Aramaya Dön

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/250
Karar No
K. 2024/330
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/250 Esas
KARAR NO: 2024/330
DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/04/2024
KARAR TARİHİ: 03/04/2024

Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA :Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; ------marka hakkını elinde bulunduran şirketlerin devri konusunda protokol tanzim ettiklerini, davacı ------- davalılardan ----- ailesine ait olan ve ----- olarak bilinen markanın kullanım hakkına sahip olan ------ isimli üç grup şirketinin devir edilmesi hususunda anlaştıklarını ve ---- taraflarca bir protokol imza edildiğini, protokol hükümlerine göre müvekkili ---- ödemesi lazım gelen 945.000 USD devir tarihinde devredenlere ödenmediğini, söz konusu devir işlemleri akabinde şirket faaliyetlerine başladığını, yapılan yatırımlar ve geniş pazarlama ağına ulaşılması neticesinde de Yurt içi pazarında büyük bir paya sahip olmaya başladığını, Söz konusu devirden sonra müvekkili ve ailesine davalılardan ------- "borcu" nedeniyle tasarrufun iptali davaları açıldığını, müvekkilinin 2010 yılından beri başlayan sayısız dava ve yargılamada söz konusu senetlerin sonradan --- ----- isimli şahıslar arasında imza ve tanzim edildiğini, ortada aslında gerçek bir alacak - borç ilişkisi olmadığını, zira 7.500.000 USD gibi son derece büyük bir meblağın ----- sokulabilmesinin imkansız olduğunu, kaldı ki bu "borcun" zaten taraflarca imza altında alınmış protokolde dahi belirtilmediğini, yapılan bu ilişkinin açıkça hileli ve muvazzalı olduğunu iddia ve ispat ettiğini ancak --------- kararıyla tüm bu haklı itirazları reddedilerek davaların kabulüne karar verildiğini ve müvekkilinin icra dosyalarında borçlu duruma düştüğünü, aynı kapsamda açılan bir diğer tasarrufun iptali davasının da alacak - borç ilişkisinin muvazzalı olması sebebiyle reddolduğunu, davalılardan ------ dosyasınca açmış olduğu tasarrufun iptali davasının da reddedildiğini, gelinen noktada davalılar ------- birlikte hareket ederek, satılan şirketi geri almak saiki içinde oldukları ve bu sebeple şirketi 14 yıldan fazla süredir müvekkillerinin işletemediklerinin ortada olduğunu, davalıların ortak iradeleri neticesinde açılan sayısız dava ve yapılan hacizler neticesinde ----- markasını elinde bulunduran şirketlerin atıl hale geldiğini ve ------- markasının da piyasadan maalesef silindiğini, davalıların açıkça muvazaalı işlem yaparak, sonradan geriye doğru bir senet düzenleyerek davacıyı zarara uğrattıklarını, Yargıtay kararı ile sabit olan hileli işlemler nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu maddi ve manevi zararın da davalılarca tazmini gerektiğini belirterek davalılar adına kayıtlı menkul, gayrimenkul ve 3. Kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde öncelikle Teminatsız, mahkeme aksi kanatte ise uygun bir teminat karşılığında İhtiyati Haciz Kararı verilmesini ve icra dairesinde infaz için tarafımıza yetki verilmesini, belirsiz alacak davası olarak Öncelikle mahrum kalınan karlar olmak üzere davacının diğer karşılaştığı davalar nedeniyle yaptığı tüm harcamalar için 1.000-TL maddi tazminata, ticari hayatının altüst olması ve ailesi içinde türlü tartışmalara karşı karşıya kalması nedeniyle duyduğu elem, üzüntü ve keder için 99.000-TL manevi tazminata hükmedilmesini, dosyanın irtibat nedeniyle ----- sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE

Dava hukuki niteliği itibariyle, alacak isteminden ibarettir.

Davacı vekili dava dilekçesi ile mahkememiz dosyasının--------- esas sayılı dosyası ile arasında hukuki ve fiili irtibat nedeniyle HMK 166. Md. kapsamında birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin --- esas sayılı dosyası ile -------esas sayılı dosya arasında fiili irtibat bulunduğu ve davanın halen derdest olduğu anlaşılmakla;

Mahkememiz dosyasının HMK 166/1 md. Gereğince ----- esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, yargılamanın ---- sayılı dava dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere,

1.HMK 166/1 maddesi gereğince, mahkememiz dosyasının ------- sayılı dosyası ile birleştirilmesine, yargılamanın----esas sayılı dava dosyası üzerinden yürütülmesine,

2.Birleştirme kararının -------- esas sayılı dosyasına bildirilmesine,

3.İhtiyati tedbir talebinin mahkemesince değerlendirilmesine,

4.Harç, masraf ücreti vekalet tayin ve takdirinin asıl davada nihai kararla değerlendirilmesine, Dair karar, tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu, esas hükümle birlikte karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde--- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi. 03/04/2024

Karar Etiketleri
KABULÜNE YERELHUKUK DIGER Borçlar Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.166/1 HMK md.166
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.