4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2009/7705 E. , 2010/4161 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 05/12/2008 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız eylem nedeniyle zarara uğrayan dava dışı kişilere ödenen tazminatın, rücu yolu ile haksız eylem sorumlusu olan davalıdan alınması istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Davacı idareler, davalının doktor olarak görevli bulunduğu hastaneye getirilen dava dışı erin, menenjit ön tanısı konulmasına rağmen, davalının gerekli tanı ve tedaviyi yapmaması nedeniyle yaşamını yitirdiğini, ölenin yakınlarının açtığı davada kabul edilen tazminatı ödediklerini belirterek, ödenen tazminatın rücu yolu ile davalıdan alınmasını istemişlerdir.
Davalı ise, uzmanlık alanının psikiyatri dalı olmasına rağmen acil serviste görevlendirildiğini, ölenin menenjitten değil, akciğer ödemine bağlı solunum yetmezliğinden öldüğünü, gerekli tanıda bulunduğunu, dava konusu eylem nedeniyle herhangi bir soruşturma geçirmediğini, uzmanlık alanı olmamasına rağmen kendisini acilde çalıştıran idarenin kusurlu olduğunu ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, rücuya esas tazminat davasının görüldüğü Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kararında davalının kusurlu bulunduğu; ancak, idareler de bölüşük kusurlu olduklarından, %50 oranda indirim yapılarak istemin bir bölümü kabul edilmiştir.
Rücuya esas tazminatın saptandığı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'nde görülen davada, davalı taraf değildir. O davada, idarenin ödeme borcunun doğabilmesi için zarar ile zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması, yani nedensellik bağının varlığı gerektiğinden, bilirkişi incelemesi yapılarak olayda askeri hizmetin neden ve etkisinin bulunup bulunmadığı araştırılmış ise de kusur ve kusur oranına ilişkin bir belirleme yapılmamıştır. Kaldı ki dava, rücu yolu ile tazminat istemine ilişkin olduğundan, davalının kusurlu olup olmadığının araştırılması da zorunludur.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, üniversite hastanelerinin ilgili bölümünden seçilecek bilirkişiler aracılığı ile davalının kusuru bulunup bulunmadığı, varsa kusur oranı belirlenerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu konuda hiçbir inceleme yapılmadan, eksik incelemeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.