10. Ceza Dairesi
10. Ceza Dairesi 2022/1402 E. , 2024/16352 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Söke 2.
Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.03.2021 tarihli ve 2021/58 Esas, 2021/164 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraatine karar verilmiştir.
B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3.
Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusuna ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kullanım sınırları içerisinde bulunan uyuşturucu maddeyi sanığın satacağına dair delil bulunmadığına, 2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 3. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 4. Sanık lehine olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE
24.11.2021 tarihli duruşma tutanağı ile gerekçeli karardaki tarih kısmının 24.11.2021 yerine 24.11.2011 olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
A. Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanığın Söke 4.
Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2019 tarihli ve 2019/9 Esas, 2019/241 Karar sayılı ilamı ile verilen 2 yıl hapis cezası nedeniyle Söke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2020 tarihli ve 2020/99 Esas, 2020/106 Karar sayılı ilamı ile verilen 6 ay hapis cezasının infazında birinci tekerrür hükümlerinin uygulanmış olması ve sanığın tekerrür hükümleri uygulanan ilamından sonra üzerine atılı suçu işlemesi nedeniyle ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hükmolunan cezanın İKİNCİ KEZ MÜKERRİRLERE ÖZGÜ İNFAZ REJİMİNE GÖRE ÇEKTİRİLMESİNE karar verilmişse de; UYAP kayıtlarından yapılan incelemede;
Söke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2019 tarihli ve 2019/9 Esas, 2019/241 Karar sayılı ilamı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 12.10.2023 tarihli ve 2023/873 Esas, 2023/3039 Karar sayılı ilamı ile 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleştiği,
Söke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2020 tarihli ve 2020/99 Esas, 2020/106 Karar sayılı ilamı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sanığın asli sicil kaydında yer alan Söke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/143 Esas, 2018/715 Karar sayılı ilamı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi gereğince, sanık hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeden 01.07.2020 tarihinde kesinleştiği,
Söke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2018 tarihli ve 2018/143 Esas, 2018/715 Karar sayılı ilamı incelendiğinde, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, istinaf edilmeden 01.01.2019 tarihinde kesinleştiği, ancak kararın dosyanın diğer sanığı tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 30.09.2020 tarihli ve 2019/665 Esas, 2020/1659 Karar sayılı ilamı ile diğer sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile atılı suçtan beraatine dair hükümle ilgili olarak lehe olan bu durumundan aynı konumda bulunan istinaf talebinde bulunmamış sanık ...'in de sirayet ilkesi gereğince yararlanma hakkı olduğu anlaşılmakla, Söke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/143 Esas, 2018/715 Karar sayılı 27.11.2018 tarihli kararı ile sanık ... hakkında hırsızlık suçundan dolayı mahkûmiyetine dair verilen hükümle ilgili olarak sirayet ilkesi gereğince 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince bu yöndeki hükmün kaldırılmasına, sanık ...'in üzerine atılı hırsızlık suçunun unsurları oluşmadığı anlaşılmakla 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince sanığın beraatine karar verildiği, kararın katılan vekili tarafından temyiz edildiğinin anlaşıldığı, Bu nedenle;
Sanığın ikinci kez tekerrüre esas alınan Söke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/143 Esas sayılı dosyadaki mahkûmiyet hükmünün, diğer sanık hakkında verilen beraat kararının sirayeti nedeni ile hakkında beraat kararı verildiğinden tekerrüre esas alınamayacağı, Söke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2019 tarihli ve 2019/9 Esas, 2019/241 Karar sayılı kararın 12.10.2023 tarihinde kesinlediği, tekerrüre esas alınan Söke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/99 Esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 28.09.2019 olduğu, suç tarihinde kesinleşmeyen mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydında yapılan kontrolde tekerrüre esas alınabilecek başkaca da ilamın bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında birinci kez tekerrür hükmünün uygulanmasına karar verilmesi gerekirken ikinci kez tekerrür hükmünün uygulanmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu,
C. Sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmında taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceğine karar verildikten sonra ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarı yerine "ödenmeyen adli para cezasının 6545 sayılı Yasanın 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Yasanın 106/3 maddesinde belirtilen yönteme uygun biçimde infaz edileceği hususunun" ibaresinin yazılmasının hukuka aykırı olduğu, Değerlendirilmiş; bu hususların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 24.11.2021 tarihli ve 2021/1936 Esas, 2021/2472 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün,
1.Hüküm fıkrasının tekerrür hükmünün uygulanmasına ilişkin kısmının tamamen çıkartılmasına ve yerine "Sanığın sabıkasına esas Söke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2020 tarihli ve 2020/99 Esas, 2020/106 Karar sayılı ilamı ile 6 ay hapis cezasının 01.07.2020 tarihinde kesinleştiği, kararın kesinleşmesinden sonra 10.12.2020 tarihinde yeni suç işlediği anlaşıldığından tekerrür nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin birinci ve altıncı fıkraları gereğince hüküm olunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ayrıca mükerrir hakkında cezanın infazından sonra 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi,
2.Hüküm fıkrasının adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmında yer alan "ödenmeyen adli para cezasının 6545 sayılı Yasanın 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Yasanın 106/3 maddesinde belirtilen yönteme uygun biçimde infaz edileceği hususunun" ibaresinin çıkartılması ve yerine "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin" ibaresinin eklenmesi, Suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.03.2024 tarihinde karar verildi.