaza neticesinde araçta oluşan hasar ve değer kaybı nedeniyle hak sahibine 18.045,10-TL ödeme yapıldığını, sigortalı araç sürücüsünün arkadan çarpma kuralını ihlal etmesi nedeniyle tamamen kusurlu olduğunu, ayrıca alkolmetre cihazına üflemeyi reddettiğini, ancak alkol raporunun kusur durumunun tespiti açısından dikkate alınması gereken bir husus olduğunu ileri sürerek ödenen tazminatın rücuen tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe davalı tarafça haksız olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilinin kazaya karışan aracın işleteni olmadığını, aracın sürücü ...'ye uzun süreli kira ilişkisi ile teslim edildiğini, işleten olmaması nedeni ile müvekkilinin zarardan sorumlu olmadığını ve davanın husumetten reddi gerektiğini, kusur durumunun ATK'dan alınacak rapor ile belirlenmesi gerektiğini, alacak miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.İlk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair kararı, davalı vekilinin istinaf talebi üzerine Dairemizin 11.05.2023 tarihli 2022/2327 Esas ve 2023/810 Karar sayılı ilamı ile, "... dosyanın, konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiye tevdii ile hak sahibi dava dışı ...in gerçek zararı ve sigortalı araç sürücüsünün kusuruna ilişkin ayrıntılı, denetime ve hüküm vermeye elverişli rapor alınması, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre ZMSS Poliçe Genel Şartları gereğince sigortalıya rücu şartlarının oluşup oluşmadığının tartışılması, rücu şartlarının oluştuğu kanaatine varılması halinde hangi koşulun gerçekleştiğinin açıkça gerekçelendirilmesi gerekirken sigortalı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olmasının tek başına rücu edilecek haller arasında sayılmadığı göz ardı edilerek eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesinin..." hatalı olduğu gerekçesi ile kaldırılmıştır. Kaldırma kararından sonra yapılan yargılama neticesinde ilk derece mahkemesince; davanın itirazın iptali davası olması sebebiyle davacının ödeme emrindeki talebi ile sıkı bağlantı ilişkisi içerisinde olduğu, ödeme emrindeki talebin alkollü araç kullanma olduğu, sigortalı aracın alkollü olarak kullanıldığının dosya kapsamında tespit edilemediği, davada alkollü araç kullanma dışında rücu nedenlerinden olan ağır kusur ve kasıt halinin incelenmesi gerektiği, kaza davalı sigortalı araç sürücüsünün tam kusuru ile meydana gelmiş ise de, %100 kusurlu bulunmanın (kasıt ve ağır kusur dışında) sigortalıya rücu hakkını vermediği, davanın ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekilinin istinaf nedenleri; davalının poliçede işleten olması nedeniyle kusursuz sorumluluğu bulunduğu, mahkemece davalının işleten olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, davanın haksız fiilden kaynaklanan rücu davası değil poliçeden kaynaklanan rücu davası olduğu, rücu davasının ancak sigortalı aleyhine açılabileceği, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olması nedeniyle araç maliki olan davalının kusursuz sorumluluğu bulunduğu, kaza tespit tutanağının aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğu hususlarına yöneliktir. Dava, zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tahsil için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya dayanak icra takibinin incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 18.045,10-TL asıl alacak ve 3.015,41-TL işlemiş faiz üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip talebinde borcun sebebi olarak davalının maliki olduğu dava dışı ... tarafından alkollü olarak kullanılan sigortalı aracın karıştığı trafik kazasının gösterildiği anlaşılmıştır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; sigortalı araç sürücüsünün alkollü olduğunun ve rücu nedenlerinin varlığının ispatlanamamasına, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olmasının tek başına rücu sebebi olmamasına göre yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK'nin 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.