8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2021/12605 E. , 2023/5623 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı ve asli müdahil vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ve asli müdahil vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Çekişmeli Kaytazdere köyü 1317 parsel ... 8750 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden çalılık niteliğiyle davalı gerçek kişi adına tapuda kayıtlıdır.
Davacı ... İdaresi, 1317 parsel ... taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları içinde orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek, taşınmazın tapu kaydının iptaliyle orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, ... Genel Müdürlüğü ve ... lehine olan irtifak hakkı şerhlerinin silinmesine karar verilmesini istemiş, asli müdahil Hazine vekili 15.12.2010 tarihli dilekçesiyle taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi istemiyle davaya müdahil olmuştur.
Mahkemece davanın kabulüyle 1317 parsel ... taşınmazın tapu kaydının iptaline, orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmaz üzerindeki ... Genel Müdürlüğü ve BOTAŞ lehine konulan irtifak hakkı şerhinin silinmesine karar verilmiş; hüküm davalı ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmekle bozulmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 15.11.2012 tarihli ve 11952-12738 E.-K. ... bozma kararında "Mahkemece, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki: mahallinde 09.07.2009 tarihinde ve 24.05.2010 tarihinde yapılan keşifler sonucunda bilirkişiler tarafından düzenlenen 30.07.2009 ve 14.06.2010 havale tarihli bilirkişi raporlarında; çekişmeli taşınmazın 23.07.1986 tarihinde kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı bildirilmiş ve ekli tahdit haritasında yeri gösterilmiş, 1996 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına göre değerlendirmesi yapılmamıştır. Dairenin geri çevirme kararı sonrasında gönderilen kadastro paftası üzerine çakıştırılmış orman kadastro haritasında ise çekişmeli 1317 parselin yeri 1996 yılında orman sınırı dışına çıkarılan P.VII nolu 2/B poligonu içinde gösterilmiştir. Mahkemece öncelikle, 1996 yılında yapılan ve kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin, taşınmazın içinde bulunduğu bildirilen P. VII nolu 2/B poligonuna ait tüm tutanaklar getirtildikten sonra dava dosyası hükme esas alınan raporu düzenleyen fenni bilirkişi ... ve orman bilirkişi ... verilerek çekişmeli taşınmazın yörede 1996 tarihinde yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması sırasında 2/B madde uygulamasıyla orman sınırları dışına çıkarılan P.VII nolu 2/B poligonu içinde mi, yoksa 23.07.1986 tarihinde kesinleşen orman kadastrosuna göre orman kadastro sınırları içinde mi kaldığını, tahdit haritası üzerinde yerini tam olarak gösterecek şekilde ek rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği ..." açıklanmıştır.
Mahkemece, bozma ilamına uyulduktan sonra alınan 24.12.2013 tarihli ek raporda dava konusu yerin orman sınırları dışarısına çıkarılmış 2/B alanı olduğu, 27.04.2014 tarihli aynı bilirkişi heyetinden alınan ek raporda da meyve bahçesi, yerleşim alanı olduğu, eylemli orman olmadığı belirlendiğinden müdahil Hazinenin 6292 ... Kanun gereğince davadan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı ... İdaresi, müdahil Hazine ve davalı TEDAŞ tarafından temyiz edilmekle bozulmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 13.03.2018 tarihli ve 2017/7899-2018/1751 E.-K. ... bozma kararında özetle; "Mahkemece, Dairenin önceki bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediği, dosyada bulunan 43 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca 30/06/2012 tarihinde düzenlenen şekli ve hukuki noksanlıkları düzeltme tutanağının 64. sayfasında '1317 parselin bulunduğu yere gelindi. Bu parselin büyük kısmının Sarıkaya Devlet Ormanının Kaytazdere çalışma alanı sınırlarındaki tahdit noktalarını birleştiren hattının içinde kaldığı görüldü. Aynı parselin yukarıda 1 sıra numarasında yazılı mahkeme kararı ile orman sayılmayan yer olduğuna karar verildiği, ancak daha son ra 83 sıra numarasında yazılı mahkeme kararı nedeni ile orman sınırları içerisine alınmasının gerektiği anlaşıldı...bu kapalı poligona Sarıkaya Devlet Ormanı-VIII adı verildi' denilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın orman sınırı içine alındığı anlaşılmaktaysa da; Sarıkaya Devlet Ormanı-VIII olarak gösterilen yerin haritası eklenmediğinden, bu çalışmanın ilan edilip edilmediği, kesinleşip kesinleşmediği ve tutanakta sözü edilen mahkeme kararlarının ne olduğu anlaşılamadığından, dosya mahalline iade edildiği ancak geri çevirme kararı gerekleri yerine getirilmediği belirtilerek Mahkemece öncelikle 2012 yılında yapılan şekli ve hukuki noksanlıkları düzeltme çalışmasına ilişkin, özellikle de taşınmazın içinde bulunduğu bildirilen Sarıkaya Devlet Ormanı-VIII' e ait harita, tutanak, ilan ve mahkeme kararlarının getirtilmesi, bir fenni bilirkişi ve orman bilirkişi aracılığıyla yöntemince uygulanması, taşınmazın bu haritalardaki konumunun tereddüte yer vermeyecek biçimde belirlenmesi, bundan sonra tarafların taleplerine uygun karar verilmesi gerekirken, davacı ... İdaresi ve müdahil Hazinenin her ikisi de orman savına dayalı talepte bulundukları halde, 6292 ... Kanun gereğince Hazinenin davadan vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği, Orman İdaresinin talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi ve davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiği halde vekalet ücreti takdir edilmemesinin doğru görülmediği ifade edilmiştir.
Mahkemece anılan bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, 8.750,m² yüzölçümlü 1317 nolu parselin 1950 yılından 2013 yılına kadar kesinleşmiş orman kadastro sınırları içerisinde kalmakta iken, 2013 yılından bu yana 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan, orman sayılmayan 2/B arazisi olduğu, 6292 ... Kanun'un yürürlülüğe girdiği tarihte de eylemli orman olmadığı gerekçesiyle davacı ve asli müdahilin davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve asli müdahil tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1949 yılında 3116 ... Kanun hükümlerine göre yapılan orman tahdidi, 1951 yılında yapılan makiye ayırma çalışması, 24.09.1982 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ile 1744 ... Kanun ile değişik 2. madde uygulaması, 22.07.1985 ilân edilerek kesinleşen 2986 ... Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması ve 27.02.2013 tarihinde ilân edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın 2013 yılında orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; dava 01.04.2008 tarihinde açıldığından taşınmazın niteliğinin tespiti açısından dava 2/B'ye itiraza dönüşmüştür ve talebi incelemek görevi Kadastro Mahkemesine aittir. Görev hususu kamu düzeniyle ilgili olduğundan ve taraflarca ileri sürülmese bile hakim tarafından kendiliğinden göz önünde tutulması gerektiğinden, 2/B'ye itiraz talebine yönelik davanın eldeki davadan tefriki ile uyuşmazlık hakkında görevsizlik kararı verilmek suretiyle dava dosyasının görevli Kadastro Mahkemesine gönderilmesi ve eldeki dava için bekletici mesele yapılması gerekirken, işin esası hakkında hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.