Esas No
E. 2022/141
Karar No
K. 2024/37
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/141 Esas
KARAR NO: 2024/37
DAVA: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/06/2022
KARAR TARİHİ: 12/03/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

İDDİA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin kurucusu ----------- hazırlık dershanesi olan ve -----tarafından kurulmuş olan ----- işletmeyi ------yevmiye numaralı sözleşmesi ile ----- devir almış olduğu------ tarafından alındığında------ faaliyet göstermekte iken, ------ şubeye ulaştığı, ----- faaliyetlerinin yapılması amacıyla ------ kurmuş olduğu, Müvekkil şirketin ------ olduğu, İşbu markaların----- müvekkil şirkete devredilmiş ve ------ işlemlerinin tamamlanmış olduğu, ------markaları müvekkil şirkete devreden ------ gerçekleştirdiği eğitim ve öğretim hizmeti sunumunun ------ unsurlu markaların ------ yılından itibaren büyük emekler harcanarak ve büyük yatırımlar yapılarak, yoğun ve yaygın kullanım ve tanıtım çalışmaları sonucu, eğitim ve öğretim hizmetleri ve ürünleri bakımından tanınmış marka haline getirilmiş olduğu, Müvekkil şirketin de ------- esas unsurlu markaları devraldıktan sonra eğitim öğretim hizmeti alanında aynı şekilde kullanmaya devam etmiş olduğu, bu nedenle ------bu yana gerçekleşen kullanımların da müvekkilin kullanımlarına ekleneceği, müvekkil şirketin, markaları ve kullanımlarını ------ internet sitesinde ve diğer sosyal medya hesaplarında da tanıtmakta olduğu, Dava dilekçe ekinde sunulan deliller incelendiğinde------ tüm basılı evraklarında ve tabelalarında kullanıldığı, -------verilen deneme kitapçığında bilim adamları şekil unsurunun kullanıldığı ve yine -------günümüze kadar medya takip şirketi tarafından yapılan medya taramalarında, ------ sürekli bu ibareleri kullandıkları ve kamuya duyurdukları, ayrıca tüm fatura ve basılı kağıtlarında söz konusu ibareleri markasal olarak kullanmakla iş mahsulü haline getirdikleri,----- ibaresini içeren markaların gerek kendisine ait gerekse ------çok sayıda il ve ilçesinde lisans verdiği okul ve kurslarda tescilli ticaret unvanı, işletme adı ve tescilli marka olarak yoğun ve yaygın şekilde kullanmakta ve tanıtılmakta olduğu, iş ve tanıtım evrakında sürekli ve kesintisiz biçimde gerçekleşen kullanım sonucu kendisinin oluşturduğu ------tanıtım işareti üzerinde korunması gereken bir hukuki durum kazanmış olduğu, müvekkilin ---------, fiziki ve dijital ortamlarda kesintisiz olarak fiilen kullanılmak, tanıtılmak, çok geniş bir coğrafi çevreye hitap edecek şekilde ve üst düzey kalitede hizmet sunmak suretiyle ilgili sektörde bulunanlar tarafından çok iyi bilinen ve beğenilen itibarlı marka haline gelmiş ve tanınmışlık vasfı kazanmış olduğu, bilindiği üzere bir markanın tanınmış sayılması için,----------- bu alandaki iş çevreleri ve markanın kullanılacağı ürün veya hizmetlerin dağıtım kanallarında yer alan görevli kişiler tarafından bilinmesinin yeterli olduğu, ------------ müvekkil markalarının tanınmışlığını ispatlar nitelikte olduğu, tanınmış markalar ayırt ediciliği yüksek seviyede olan markalar olduğundan müvekkilin markasının sadece ---- kazanmış olduğu, müvekkil --------markanın gerçek ve öncelikli hak sahibi olduğu, Müvekkilin tescilli markalarının-----ve şekil ile sadece şekilden oluşan ibare ve biçimli markaların gerçek hak sahibi olduğu, nitekim müvekkil, markalarını -------------- ibareli markaları adına tescil ettirmiş olduğu, Müvekkil markalarıyla davalı markalarında, asıl ve ayırt edici unsurların her biri aynı şekilde görünmekte ve kavramsal olarak aynı algıyı yaratmakta olduğu, bütünü itibariyle bıraktıkları izlenimin aynı olduğu, öncelik hakkına sahip olan tescilli müvekkil markaları ile davalının markaları arasında karışıklığa sebebiyet verebilecek derecede görsel, işitsel ve anlamsal olarak ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğu, müvekkilin uzun süreli kullanımla kendisine bağladığı tescilli markaları genel olarak --------Sınıflarda yer alan eğitim ve öğretim hizmetleri ve ürünlerini içermekte ve fiilen de anılan ürün ve hizmetlerin sunumunda kullanılmakta olduğu, Davalının markaları da -------- olduğu, anılan ürün ve hizmetlerin aynı tür oldukları, ortalama düzeydeki yararlanıcıların, davalı markası ve müvekkil tescilli markasının farklı işletmelere ait iki ayrı marka olduğunu algılamalarının mümkün olmadığı, bu karışıklık neticesinde müvekkilin markasının temsil ettiği imaj ve güveni hiçbir masraf ve çaba harcamadan davalının kendi markasını taşıyan hizmetlere devrini sağlayacağı, davalı yanın markasının müvekkilin sektörde herkes tarafından bilinen ve tanınmışlık vasfı kazanan tescilli markasından doğan haklarını da ihlal etmekte olduğu, zira davalının bu eylemiyle müvekkilin tanınmış markasının fiilen kullanıldığı ürün ve hizmetler için uyandırdığı ----- -----eylemleriyle müvekkil markasının kimliğinin ve halkın zihnindeki yerinin dağılması suretiyle ------ durumunun mevcut olduğu, müvekkil markasının ayırt edici karakterinin olumsuz biçimde etkilendiği, müvekkil markasının ayırt edilemeyecek derecede benzerinin,-------- azaltma tehlikesi taşımakta olduğu, öte yandan davalı yan eylemleriyle müvekkil markasının tanınmışlığından ve ayırt ediciliğinden haksız yarar sağladığı, zira müvekkil markasının tanınmışlık ve ayırt edicilik nedeniyle sahip olduğu imajın, kendilerinin kullandığı tanıtım işareti ve sundukları hizmetlere transfer olması sonucunda, müvekkil markasının tanınmışlığının yarattığı çağrışımdan istifade ederek daha kolay veya daha fazla Müşteri bulunabileceği, öte yandan davalının --------ibareli markası tescil ettirme ve kullanım eylemleri tamamen kötü niyetli olup müvekkilin ilk defa oluşturup uzun yıllardan bu yana yoğun ve yaygın olarak tanıtım faaliyetleri eşliğinde kullandığı markasından haksız yarar sağlama amaçlı olduğu, karşı tarafın müvekkilin eser ve markası ile karışıklığa neden olacağı kesin olan tanıtım işaretini tescil ettirmesi için hiçbir teknik veya hukuki gereklilik olmadığı, buna rağmen müvekkilin ---- kullandığı eser ve markası ile karışıklığa yol açacağı kesin olan ---------- ve tanıtım işaretlerinin marka olarak seçmesi ve bu marka ile ticari faaliyet gerçekleştirmesinin iyi niyetli olmayan bir girişim olduğunu, markaların aynı olması sebebiyle zamanla müşteri çevresinin yanılarak kendisi yerine davalı taraftan hizmet alabileceği, zaten davalı tarafın amacının da bu olduğu, davalının izinsiz olarak müvekkilin eser ve markasını kullanma eylemlerindeki amacın, Müvekkilin sahip olduğu müşteri çevresinde karışıklık yaratarak onların müvekkilden değil yanılarak artık kendisinden ürün ve hizmet alınmasına temin etmek ve markasının sahip olduğu imajı transfer etmek, bunun yanında müvekkili ilgili hizmet sektöründe engellemek ve zarara uğratmak, tescilli tescilsiz markasına zarar vermeye ve zamanla müvekkili piyasadan uzaklaştırma olduğu, DAVALININ --------- MARKASI MÜVEKKİL ALEYHİNE HAKSIZ REKABET YARATTIĞINDAN HÜKÜMSÜZ KILINMASI GEREKTİĞİ, Fikri mülkiyet haklarına tecavüz oluşturan davalı yan marka tescili ve eylemlerinin müvekkil davacı aleyhine “haksız rekabet” yaratacağı, açıklanan olgu ve hukuki dayanaklar karşısında, müvekkilin TTK'nın 5.madde hükmü uyarınca davacının haksız rekabetinin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, markanın hükümsüzlüğünü talep etmesi yasal bir hak olup, bu nedenle davalının ------- sayılı markasının “haksız rekabetinin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılması” talebine bağlı olarak hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği” belirtilmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; “Davacı şirketin içerisinde "fen bilimleri" geçen tüm markalara yönelik seri davalar açtığı, açtığı davalarda alınan bilirkişi raporları uyarınca iltibas tehlikesi bulunmayan markalar olduğunu bilmelerine rağmen dava açtıklarının da bilinen bir gerçeklik olduğu, Bu hal davacının kötü niyetli olduğunu açık göstergesi olduğu, --------- kapsamında eğitim öğretim hizmetlerinde tanımlayıcı ibare olduğuna, ancak davacının bu ibareyi --------- tescil edildiği şekilde kullanıldığı" tespitlerinde bulunulmuş olduğu, müvekkilin markası tescilli olup tescile uygun kullanıp kullanmadığı konusunda ise bir ihtilaf söz konusu olmadığı, görüldüğü üzere davacısı aynı olan ve aynı markanın frenchise sözleşmeli kullanımına karşı açılan davada alınan bilirkişi raporu uyarınca müvekkilin markası olan ---- markası davacının davası ile iltibas yaratmamakta olduğu, -----ibaresini karşılayacak başka bir terim anlamı bulunmamakta olduğu,--------- ibareli başvuruya karşı davacı tarafından yapılan itiraza ilişkin Benzerlik/Karıştırılma ihtimali,--------, müvekkilin tescilli markasını kullanmakta olduğu, müvekkil kendi markasını oluştururken ----- kullanımını kendine özgü hale getirmiş davacının kullandığı renk tonu ve yazı stilinden farklı renk tonları ve yazı stilleri kullanmış olduğu, Ayrıca davacının üzerine basarak ayırt edicilik sağladığını iddia ettiği ----- işareti oluşturarak tescile uygun şekilde kullanmış olduğu, nitekim müvekkil markasında,------- olduğu, bu haliyle müvekkilin markası ile davacının markasının görsel ve fonetik olarak bir benzerlik içermemekte oldukları, aksini düşünmek "fen bilimleri" kelime grubunu davacının tekeline vermek olacaktır ki bu durumun hukuken ve ekonomik olarak kabul edilemez sonuçlar doğuracağı, -------- ONAMA İLAMINDA, ----- açısından tek başına ayırt edici bulunmasa da -----ibaresinin ayırt edicilik kattığı. hükmüne yer vermek suretiyle---- ibaresinin bir gruba münhasır bir ibare olmadığı, --------- tarihli delil tespit klasöründe müvekkilin, davacının tescilli markasını tik işareti ile birlikte ---- olduğu, bunun da ötesinde başka bir dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu uyarınca ------markası, davacının markası ile iltibas oluşturmamakta olduğu, DAVANIN REDDİNE karar verilmesi gerektiği” belirtilmiş ve Ekte ---- Markası Hususunda Alınan Bilirkişi Raporu ibraz edilmiştir.

D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E : Dava, Davalı adına tescilli davaya konu------ markanın davacının tescilli ------ markalarına yönelik olarak 6769 sayılı SMK. Nın 6/1,3,5,6 ve 9. Maddeleri uyarınca hükümsüzlük taleplidir .

Mahkememiz dosyasından aldırılan ----- tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak: Davalının --- başvuru ve tescil numaralı,----- markasının karıştırma ihtimali nedeniyle hükümsüzlük koşullarını taşıdığı, Davacının tescilli marka, unvan ve alan adı kullanımları yönünden üstün ve öncelikli hak sahipliğinin davacıda bulunduğu, tescilsiz kullanımlar bakımından ise davacının ----- markası üzerinde üstün ve öncelikli hakka sahip olmadığı------ üzerindeki üstün ve öncelikli hak sahipliğinin davalının markasını kapsamadığı, bu nedenle davalının markasının SMK. M. 6/3 uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, Davacının ------ ibaresini taşıyan markaların tanınmış olduğu, Davalının ---- markasının, davacının markasının yüksek bilinirliğinden haksız yararlanabileceği, ayrıca--------- ibaresinin doğası gereği tanımlayıcı bir ibare olması, davacı yanca yıllardır süregelen yoğun ve yayın kullanım, yatırımlar ve emekler, hukuki mücadeleler ile yüksek ayırt edicilik kazandığı, bu hukuki mücadele olmaksızın yeniden eski anlamına kolaylıkla geri dönebileceği ve tanınmışlık niteliğini hızla kaybedebileceği de göz önünde alındığında ------- olduğu ve kolaylıkla sulandırılabileceği, yakın geleceğe dönük böyle bir riskin kolaylıkla algılandığı ve markanın kullanım neticesi kazandığı tanınmışlık ve ayırt edici gücünün zedelenebileceği bu nedenle ayırt edici karakterinin zedelenmesi nedeniyle de davalının anılan ---- ve tescil numaralı markasının farklı mal/hizmetler dahil tümden hükümsüzlük koşullarını taşıdığı, Davacının------kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığı ve sayısal bilimleri değil, belli eğitim kurumlarını işaret eder hale gelen bir anlam kazandığı, Davalının ------ markasının -------- bakımından SMK. m. 6/6 uyarınca da kısmi hükümsüzlük koşulları taşıdığı, Takdiri Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere davalının kötüniyetli olduğu, davalının 2016/12368 başvuru ve tescil numaralı ve ----------markasının bu nedenle tüm sınıflar bakımından hükümsüzlük koşulları taşıdığına dair raporunu sunmuşlardır. Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir.

İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; Dava, davalı adına tescilli -------- markanın davacı markalarına benzerlik, tanınmışlık ve kötü niyetli tescil iddiasına dayalı hükümsüzlüğüne ilişkin olup, davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği, aldırılan ------- tarihli bilirkişi raporuna göre davalı ve davacı markalarının benzer olduğu ayrıca davacının da kötü niyetli olduğu belirtilerek hükümsüzlük koşullarının oluştuğu yönünde görüş bildirildiği, buna göre tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde davacı şirketin çok sayıda -------ibaresinin yer aldığı markanın ---- tescili sahibi olduğu davalının davaya konu markasının ----- tescili sahibi olduğu, davacı markaları celp edilip incelendiğinde,---- başka ibareler getirilmek suretiyle tescilinin sağlandığı zira ----- özellikle eğitim ve öğretim sektöründe tanımlayıcı ibare olup kimsenin tekeline verilemeyeceği, her ne kadar davacı tarafından----- yer aldığı markalar ile uzun yıllardır ticari faaliyette bulunulsa ve bu alanda belli bir bilinirliğe ve tanınırlığa sahip olsa da davacı markalarının tek başına ---- ibaresinden oluşacak şekilde tescilinin mümkün olmadığı bu nedenle farklı ibare şekil ve resimler kullanılmak suretiyle ---- ibaresinin nispeten farklılaştırıldığı ve bu şekilde tescilinin sağlandığı, davalı markasının ---- tescil edilip markalar karşılaştırıldığında davalı markasının esas unsurunun ----- davalı markasında yer alan şekil ibaresinin de davacı markalarına benzer olmadığı, bu yönüyle davacı ve davalı markaları arasında sınıfsal benzerlik olsa da işitsel kavramsal ve görsel benzerlik olmadığı, her ne kadar bilirkişi raporunda davacının markasının esas unsurunun ---- olduğu belirtilerek değerlendirme yapılmış ise de mahkememizce ----- tescilinin sağlanamayacağı ve kimsenin tekeline verilemeyeceği, davalının markasının esas unsurunun ----- ibaresi olması sebebiyle markalar arasında iltibastan bahsedilemeyeceği yine davalı kullanımlarına bakıldığında markayı tescil edildiği haliyle kullandığı ve davacı markalarına benzer şekilde kullanmak suretiyle tescil sağlanamadığı bu sebeple SMK' nın 6/9. Maddesi uyarınca kötü niyetli tescilin de mevcut olmadığı, neticeten markaların benzerlik ve karıştırılma ihtimali olmadığından davacı markasının tanınmış marka olsa dahi iltibastan söz edilemeyeceği bu nedenle SMK' nın 6/5. Maddesi uyarınca da hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.

HÜKÜM

Davanın REDDİNE,

1.Alınması gereken 427,60 TL harçtan alınan peşin alınan 80,70 TL Harcın mahsubu ile eksik alınan 346,90 TL harcın davacıdan tahsiline, hazineye gelir kaydına,

2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 25.500,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4.Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/03/2024

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu TTK md.5 K6769 md.9
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.