Esas No
E. 2022/4358
Karar No
K. 2024/2428
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

8. Ceza Dairesi         2022/4358 E.  ,  2024/2428 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2021/864 E., 2021/2055 K.
SUÇ: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 21.04.2017 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2.Gebze 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.07.2017 tarih 2017/166 Esas, 2017/126 Karar sayılı kararıyla sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise beraatine karar verilmiştir.

3.Gebze 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.07.2017 tarihli kararının sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 05.12.2017 tarihli ve 2017/2566 Esas, 2017/2657 Karar sayılı kararı ile "...Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden yapılan incelemede; Suç tarihi itibariyle 14 yaşında olup ayırt etme gücü olmayan mağduru Ahmet isimli arkadaşının evine götürüp cinsel istismarda bulunduğu kabul edilen sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu değerlendirilirken, mağdurun 15 yaşından küçük olması nedeniyle rızasının ne şekilde hukuka uygunluk yarattığı yeterince tartışılmadan Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına da aykırı olacak şekilde beraat kararı verilmesi,..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4.Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.01.2020 tarih 2019/310 Esas, 2020/12 Karar sayılı kararıyla sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise beraatine karar verilmiştir.

5.İlgili kararın, katılan ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 18.10.2021 tarihli ve 2021/864 Esas ve 2021/2055 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın atılı suça ilişkin kastının bulunmadığı, mağdurenin yaşının sanık tarafından bilinmediği gerekçeleriyle sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. Katılan ... vekilinin temyiz isteği; sanığın temel cezasının üst sınırdan belirlenmesi ve sanık hakkında takdiri indirim sebeplerinin uygulanmaması gerektiğine ve Bakanlıkları lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Dava konusu olay, sanığın olay tarihinde 14 yaşında olan mağdureyi, arkadaşıyla birlikte kaldığı eve götürüp burada mağdureye karşı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlemek şeklinde gerçekleşen eylemiyle mağdureyi hürriyetinden yoksun kıldığı iddiasına ilişkindir.

2.Mağdurenin beyanları, tanık beyanları, sanık savunmaları dava dosyasında mevcuttur. IV. GEREKÇE

A. Katılan ...

vekilinin temyiz taleplerine ilişkin olarak;

1.2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 41 inci maddesine göre ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevi Devlete aittir.

Aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği anlaşılmış ise de, Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkindir. 5271 sayılı Kanun'un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan ... Hizmetler Bakanlığı vekilinin vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine dair temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların kararda doğru biçimde gösterildiği, vicdanî kanının dava dosyası içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan ... Hizmetler Bakanlığı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir

B. Sanık müdafinin temyiz taleplerine ilişkin olarak;

1.Bölge Adliye Mahkemesinin kararında dayanak olarak gösterilen gerekçeler; özellikle mağdurenin sanığın yaşını bildiğine ve kaçıncı sınıfa gittiğini bildiğine dair beyanları, tanık beyanları, sanık savunmaları ile tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı mağdureye karşı cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğine ilişkin mahkeme kabulünün yerinde olduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görülmemiş sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların kararda doğru biçimde gösterildiği, vicdanî kanının dava dosyası içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 18.10.2021 tarihli ve 2021/864 Esas, 2021/2055 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından ve katılan ... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2024 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar 5271 sayılı Kanun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 6284 sayılı Kanun
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.