Aramaya Dön

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/296
Karar No
K. 2024/175
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/296 Esas
KARAR NO: 2024/175
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/04/2023
KARAR TARİHİ: 05/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı müvekkili şirket tarafından -------- Esas sayılı dosyasında ---- tarih ve --- numaralı faturadan kaynaklı toplamda 641.383,75 TL'lik takip açıldığını, borçlu tarafından 31.01.2023 tarihinde haksız ve yersiz olarak borca itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, davacı müvekkili şirket yetkilileri ------- kurdukları -------aracılığı ile inşaat alanında çalıştığını, davacı müvekkili şirket --------- yapım işi için anlaştığını, davacı şirket yetkilileri, sözleşmede belirlenen koşullarda işi bitirdiğini, taşereonluk sözleşmesinin maddesine göre davalı şirket işin bir kısmına karşılık -------- iş yapımı karşılığında müvekkili şirkete devir edeceklerini, davacı şirket yetkilileri üstüne düşen sorumluluğu yerine getirmelerine rağmen davalı şirket yetkilileri bir türlü anılı dairenin mülkiyetinin müvekkili şirkete devrini gerçekleştiremediklerini, davalı şirket müvekkili şirkete cari ekstrede 410.500.00 TL borçlu kaldığını, davacı müvekkili şirket tarafından ------ başvuruda bulunulduğunu, davalı şirketin arabuluculuk görüşmelerine katılmadığını, borçlunun haksız ve yersiz olarak yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, borçlunun %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, asıl alacağa işlemiş ve işleyecek yasal faiz taleplerinin kabulüne, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalıya yüklenmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.

İNCELEME ve GEREKÇE: Dava,

İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki eser-taşeronluk anlaşmasına dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.-------- takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine 18/01/2023 tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz toplamı 641.383,75 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine borçlu tarafından verilen 7 günlük süre içerisinde 31/01/2022 tarihli itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi rapor içeriğine göre; davacı şirketin ticari defter ve belgelerinin incelenmesi, bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olarak mezkur surette tahakkuk edendeğerlendirme neticesinde; Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: davacı --------- yasal ticari defterleri raporun usul yönünden incelendiğinde; ------yılına ilişkin fiziki ortamda tutulan yevmiye, defter-i kebir ve envanter defterinin açılış/ kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K” nun ve V.U.K” nun hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığının görüldüğünü, davacının Alacak Talebi ve Teslim, Tesellüm Yönünden: davacı -----------tutarlı asıl alacak talebine ilişkin yapılan mali incelemede; davacı şirketin incelenen kendi ticari defter kayıtlarında, davalı şirketin ------- açık hesabında takip tarihi itibariyle 410.500,00 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, davacı şirketin incelenen kendi defter kayıtlarında davalı açık hesabında takip konusu fatura haricinde taraflar arasında ------- kapsamında ticari ilişkinin bulunduğunu, dosya kapsamınca celp edilen------- formlarında davalı şirketin davacı taraftan 1 adet fatura karşılığı ----- hariç 600.000,00 TL tutarında “alım” yaptığına ilişkin bildirimde, bahse konu bildirimin davacının kendi defterlerinde davalı aleyhine borç kaydedilen ------ dahil 708.000,00 TL tutarlı takip dayanağı faturadan ibaret olduğunun tespit edildiğini, hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere “alım” olarak kendi aleyhine vergi dairesine beyan etmeyeceğinden işbu fatura içeriği malların davalı şirkete teslimine ilişkin karinelerin oluştuğunu, bu kez ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının işbu hizmeti almadığını veya fatura bedelinin tamamını ödediğini ispat etmesi gerektiğinin değerlendirildiğini, davacının----------- asıl alacak talebine ilişkin ispat karinelerinin oluştuğunu, davacı/alacaklının takip öncesi faiz talebine ilişkin dosya kapsamında suret olarak sunulan ---------- tarihli sözleşmenin “Hakediş Ödemeleri” “...imalat yapılan aydan sonraki takip eden ay içerisinde 90 gün vadeli çek olarak yapılacaktır...” şeklinde kararlaştırıldığı, temerrüt halinde faiz oranının kararlaştırılmadığının görüldüğünü, bu kapsamda temerrüt şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkin Mahkemenin takdirinde olduğunu, Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir, işin ticari iş olması, temerrüt faizinin taraflarca önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında 3093 s.k m.2/2 kapsamında yasal faiz talep edebileceği, 18.01.2023 takip tarihine kadar ise 224.304,51 TL tutarında faiz hesaplandığını bildirmiştir.Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.

Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir. Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı, var ise takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, davalı taraf davaya cevap vermediğinden davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayıldığı, öncelikle davacının iddia ettiği ----------- bulunduğunun ispatlanması gerektiği, davalı tarafa iddia olunan sözleşmenin altındaki imzanın aidiyeti ile ilgili isticvap davetiyesi gönderildiği, belirlenen günde duruşmaya gelen olmadığı, bu haliyle bahse konu sözleşmedeki imzanın kendilerinden sadır olduğu maddi vakıasının ikrar edilmiş sayılması gerektiği kanaatine varıldığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle 410.500,00 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerini sunmadığı, davalı tarafa 7251 Sayılı Kanun ile değişik HMK'nın 222. Maddesi gereği "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" halinde ibraz eden tarafın ticari defter ve kayıtlarının aleyhe delil sayılacağının ihtar edildiği, HMK.

221.maddesi gereği ----- formlarının resen dosyaya kazandırılması gerektiği ------------ davalının ----- bildirimlerine göre takibe konu faturanın davalı tarafından vergi dairesine bildirildiği, bu halde davalının-------- formlarının aksini ispatlaması gerektiği, borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği -------- davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtların aleyhine delil teşkil edeceği ------------- davalının kendi ticari defter kayıtlarının aksini yazılı delille ispatlaması gerektiği, dosyada böyle bir ispat aracının bulunmadığı, davalının yemin deliline de dayanmadığı, bu itibarla davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 410.500,00 TL asıl alacağının olduğunun sabit olduğu, fatura düzenlenmesinin borçluyu temerrüde düşürücü nitelikte bir işlem olmadığı, fatura tarihinin faize başlangıç yapılamayacağı, takip işlemi öncesi temerrüt faizi talep edilebilmesi için borçlunun alacak miktarını gösterir ve ödeme talebini içerir bir ihtarla temerrüde düşürülmesi ya da borcun ödeneceği günün tarafların anlaşmasıyla kesin olarak belirlenmesi (TBK. m. 117/2) gerektiği, davacının dayanak yaptığı 26.10.2018 tarihli sözleşmenin hak ediş ödemeleri başlıklı 2.7.2. Maddesinde fatura düzenlenmesi ve ödemeler hakkında düzenleme yapıldığı, düzenlemeye göre hak ediş ödemesinin 90 gün vadeli çek ile yapılacağının kararlaştırıldığı, buna göre fatura tarihi+ 90 gün sonrasının belirli ödeme günü olarak Mahkememizce dikkate alındığı, 08/07/2019 tarihli fatura nedeniyle davalının 06/10/2019 tarihinde temerrüde düştüğü kabulüne göre re'sen taleple bağlı kalınarak takip tarihine ------kadar yasal faiz hesap sonucunda davacının 121.463,01 TL faiz alacağının bulunduğu, İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın kısmen KABULÜ ile, ----------dosyasında davalı/borçlunun 410.500,00 TL asıl alacak ile 121.463,01 TL işlemiş faiz yönünden itirazının iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte icra takibinin DEVAMINA, aşan istemin reddine

2.Hükmolunan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

3.Alınması gerekli karar harcı 36.338,00 TL’den peşin olarak yatırılan 7.745,21 TL'nin mahsubu ile 28.593,00 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

4.Davacı tarafça yatırılan 7.745,21TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

5.Davacı tarafından yapılan 205,50 TL ilk dava masrafı, 2.500,00 TL bilirkişi, 72,00 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 2.777,50 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre (%83 kabul) 2.305,00TL' sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, arta kalanın davacı üzerinden bırakılmasına,

6.Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

7.Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 80.474,82 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8.Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre (%83 kabul) 2.590,00 TL' sinin davalı taraftan, (%17 Ret) 530,00TL'sinin davacıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

9.Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, -----------Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/03/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.