8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2022/604 E. , 2024/2379 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, hükümlü hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasına geri bırakılmasına ilişkin 14.03.2019 tarihli kararının, itiraz edilmeksizin 22.03.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.12.2021 tarihli ve 2021/17945 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.01.2022 tarihli ve KYB-2021/158319 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.01.2022 tarihli ve KYB-2021/158319 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanık hakkında, 15.01.2019 tarihinde ceza infaz kurumuna sevki sırasında gerçekleştirdiği firar eylemi nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 21.01.2019 tarihli ve 2019/3577 sayılı iddianamesi ile hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama sonunda kısa kararda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 292/1, 293-son, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesine rağmen, gerekçeli kararda trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/2, 62. ve 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulmasında isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) "Hükümlü veya tutuklunun kaçması" başlıklı 292 nci maddesinin birinci fıkrası "Tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. .." şeklinde düzenlenmiştir.
2.İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde, hükümlünün, hakkında yürütülen bir soruşturmadan dolayı tutuklanmasına karar verildiği, ceza evine sevk edilmesi amacıyla rapor alınmak üzere hastaneye götürüldüğü sırada firar ettiği ve akabinde kendiliğinden teslim olduğu dolayısıyla hükümlünün eyleminin hükümlü veya tutuklu kaçma suçunu oluşturduğu, iddianamede de bu eylemin anlatıldığı anlaşılmıştır. Ancak;
3.Hükümlünün yüzüne karşı verilen ve tefhimle geçerlilik kazanan 14.03.2019 tarihli kısa kararda hükümlü hakkında "hükümlü veya tutuklunun kaçması" suçundan 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesine rağmen, gerekçeli kararda trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan başka bir sanık hakkında farklı bir eylemden dolayı 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişkiye neden olunması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.03.2019 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2024 tarihinde karar verildi.