Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/728
Karar No
K. 2023/728
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/728 Esas - 2024/131

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

ANKARA

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2023/728 Esas
KARAR NO: 2024/131
DAVACI: ....
VEKİLİ: Av. ....
DAVALILAR: 1- ... - ....

2....

DAVA: İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/10/2023
KARAR TARİHİ: 05/03/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 02/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (kambiyo senetlerinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili Mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; davalı ... San.ve Tic.Ltd.Şti'nin keşidecisi, diğer davalı ...'in lehtarı bulunduğu 28/03/2017 keşide tarihli 15.487-TL tutarlı çekin müvekkiline ciro ile verildiğini, çekin karşılıksız çıktığını, davalı şirketin borca batık olduğunun haricen öğrenildiğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 732. maddesi hükmüne göre çek bedelinin tahsili için icra takibi başlattıklarını, takibin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinden netice alınamadığını iddia ederek .... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında yürütülen arabuluculuk sürecinin 16/11/2020 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, davacının takibe yönelik itirazı bilmemesinin düşünülemeyeceğini, davanın buna göre hak düşürücü süresi içinde açılmadığını, borcun kaynağının anlaşılamadığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddi ile alacak tutarının %20'si oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... San.ve Tic.Ltd.Şti temsilcisi cevap dilekçesinde özetle; kendileri ile arabuluculuk başvurusu yapılmadığını, diğer davalı ile yürütülen arabuluculuk sürecinin 16/11/2020 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, davacının takibe yönelik itirazı bilmemesinin düşünülemeyeceğini, davanın buna göre hak düşürücü süresi içinde açılmadığını savunarak davanın usulden reddine karar verilmesini istemiştir.

YAPILAN YARGILAMA,

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava Türk Ticaret Kanunu'nun 732.maddesi hükmüne göre tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.

Mahkememizce tensip zaptı düzenlenerek bildirilen deliller toplanmış, dava miktar itibariyle basit yargılama usulüne tabi olduğundan duruşma günü tayin edilmiştir.

Davaya konu .... Esas sayılı dosyası (eski esas .... ) tensip zaptının 4 numaralı ara kararına istinaden Uyap üzerinden istenilerek bir sureti dava dosyası arasına alınmıştır. Dosyanın incelenmesinden; takip talebinin borçluya gönderilen ödeme emri ile uyumlu olduğu, borçlunun 7 günlük itiraz süresi içinde borca tüm fer'ileriyle birlikte itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin icra müdürlüğü tarafından durdurulduğu görülmektedir.

Davacı taraf ve davalı asil ... ön inceleme duruşmasında hazır bulunmuş, dava ve cevap dilekçesindeki iddia ve savunmalarını tekrar etmişlerdir.

Davacı tarafın dava açmadan önce usulüne uygun şekilde arabuluculuk yoluna başvurduğu, tarafların anlaşamadığına dair son tutanağın aslının dosyaya ibraz edildiği, Mahkememizin görevli olduğu anlaşılmış, re'sen hak düşürücü süre yönünden inceleme yapılmıştır.

İİK 67/1 maddesinde bir yıllık hak düşürücü süre öngörülmüştür. Huzurdaki dava arabuluculuk dava şartına tabi olup, arabuluculuk dosyasına göre davalılardan ... San.ve Tic.Ltd.Şti ile arabuluculuk sürecinin 26/10/2020 tarihinde başladığı, 24/11/2020 tarihinde bittiği, anlaşmaya varılamadığına dair son tutanakta .... esas sayılı dosyasına yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatına talebi ile başvuru yapıldığı hususu açıkça yazmaktadır.

Davalı taraf görüşmeye şirket temsilcisi ile katılmış olup bu tutanak şirket yetkilisi tarafından ıslak imza ile imzalamıştır.

Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında İİK 67/1 maddesinde düzenlenen tebligat şartının sağlandığının kabulü gerekir. (Benzer mahiyetteki .... sayılı ilamı) Dava 13/10/2023 tarihinde açılmış olup davalı şirket yönünden hak düşürücü süre dolmuştur. Bu davalı yönünden davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.

Diğer davalı ... yönünden değerlendirme yapıldığında, davalının tacir kaydının bulunmadığı dosya kapsamıyla anlaşılmıştır. Davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmamasına göre dava bu davalı yönünden ticari mahiyette olmayıp dava yığılması sebebiyle Mahkememizde görülmektedir. Bu davalı için arabuluculuk yoluna başvuru dava şartı değildir. Dolayısıyla bu davalı yönünden davanın esasına girilmiştir.

TTK'nın 818/1-m maddesindeki atıfla çeklerde de uygulanacak olan ''sebepsiz zenginleşme'' başlıklı 732.maddesi hükmüne göre; ''(1) Zamanaşımı sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin hamiline karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar. (2) Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem, muhataba, yerleşim yerli bir poliçeyi ödeyecek olan kimseye ve düzenleyen, poliçeyi başka bir kişi veya ticari işletme hesabına düzenlemiş olduğu takdirde o kişiye veya ticari işletmeye karşı da ileri sürülebilir. (3) Poliçeden doğan borcu düşmüş olan cirantaya karşı böyle bir istem ileri sürülemez. (4) Zamanaşımı süresi, poliçenin zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıldır; ispat yükü, sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene aittir. '' Görüldüğü üzere sebepsiz zenginleşme davası yalnızca keşideciye karşı açılmaktadır. Davaya konu icra takibinin dayanağı olan çek dosyaya ibraz edilmiş olup davalının çekte lehtar ve 1.ciranta olarak çekte sıfatının bulunduğu görülmüştür. Gelinen aşamada davacının bu davalıya karşı husumet yöneltemeyeceğini anlaşılmış, bu davalı yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı davasını açıkça TTK'nın 732.maddesine dayandırmıştır. Davacının davaya konu çeki davalı ...'den ciro ile aldığı dosyaya sunulan çek suretinden görülmüş olup davacının aralarındaki temel ilişkiye göre davalıya başvurma hakkı varsa da temel ilişkiye dayalı talep işbu davanın konusu değildir. Dosya kapsamındaki tüm deliller, yukarıda anılan mevzuat hükümleri hep birlikte değerlendirildiğinde aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere;

1.Davanın davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Yönünden İİK 67/2 maddesi hükmü uyarınca hak düşürücü süre yönünden reddine,

2.Davanın davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine,

3.Alınması gerekli karar ve ilam harcı 427,60-TL olduğundan, peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

4.Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5.Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/03/2024 Katip ....

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.