9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2022/315 E. , 2024/2423 K.
"İçtihat Metni"...
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Mağdure vekilinin temyiz istemi yönünden; kovuşturma evresinde ifadesinin alındığı tarihte on beş yaşından büyük olan mağdure ...'nin şikayetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
Sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin bir şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma kullanılması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılamasında mevcut delillerin değerlendirilmesi sonucu, Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.04.2018 tarihli ve 2018/67 Esas, 2018/142 Karar sayılı kararı ile çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ve mağdure vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Samsun Bölge Adliyesi Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 05.07.2019 tarihli ve 2018/2160 Esas, 2019/1906 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Özetle;
sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesi ikinci fıkrasından hüküm kurulması gerekirken Mahkemece cinsel saldırı suçundan hüküm kurulmasının yanlış olduğundan bahisle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Aile Sosyal Hizmetler Bakanlığı Vekilinin Temyiz İstemi Özetle;
sanık hakkında üst hadden ceza tayini gerekirken alt hadden ceza tayin edilmesi nedeniyle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle; mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğu bu çelişkinin Mahkeme tarafından giderilmediği, mağdure beyanlarının dosyada mevcut raporla çeliştiği, Mahkemenin mahkumiyet kararına esas gösterdiği eylemlerin ancak sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturacağı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçlarından yapılan suç duyurularının sonucu beklenerek buna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden kararda belirtilen suçlar yönünden suç duyurusunda bulunulması, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin sanık lehine uygulanması beyanıyla hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Kovuşturma evresinde ifadesinin alındığı tarihte on beş yaşından büyük olan mağdure ...'nin şikayetçi olmadığı ve davaya katılmak istemediğini beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığından vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi gereğince REDDİNE,
B. Sanık Müdafii ve Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurularının esastan reddine dair kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin yerinde görülmediği anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle, mağdure vekilinin temyiz isteğinin, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi gereğince REDDİNE,
B. Sanık Müdafii ve Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliyesi Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 05.07.2019 tarihli ve 2018/2160 Esas, 2019/1906 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sinop Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.03.2024 tarihinde karar verildi. ...