5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2012/8751 E. , 2013/2174 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, dosya incelendi;
CMK'nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin 22/11/2011 havale tarihli dilekçe ile Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, zimmet suçu yönünden 3628 sayılı Kanunun 18. maddesindeki "...Hazine avukatının yazılı başvuruda bulunması halinde Maliye Bakanlığı, başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazanır." düzenlemesinin verdiği yetkiye dayanılarak; Hazinenin katılma talebinin kabulü ile esas hakkında inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanık ...'ın temyiz aşamasında gönderdiği dilekçelerle ... ve ... hakkında iddia ettiği hususlar yönünden mahallinde işlem yapılması mümkün görülmüştür. Sanıklar ..., ..., ... hakkında zimmete yardım etme suçundan verilen beraet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde; Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık ... (...) ... hakkında nitelikli zimmete yardım etme suçundan verilen mahkümiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık ...'ın zimmetine geçirdiği paraların bir kısmının, suç tarihinde eşi olan sanık ...'nin banka hesabına yatırıldığı anlaşılmış ise de; sanık ...'nin aksi kanıtlanamayan ve diğer sanık ...'in ifadeleri ile doğrulanan savunmalarına göre, kendisine ait banka kartının eşi ... tarafından kullanıldığının belirlenmesi, suçun işlendiği zaman dilimi gözetildiğinde bu işlemin bir kaç ayla sınırlı kalması karşısında, atılı suçtan mahkümiyetini gerektiren kesin ve somut delillerin bulunmadığı gözetilmeksizin, sanığın beraeti yerine yazılı şekilde mahkümiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanık ... hakkında TCK'nın 43. maddesi gereğince artırım yapılırken hapis cezasının hatalı olarak, 3 yıl 20 ay 7 gün yerine 3 yıl 20 ay 8 gün olarak belirlenmesi ve buna bağlı olarak sonuç cezanın 3 yıl 10 ay 25 gün hapis cezası yerine 3 yıl 10 ay 26 gün hapis cezasının belirlenmesi suretiyle fazla ceza verilmesi, Bilirkişi incelemesi yaptırılması nedeniyle düzenlenen sarf belgelerindeki miktarların tamamı dikkate alınmaksızın, eksik yargılama giderine hükmolunması suretiyle CMK'nın 324-325. maddelerine aykırı davranılması, Sanık ... hakkında denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçundan verilen mahkümiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde ise;
Devlet Hastanesi Müdürü olarak görev yapan sanığın, diğer sanık ... tarafından düzenlenen gerçek maaş bordrolarını imzaladıktan sonra bankaya teslim edilecek listelerin sanık ... tarafından değiştirilerek bankaya verilmesi, sanık ...'in zimmet eylemlerini açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlemesi nedeniyle sanık ...'ın, denetim görevini ihmal ettiğinin kabulünün mümkün olmaması karşısında unsurları oluşmayan atılı suçtan sanığın beraeti yerine yazılı şekilde mahkümiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de; Bilirkişi incelemesi yaptırılması nedeniyle düzenlenen sarf belgelerindeki miktarların tamamı dikkate alınmaksızın, eksik yargılama giderine hükmolunması suretiyle CMK'nın 324-325. maddelerine aykırı davranılması, Sanık ... hakkında zincirleme olarak nitelikli zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
2003.2008 yılları arasında ... Devlet Hastanesi ve sağlık ocaklarında görevli personelin maaş işlemlerinin yapılması işinde, harcama yetkilisinin teklifi üzerine Valilik tarafından görevlendirilen sanığın; maaş bordrolarını düzenleyip yetkili kişilerin imzalarını aldıktan sonra, maaş ödemesini yapacak olan bankaya teslim etmesi gereken listelerde, personel maaşlarından kesinti yapıp bu kesintileri kendisine veya kendisi lehine, borç ilişkisi içinde olduğu kişilere ödenecek miktara aktarma şeklinde değişiklik yaparak zincirleme şekilde zimmetine para geçirdiği, sanığın eylemlerinin bir kısım hesap sahiplerinin anlatımları ve bankadan elde edilen ödeme listeleri ile gerçek bordroların karşılaştırılması suretiyle ortaya çıkarıldığının, bu haliyle zimmet eylemlerinin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlendiğinin anlaşılması karşısında;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrası gereğince, cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bilirkişi incelemesi yaptırılması nedeniyle düzenlenen sarf belgelerindeki miktarların tamamı dikkate alınmaksızın, eksik yargılama giderine hükmolunması suretiyle CMK'nın 324-325. maddelerine aykırı davranılması, Sanık ... hakkında zincirleme olarak resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkümiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde ise;
2003.2007 yıllarında sanık tarafından değişiklik yapılarak bankaya teslim edilen bir kısım listelerde sahte olarak atılan herhangi bir imza bulunmaması, bir kısmında hiç imza olmaması, 2008 yılında ise söz konusu listelerin fiziki olarak verilmeyip elektronik ortamda gönderilmesi karşısında gerek bu şekilde gerekse fiziki olarak gönderilen listelerin, sahtecilik suçuna konu olabilecek belge niteliğinde olmadığı gözetilmeksizin, sahtecilik suçundan sanığın beraeti yerine yazılı şekilde mahkümiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiileri ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sanık ... yönünden kısmen re'sen de temyize tabi olan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, tutuklu kaldığı süreye, tutuklama sebeplerinde bir değişiklik olmamasına göre sanık ...'ın tahliye talebinin reddi ile TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA, 25/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.