27. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/441
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/12/2021
NUMARASI : 2020/359 E-2021/829 K
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili: Müvekkili ile davalı ... İnşaat…A.Ş. arasında imzalanan 31.08.2018 tarihli beton kaplama sözleşmesi uyarınca ... HES Projesi kapsamında; "İletim Kanalı Beton Kaplama, Kuyruksuyu ve İletim Kanal Kazısı" İşinin müvekkili tarafından yapılması konusunda anlaştıklarını, sözleşme uyarınca işin başlama tarihinin 31.08.2018 ve iş bitimi tarihinin 30/11/2018 olarak belirlendiğini, ancak sözleşmenin 10. maddesi uyarınca " sözleşme sonunda her iki taraf işin gidişatına göre işin devam edip etmeyeceğine karar verecektir" hükmü gereği sözleşmede mevcut olmayan ek işlerin de davalı tarafından yapımının istenilmesi üzerine bu işlerin de müvekkili tarafından yapılması nedeniyle sözleşme süresinin taraflarca işin bitimine kadar uzatıldığını, müvekkilinin sözleşmede taahhüt edilen işlerin tamamını ve de sözleşme dışı işlerin sözleşmeye uygun ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, ancak davalı şirketçe taahhüt edilen ödemelerin yapılmadığını, bu nedenle Çankırı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/3 D.iş sayılı dosyasında delil tespiti yaptırıldığını, verilen tespit raporunda müvekkilinin gerek sözleşme kapsamında gerekse davalının isteği üzerine sözleşmede belirtilmeyen ve fazladan yapılan işlere ait ölçümler ve sözleşme kapsamında birim fiyatı belirli olan işlere ait bedellerin belirlendiğini, müvekkilince ek imalat olarak; 44.251,14 m3 sanat yapısı kazısı (köprü ve menfez kazıları, sınai imalat kazısı olarak yapılması ve depo yapılması), 4.883,22 m3 kuyruk suyu kanallı sağ ve sol kısımlarına servis yolu yapımı, 6.548,45 m3 santral yapısı önü drenaj kanalı kazısı, 5.361,60 m3 regülatör su alma yapısı önü sedde kazısı, 85.207,73 m2 elle beton dökme işi, 15.497,17 m3 kuyruk suyu kanalında şev başlarının doldurulması imalatlarının yapıldığını, yine fazla hakları saklı olarak müvekkiline ait finisher kazı makinesi için 250,00 TL kira bedeli ve HMK-300 kazı makinası için 250,00 TL kira bedeli olmak üzere şimdilik toplam 500,00 TL kira bedeli alacağının davalılardan tahsili gerektiğini, müvekkilinin fazla imalat olarak yaptığı işlerin ise; 247.028,63 m3 iletim kanalı kazısı bedeli KDV hariç 1.086.925,97 TL olarak tespit raporunda belirlendiğini, ancak davalının kazı miktarını 149.909,00 m3 olarak varsaydığını, bu iş için müvekkiline eksik ödeme yapıldığını, 237.441,60 m3 kuyruk suyu kanal kazısının bedelinin tespit raporu ile 1.163.463,84 TL olarak belirlendiğini, ancak davalının bu iş için de eksik ödeme yaptığını, kazı miktarını 146.575,00 m3 olarak varsaydığını, bu durumda müvekkilinin fazladan kazı yaptığının açık olduğunu, fazla yapılan yaklaşık 500 metre nakliye mesafesi nedeniyle fazla hakları saklı olarak şimdilik 1.000,00 TL talep ettiklerini, davalının akaryakıt getirdiği traktörün eksik ölçüm yapması neticesinde müvekkilinin %10 eksik kısmın karşılığı olarak toplamda 18.000 litre fazladan akaryakıt bedeli olarak 109.000,00 TL ödediğini, bu nedenle fazla hakları saklı olarak fazla ödenen mazot bedelleri için şimdilik 500,00 TL talep ettiklerini, asıl iş sahibinin davalı ...…A.Ş olup, diğer davalı ...…A.Ş’ne ... Hidroelektrik Santrali Üretim Yapım İşini verdiğini, bu nedenle ... şirketinin diğer davalı ile birlikte müvekkiline karşı müşterek ve müteselsilen sorumlu bulunduğunu belirterek, fazlaya ve faize ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin ek imalat olarak yaptığı sanat yapısı kazısı için şimdilik 1.000,00 TL, kuyruk suyu kanalı sağ ve sol kısımlarına servis yolu yapımı için şimdilik 1.000,00 TL, santral yapısı önü drenaj kazısı için şimdilik 1.000,00 TL, regülatör su alma yapısı önü sedde kazısı için şimdilik 1.000,00 TL, elle beton dökme işi için şimdilik 1.000,00 TL, kuyruk suyu kanalında şev başlarının doldurulması için şimdilik 1.000,00 TL, finisher ve HMK-300 kazı makinaları kiraları için şimdilik 500,00 TL, müvekkilince yapılan ve fazla imalat olarak yaptığı işler başlığı altında belirtilen iletim kanalı kazısı için şimdilik 1.000,00 TL, kuyruk suyu kanalı kazısı için şimdilik 1.000,00 TL, fazla yapılan nakliye mesafesi için şimdilik 1.000,00 TL, fazla mazot bedeli için şimdilik 500,00 TL, olmak üzere toplamda 10.000,00 TL’nın piyasa rayiç bedeli üzerinden yüklenici karı da eklenmek suretiyle ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 12.02.2020 tarihinden itibaren işleyen ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, ödenmeyen hakediş bedeli olarak fazlaya ve faize ilişkin dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL’nin hakediş tarihi itibariyle ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili: Müvekkili ...…A.Ş ile davacı arasında sözleşme bulunmadığını, sözleşmenin müvekkili ... şirketi ile davacı arasında akdedildiğini, davalı ... şirketi hakkındaki davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davacı ile müvekkili ...…AŞ arasında 31.08.2018 tarihinde alt yüklenicilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin konusunun ... ... HES Projesi kapsamında; iletim kanalı beton kaplama, kuyruk suyu ve iletim kanal kazısı belli koordinatlarda kazı işlerinin yapılması ve taşınması işi olduğunu, davacı firmanın da yer aldığı 2008 yılında DSİ kontrolü altında başka yatırımcılar tarafından başlatılıp, % 76’lık kısmının o tarihlerde peyderpey tamamlatıldığını, müvekkili ... şirketinin Nisan 2017 yılında projeyi devralıp işe başlamasıyla inşaat ve bir kısım işleri diğer davalı ... şirketinin üstlendiğini, ... şirketi işe başladığında o anki (Nisan 2017) sahanın mevcut plan kote (son hali hazır durumu) DSİ tarafından teslim edildiğini, yatırımcı olarak projenin son nihai bitiş harita ölçümlerinin tekrardan yapıldığını, bu ölçüler üzerinden yatırım bütçesinin oluştuğunu, projede 2008 yılından 2010 yılına kadar yapılan mevcut kazıların ve bazı noktalarda buraya kuyruksuyu da dâhil 1. faz kazılarının müvekkili şirketlerin işe başlamasından çok öncesinde yapılmış olduğunu, sahada geri kalan %24 lük işlerin tamamlanmasında müvekkili ... A.Ş.’nin 5 farklı alanda 4 farklı alt yüklenici olmak üzere (1-..., 2-..., 3-..., 4-... AŞ.) belli koordinat ve belli kotalarda çalışma yaptırdığını, gerek günlük raporlarda gerekse şantiye kayıtlarında davacının hangi koordinatlarda çalışma yaptığı, kazı beton dökülmesi işlerinden ne miktarda yaptığının kesin olarak belli olduğunu, bu konuda dosyaya sunulan bilirkişi tespit raporunun tamamen gerçek dışı olup bilirkişinin de yetkin olmadığını, davacı şirkete 2 adet hakediş raporunun düzenlendiğini ve bu hakedişlere dayanılarak kendisine ödemelerin peyderpey ve avans olarak yapıldığını, muavin defter kayıtlarında görüldüğü gibi 4a SGK prim borcu ödemesi şeklinde davacıya müvekkili ... şirketi tarafından ödemeler de yapıldığını, fakat çalışanların SGK primlerini davacı şirketin ödemediğini, kesin hesap aşamasına gelindiğinde, ... şirketinin davacıya ihtarname göndererek sözleşme gereğince SGK primlerinin ödenmesini ihtar etmesine rağmen davacının halen de SGK primlerini ödemediğini, gecikme cezaları ile birlikte 06.08.2020 tarihi itibariyle ödenmeyen miktarın 173.484,78 TL olduğunu, davacıya 24.01.2020 tarihli gönderilen ihtarda SGK borcunun ödenmesi ve borcu yoktur yazısının ibrazı halinde son hakedişinin ödeneceği ihtar edildiği halde davacı tarafça SGK borcunun ödenmediğini, taraflar arasındaki 31.08.2018 tarihli sözleşmenin 14. maddesinde "Yüklenici; Alt Taşeron olarak Çankırı SGK' dan açmış olduğu işyerinin, işin tamamlanması ile birlikte SGK ilişizlik belgesini işverene ibraz etmek zorundadır. Aksi taktirde yükleniciye son hakkedişi ile ilgili ödeme yapılmayacaktır" şeklinde düzeleme bulunduğunu, davacının müvekkili şirketten SGK borcunu ödemek için aldığı avansla da prim borcunu ödemediğini ve kesin hesap hakediş raporunu imzalamaktan imtina ettiğini, müvekkili ... şirketi ile aralarındaki sözleşme gereği SGK primlerinin tam ödenmemesi nedeniyle kesin hesap faturasını kestirmediğini, ekte sunulan kesin hesap ve davacının yaptığı koordinatları ile birlikte belirtilen imalatların sonucunda davacının dilekçesinde belirtilen miktarda alacağının bulunmadığını, borcunun söz konusu olduğunu, davacının kendisinden fazladan mazot yakıt kesildiği iddiasının ise gerçek dışı olduğunu, ayrıca sözleşmesi gereğince kendi tankeri ile akaryakıt teslim alıp, kendi araç ve makinalarına kendisinin ikmal yapması gerektiğini, davacının yaptığı kazı işlerinin her bir m3 miktarında ne kadar akaryakıt harcandığının da birim fiyat analizlerinde belli olduğunu, davacının tedbirli bir tacir olması gerektiğini, sözleşme hükümlerine uymak zorunda olduğunu, iş devam ederken her türlü itiraz ve talebini günlük olarak şantiye yönetimine yazılı olarak vermesi gerektiğini, SGK borcundan kurtulmak için dava dilekçesinde 108.000,00 TL alacağım var deyip dayalı 10.000,00 TL kısmi alacak davası olarak açmasının iyi niyetle bağdaşmadığını, davacının kendi yapacağı işler için sözleşme gereğince kendi servis yolunu yapması gerektiğini, başka işler için servis yolu yapmasının söz konusu olmadığını, bu nedenle iş bittikten sonra servis yolu imalatı bedelini talep etmesinin haksız olduğunu, davada tanık dinletilemeyeceğini, davacının dilekçesinde belirttiği “bir takım ek işler yapmıştır” ifadesinin karşılığı her hakedişte yazılıp kendisine ödendiğini, kesin hesaba da intikal ettirildiğini, belirsiz tek bir m3 kazı yada tek bir m3 beton işi olmadığını, hepsinin yazılı ve kayıtlı olduğunu, Çankırı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/3 D.iş sayılı dosyasındaki tespit raporunun tebliğ edilmediğini, davaya dayanak alınamayacağını, bilirkişinin yetkin olmadığını, tarafların e-posta mesajlarının ancak karşılıklı teyitleşme durumunda geçerli olacağını, teyit edilmeyen talebin kabul edilmiş manasına gelmediğini, sözleşmede finisher ve benzer makinalarla beton kaplama yapılması, işçilik, makine, alet, edevat giderleri, kar ve genel giderlerin dahil olduğunun belirtildiğini, davacının sahaya kendi beton finisheri makinasını arızalı olarak getirdiğini, 45 gün bu arızayı gidermeyerek beton dökemediğini ve iş programını aksattığını, bundan dolayı da müvekkilini zarara uğrattığını, makine ile dökemediği betonu elle dökmeye çalıştığını, onu da elle dökemediğinden elle beton dökme işinin durdurularak müvekkili ... şirketin ait beton finisherinin devreye alındığını, davacının o makinayı da arızalandırdığını ve ekstra masrafa sebep olduğunu, dava dilekçesindeki iddiaların gerçek dışı olduğunu, yapılan tüm imalatların orijinal başlangıç ve teslim ediliş koordinatları- kodlarının Ankara DSİ 5.Bölge Müdürlüğünde onaylı olarak bulunduğunu, davacının iş makinası kullanıldığı takdirde günlük rapora yazılmış ve hakediş raporuna da bedelinin dahil edildiğini, bu konudaki iddiaların yerinde olmadığını, şantiye şefi tarafından teyit edilip yazılı olarak onaylanmamış hiçbir ek işlemin iddia ve talebe konu olamayacağını, sözleşmenin ödeme başlıklı 12.maddisinde “işverenin şantiye yetkilisi ve yüklenicinin teknik sorumlusu yapılan hafriyat ve beton imalatlarının metrajını birlikte yapacaklardır.” Hükmünden de anlaşılacağı üzere yapılacak işlerin metrajlarının birlikte hesaplanacağının davacının birinci ve ikinci hakediş hesaplamalarına itiraz etmediğini, sözleşmede yazılı olmayan işler yaptığı iddiasında bulunmadığını, yine dava dilekçesindeki ek bir takım işler şeklindeki iddianın da yerinde olmadığını, davacının şantiye şefinden yazılı talimat almadan sözleşme dışı iş yapmasının mümkün bulunmadığını, yine sözleşmenin 15.maddesindeki “işveren beton kaplamasının yapılabilmesi için gerekli olan betonun yüklenicinin finisherine kadar teslim edecektir” şeklinde yazılı olduğu üzere davacının beton kaplaması için kendi finisherlerini kullanacağını, bu nedenle davacının makine kiraladığı ve kira bedelinin ödenmediği iddiasının kabul edilemez olduğunu, müvekkili ... şirketinin işin davacı tarafından zamanında bitirilebilmesi için üzerine düşen tüm edimleri iyi niyetli yerine getirdiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince:Taraflar arasındaki ihtilafın, davacı ile davalı ... A.Ş. arasında 31/08/2018 tarihli beton kaplama sözleşmesi gereğince davacının üzerinde düşen işleri yapıp yapmadığı, yapmış ise hak ediş miktarı, hak edişlerin ödenip ödenmediği, sözleşme kapsamında ek iş, fazla imalat yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise miktarı ve parasal değeri noktasında toplandığı, Çankırı Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/3 D.iş sayılı dosyasının bir sureti, DSİ'den sözkonusu yapım işine ilişkin tüm kayıtların getirtilerek dosya içerisine eklendiği, davacı ... şirketinin ticari defterlerinin incelenmesi için dosyanın talimat yolu ile mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek 28/01/2021 tarihli raporun alındığı, dosyanın bir hesap, bir inşaat, bir mali müşavir ve bir harita mühendisi bilirkişiden oluşacak bilirkişi kuruluna tevdi edilerek 08/06/2021 tarihli bilirkişi kurulu raporu ile 06.12.2021 tarihli ek raporun alındığı, yapılan yargılama sonunda, davacı tarafından davalılar aleyhine 31/08/2018 tarihli "Beton Kaplama Sözleşmesi" başlıklı sözleşme dayanak gösterilerek davanın açıldığı, bu çerçevede yapılan incelemede 31/08/2018 tarihli sözleşmenin işveren konumunda ... ...AŞ'nin, yüklenici konumunda ise ......Ltd.Şti'nin bulunduğu ve sözleşmede davalı ... ...AŞ'nin taraf olmadığı, bundan dolayı davacı tarafından söz konusu sözleşme dayanak alınarak davalı ......A.Ş.'den talepte bulunamayacağının anlaşıldığı ve davalı ...... A.Ş. yönünden açılan davanın sözleşmede taraf olmaması nedeni ile husumetten reddine karar vermek gerektiği, yine davacının diğer davalı ......A.Ş. yönünden talepleri değerlendirildiğinde taraflar arasında 31/08/2018 tarihli sözleşmenin bulunduğu hususunda bir anlaşmazlığın bulunmadığı, anlaşmazlığın davacı tarafından yapıldığı iddia edilen ek imalatlar, fazla imalatlar, fazla mazot bedeli, fazla yapılan nakliye mesafesi bedeli ve makine kiralarına yönelik olduğu, bu çerçevede yapılan incelemede bilindiği gibi eser sözleşmelerinde işin tamamlanarak teslim edildiğinin ispatının yükleniciye, iş bedelinin ödendiğinin ispatının ise iş sahibine düştüğü, bu bağlamda faturanın tek başına fiili imalatı yahut teslim olduğu hususunu kanıtlamaya yeterli olmadığı, yüklenicinin iş bedeline hak kazanabilmesi için eseri sözleşme ve ekleri ile fen ve tekniğe uygun olarak tamamlayıp iş sahibine teslim ettiğini ayrıca kanıtlaması gerektiği, bu kabul çerçevesinde davacı tarafından her ne kadar davalı ....... A.Ş. aleyhine fazla imalattan dolayı talepte bulunulmuş ve Çankırı Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/3 Değişik İş sayılı dosyasında yapılan tespit delil olarak gösterilmiş ise de bilindiği gibi söz konusu işin %76'sının dava dışı idare tarafından davalı yüklenici ile sözleşme imzalanmadan önce peyder pey yaptırıldığının anlaşıldığı ( davacı ile davalı ... arasındaki sözleşme kalan %24'lük işi kapsadığı), mevcut değişik iş dosyasında zeminde inceleme yapılmış ise de bu incelemede mahaldeki imalatların hangilerinin davalı ......A.Ş. öncesi imalatlar olduğu, hangilerinin davalı .......A.Ş. nezdinde çalıştığı bildirilen alt yükleniciler tarafından yapıldığının belirlenmediği, zeminde yapılan tüm işin davacı ... tarafından yapıldığı kabul edilerek bir hesap yapıldığı, yine duruşmada dinlenen davacı tanıklarından ... ve ...'ün söz konusu iş ile ilgili davalı adına koordinatların günlük tespitini yaptıklarını, yapmış oldukları koordinat tespitini üstlerine bildirdiklerini beyan ettiklerinin görüldüğü, davalı tarafından dosyaya bildirilen CD’lerde her ne kadar değişik iş dosyasında 1+450 ile 1+785 arasındaki kazıların davacı tarafından yapıldığı kabul edilmiş ise de gelen CD’lerde söz konusu alandaki işin ... şirketi tarafından yapıldığının göründüğü, bu durumun dahi değişik iş dosyasının tek taraflı hazırlandığının yegane göstergesi olacağı, davacı ile davalı ......A.Ş. arasındaki kazı farkı miktarının 76.136,68 m3 olduğu, bu farkın tamamen değişik iş dosyasında bilirkişilerin zemin üzerinde ölçüm yapmaları ve zemindeki bütün işin (%76'lık önceki biten işte göz ardı edilerek ) davacı ... tarafından yapılığını kabul ederek ölçüm yapmalarından kaynaklandığı, bu tarz işlerde genel uygulamanın kazıların projelere göre hesaplanması gerektiği yönünde olduğu, tespit dosyasında yapılan ölçümlerin projeye uygun olmaması ve diğer alt yükleniciler tarafından yapılan kısımların ölçümlere dahil edilip edilmediğinin hesaplanamadığından tespit raporundaki ölçümlere itibar etmenin mümkün olmadığı, davacının yaptığı işin davalı tarafından dosyaya sunulan CD’ler çerçevesinde belirlenebileceği zira davacı tanık beyanlarının da davacının yaptığı işin günlük koordinatsal olarak tespitinin yapıldığı yönünde olduğu, gelen CD’ye göre davacı tarafın yaptığı kazı miktarının 146.575-m3 olduğu, bununda 2 nolu hakediş kapsamında dahil hesaplandığı, bu nedenden ötürü davacının davalıdan fazladan yapılan imalata yönelik herhangi bir alacağının bulunmadığı aksine davalı ...'nın davacıya 169.976,68 TL fazla ödemesinin gözüktüğü, yine davacı taraf elle beton dökme işine yönelik talepte bulunmuş ise de değişik iş dosyasında dahi beton kaplama işinin net olarak ne kadarlık kısmının elle döküldüğünün tespit edilemediği, mahkeme dosyasına da ne kadarlık miktarın elle dökülerek yapıldığına dair bir delilin dosyaya sunulmadığı, bu hususta ispat yükünün davacıda olduğu, davacının tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında ne kadar miktarda elle beton dökme işi yaptığı, ya da bu elle dökme beton işini davalı ...'nın talebi ile yaptığına ilişkin bir delili dosyaya sunmadığından davacının bu talebinin de ispatlanamadığından reddi gerektiği, yine davacının makine kirasına yönelik talebinin taraflar arasındaki sözleşmenin 6.maddesinde iletim kanalı beton masraflarına "Finisher, vb. gibi makineler ile beton kaplama yapılması, işçilik, makine, alet ve edevat giderleri, kar ve genel giderler dahildir." şeklinde düzenlemenin bulunduğu, söz konusu düzenlemeden de açıkça anlaşılacağı gibi makine kira bedellerinin davacıya ait olacağı, bundan dolayı davacının makine kirasına yönelik talebinin de yerinde görülmediği, yine davacının fazla yapılan nakliye mesafesi ile ilgili olarak taraflar arasındaki sözleşmenin 6.maddesinde " Yüklenici iş bu sözleşmeyi imzalamadan önce işin yapılacağı yeri görüp, işe vukuf peyda ederek işi kabul etmiş sayılacaktır." şeklinde düzenlemenin bulunduğu, bu düzenlemeden de açıkça anlaşılacağı gibi davacının sözleşme imzalanmadan önce işin yapılacağı yeri ve nakliyenin yapılacağı yeri gördüğü, sözleşmede kararlaştırılan yerden farklı bir mesafedeki yere nakliye yapıldığına dair davacı tarafından dosyaya bir tutanak veya belgenin sunulmadığı, bu nedenle davacının bu yöndeki iddiasını da ispat edemediği ve talebinin reddi gerektiği, yine davacının eksik mazot ölçümü yapıldığına ilişkin iddiası değerlendirildiğinde duruşmada dinlenilen tanık beyanına göre her 100 litrede 10 litre eksik mazot verildiği söylenmiş ise de davacının basiretli bir tacir olduğu, böyle bir durumda eksik verildiğinin tutanağa yansıtılması gerektiği, hangi tarihler arasında eksik mazot verildiğinin belirtilmesi gerektiği, tanığın sadece soyut beyanı dışında dosyada eksik mazot verildiğine dair bir delilin bulunmadığı ve soyut beyana göre bir hesap yapılmasının mümkün olmadığı, bu nedenle davacının bu iddiasını da ispatlayamadığı yönünde mahkemede kanaat oluştuğu ve davalı ... yönünden açılan davanın da reddi gerektiği, davalıların red sebeplerinin farklı olması nedeni ile her bir davalı yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, ... Hidroelektrik Santrali Üretim Tesisi Yapım İşinde ana işverenin davalılardan ...…A.Ş olduğunu, bu nedenle bu davalı hakkında verilen husumetten ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosya içerisinde mevcut Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’dan alınan dönem borçları başlıklı yazıdan anlaşılacağı üzere söz konusu yapım işinde, ana işverenin ......A.Ş olarak göründüğünü ve müvekkili şirketin de bu şirketin 018 sıra numarası ile alt işvereni olarak göründüğünü, aynı zamanda yine dosyada mevcut ... Hidroelektrik Santrali Üretim Tesisi Yapım İşleri geçici kabul tutanağında da yine lisans sahibinin ......A.Ş olarak göründüğünü, buradan da anlaşılacağı üzere asıl iş sahibi, davalılardan ......A.Ş olup diğer davalı ......A.Ş‘ ne, ... Hidroelektrik Santrali Üretim Tesisi yapım işini verdiğini, müvekkilinin de diğer davalı .......A.Ş nin, ... Hidroelektrik Santrali Üretim Tesisi yapım işi için kendisine vermiş olduğu işleri yapmış olduğunu dolayısıyla müvekkilinin asıl iş sahibi olan davalı ......A.Ş’nin işini yaptığını, bu sebeple davalıların müvekkili şirkete karşı müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu, dosyada mevcut kök ve ek bilirkişi raporları ile Çankırı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/3 D.iş sayılı dosyasındaki bilirkişi raporu arasındaki çelişkiler giderilmeden hüküm kurulduğunu, HES projesinin tamamının müvekkili firmaca yapılmadığı ve bir kısım işlerin müvekkilinden önce yapıldığının kabul edildiğini, zaten bu işlerin de davaya konu edilmediğini, yani bahsi geçen işin müvekkilinden önce yapılan %76'lık kısmının zaten davaya konu edilen kısımlar olmadığını, müvekkili tarafından yapılan işlerin dava dilekçesinde belirttikleri kadar olup ... Hes inşaatında yapılan işin tamamına ait ölçümler ile dava dilekçesinde talep ettikleri kısımlar karşılaştırıldığında dava konusu kısımların müvekkilinden önce yapılan işlere ilişkin olmadığı ortada olup mahkemece bu husus gözetilmeden eksik incelemeyle hatalı hüküm kurulduğunu, mahkemece 08.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda HES inşaatında müvekkilinden başkaca yüklenicilerle de çalışıldığından bahsedilmekte ise de müvekkili tarafından hangi koordinatlarda çalışma yapıldığının 2020/3 D.iş sayılı tespit dosyasında mevcut bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak belirtildiğini, işbu raporda hesaplanan kübajlar ve metrajların yalnızca müvekkilinin çalışma yaptığı alanlardaki işlere ilişkin olup HES projesinin tamamına ilişkin olmadığını, bu hususun yargılama esnasında belirtilmiş olmasına rağmen bu beyanlarının mahkemece dikkate alınmadığını, tespit raporunun bilirkişilerce bizzat mahallinde keşif yapılarak hazırlandığını, dosyadaki bilirkişilerce hazırlanan kök ve ek raporun ise bilirkişilerce davaya konu ilgili çalışma hattı görülmeksizin ve keşif yapılmaksızın dosya üzerinden hazırlandığını ve mahkemece bizzat keşif yapılması yönündeki taleplerinin de dikkate alınmadığını, mahkemece işbu çelişkinin giderilmesi gerekirken eksik inceleme ile hatalı hüküm kurulduğunu, müvekkilinin imzasının bulunmadığı ve bu sebeple müvekkili yönünden hiçbir bağlayıcılığı bulunmayan 2 nolu hakedişe dayalı olarak müvekkilinin alacaklarının reddi yönünde hüküm kurulduğunu, davalı yanca dosyaya sunulan hakediş başlığı altındaki belgelerde müvekkili firmanın imzasının bulunmadığını, yalnızca davalılardan ... ...A.Ş' nin imzası bulunduğu, bu sebeple müvekkili yönünden bir bağlayıcılığı bulunmayan işbu (2) no lu hakediş başlığı altında sunulan bu belgenin davalı yanca tek taraflı olarak hazırlandığını belirtmiş olmalarına rağmen bu hakedişe dayalı olarak hatalı değerlendirmede bulunulduğunu, davalı ile müvekkili arasında yapılan tek hakedişin davalılardan ......A.Ş ve müvekkili firmanın imzasının bulunduğu dava dilekçesi ile dosyaya sundukları 31.01.2019 tarihli 1 nolu hakediş olduğunu, taraflar arasında bundan başka hak edişin de yapılmadığını, davalının, müvekkilinin fazladan imalat ve ek olarak yaptığı işlerin bedeli bir yana sözleşmeye uygun olarak yapmış olduğu işlerin karşılığı olan hakedişlerini dahi ödemeye yanaşmaması nedeniyle müvekkilinin davalı tarafından kendisine gönderilen ve fatura edilmeyen avanslar için 28.11.2019 tarihli faturayı düzenlemek mecburiyetinde kaldığını, müvekkilinin ek imalat olarak yapmış olduğu işlerden olan sanat yapısı kazısından kaynaklı alacaklarına ilişkin taleplerinin mahkemece göz ardı edildiğini, hiçbir gerekçe gösterilmeden reddedildiğini, dosyada mevcut taraflarca imza edilen davalı ile müvekkili arasında düzenlenen 31.01.2019 tarihli 1 nolu hakedişte de “Yapılan İşler Listesi” başlığı altında 3. sırada köprü ayak kazısı olarak sanat yapısı kazısı yapıldığının belirtildiğini ve böylelikle işbu kazının müvekkili tarafından yapıldığının davalının da kabulünde olduğunu, işbu kazının tamamının dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarıyla da sabit olmasına rağmen ne mahkemece bu husustaki beyan ve taleplerinin dikkate alınmadığını, işbu kazıya ilişkin olarak dosyada mevcut kök ve ek bilirkişi raporlarında da herhangi bir açıklama bulunmamakta olup yalnızca 08.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda "işin %76'sının dava dışı İdare tarafından, davalı yüklenici ile sözleşme imzalanmadan önce peyderpey yaptırıldığı anlaşılmış olup, Değişik İş dosyasında inceleme yapılan mahaldeki imalatların hangilerinin davalı ... A.Ş. öncesi imalatlar olduğu, hangilerinin davalı ... A.Ş. nezdinde çalıştığı bildirilen alt yükleniciler tarafından yapıldığının belirlenmediği" denilmekle yetinildiğini, mahkemece de bu eksikliğin giderilmediğini, gerekçede de bu hususta mahkemece hiçbir açıklamanın yapılmadığını, davalının dahi kesin hakediş raporunun yapılmadığı ve kesin hesap faturasının kesilmediğini beyan etmişken mahkemece müvekkilinin fazladan yapılan imalata ilişkin herhangi bir alacağının bulunmadığı, aksine davalının müvekkiline 169.976,68 TL fazla ödeme yaptığı yönünde değerlendirme yapmasının hatalı olduğunu, fazla ödeme olarak değerlendirilen 169.976,68 TL işçilerin SGK borcundan kaynaklandığını, dava dilekçesinde bahsi geçen alacak kalemleri müvekkiline ödenmediğinden ve kesin hesap yapılmadığından müvekkilinin maddi yönden yaşadığı mağduriyet nedeniyle SGK ya olan prim borçlarını ödeyemediğini, davalı yanca müvekkilinin hakedişleri ödenmeden SGK prim borçlarının ödenmesinin beklenemeyeceğini, elle beton dökme işinin davalı ... şirketinin talebi ile yapıldığını ve buna ilişkin taraflar arasındaki mesajlaşmayı gösterir ekran görüntüsünün dosyaya sunulmuş olmasına rağmen işbu taleplerinin de usul ve yasaya aykırı olarak reddedildiğini, mesajlaşma ekran görüntülerinde müvekkilinin elle beton dökme işi için fiyat talep etmesine karşın davalının “elle 2 TL” olarak müvekkilin mesajına yanıt verdiğini, her ne kadar müvekkili bu fiyatı kabul etmese de işbu mesajlaşmaların da davalının elle beton dökme işi yapıldığını kabul ettiğini gösterir nitelikte olduğunu, hal böyleyken işbu taleplerinin ispatlanamadığından bahisle reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, makine kiraları ve fazla nakliye mesafelerinden kaynaklı alacaklar yönünden eksik araştırmayla hatalı hüküm kurulduğunu, her ne kadar kararda sözleşme kapsamında makine kira bedellerinin müvekkili şirkete ait olduğundan bahisle makine kirası talep edilemeyeceği şeklinde hüküm kurulmuş ise de davalı şirketin işin başlamasından önce finisher makinelerini kendilerinin temin edeceğini belirttiklerini, ancak müvekkiline finisher makinesi ile birlikte yer teslimi yapıldıktan sonra finisher makinesinin bozuk çıkması nedeniyle davalı şirket ile müvekkilinin sözlü olarak finisher makinesinin müvekkili tarafından temin edilmesi ve karşılığında kira bedelinin davalı şirketçe ödenmesi hususunda anlaştıklarını, kabulden ari olmakla birlikte, bir an için sözleşme kapsamında makine kira bedellerinin müvekkiline ait olacağı düşünülecek olsa dahi bu hususun sadece finisher makinesi için geçerli olacağını, zira HMK-300'ün kazı makinesi olduğunu, sözleşmede ise sadece iletim kanalı beton kaplamasına ilişkin finisher v.b gibi makineler ile beton kaplama yapılması hususunun belirtildiğini, kaldı ki HMK-300 kazı makinesinden kaynaklı kira alacağı taleplerinin müvekkilinin sözleşme kapsamında kendi üzerine düşen işleri tamamlaması akabinde davalı şirketin isteği ile 2019 yılı Mayıs-Haziran-Temmuz-Ağustos-Eylül ayları için davalı şirkete kiralamış olması sebebiyle olduğunu, yani bu makine için talep ettikleri kira alacaklarının müvekkilinin üzerine düşen işleri yaparken kullandığı süreden kaynaklı olmayıp müvekkilinin kendi işlerini bitirdikten sonra davalı yanın iş sahasında başkaca işler için müvekkilinin kazı makinesini kullanmış olduğu süreden kaynaklı olduğunu, bu hususun da yine gerek dosya içerisinde mevcut davalı yetkilileri ile müvekkili arasındaki mesajlaşmalara ilişkin ekran görüntüleri gerekse tanık beyanlarıyla sabit olduğunu, yine gerekçeli kararda müvekkilinin fazladan yapmış olduğu nakliye mesafesinden kaynaklı alacak taleplerinin de sözleşmenin 6. maddesine atıfla ve dosyada bu hususta bir tutanak veya belge bulunmadığından bahisle reddedildiğini, ancak müvekkilinin fazladan nakliye mesafesi yapmış olduğunun dava dilekçesi ekinde sundukları kazılara ilişkin krokilerde görülmekle birlikte yargılama esnasında dinlenen tanıklar ... ve ...'nın beyanları ile de sabit olduğunu, kuyruk suyu kanalı sağ ve sol kısımlarına servis yolu yapımı, santral yapısı önü drenaj kanalı kazısı, regülatör su alma yapısı önü sedde kazısı, kuyruk suyu kanalında şevbaşlarının doldurulması işlerinin tamamının da müvekkili tarafından yapıldığını, fazladan nakliye mesafesi yapıldığının dosyada mevcut tanık beyanlarıyla sabit olduğunu, bu hususta iş devam ederken çekilen fotoğrafların da mahkemeye sunulmuş olmasına rağmen işbu taleplerinin de eksik incelemeyle reddedildiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, alacak istemine ilişkin olup mahkemece verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, mahkemece dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına ve özellikle eldeki davada talep edilen kalemler yönünden davacı alacağının bulunmadığının anlaşılmış olmasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 187,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 239,75 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3.İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 20.03.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
(e-imzalıdır)