Esas No
E. 2021/19905
Karar No
K. 2023/5793
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2021/19905 E.  ,  2023/5793 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2021/369 E., 2021/386 K.
SAYISI: 2021/İHK-14054
HÜKÜM/KARAR: Davanın Kısmen Kabulü/ Davalı ve Davacı İtirazlarının Reddi
SAYISI: K-2021/27692

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonucunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazların reddine karar verilmiştir. ... kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait davalıya kasko sigortalı aracın meydana gelen kazada hasarlandığını açıklayıp fazlaya ilişkin hakları kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini 140.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, müvekkiline kanuna ve yönetmeliğe uygun başvuru yapılmadığını, kısmi dava açılmasında davacının hukuki yararının olmadığını, sürücü değişikliği yapıldığı ve olay yerinin terk edildiği nedeniyle hasarın teminat dışı olduğunu, kazanın karayolunda meydana gelmemesi nedeniyle de hasarın teminat dışı olduğunu, kazanın trafik amirliğine ihbar edilmemesinin, kaza tespit tutanağı düzenlenmemesinin mevzuata aykırı olduğunu, talep edilen hasar miktarının fahiş olduğunu, sorumluluklarının poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, ancak yasal faizle sorumlu olabileceklerini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI ... yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddiası ve diğer iddiaları konusunda dosyaya herhangi bir kanıt sunmadığı gerekçesiyle, talebin teminat kapsamında kaldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 85.000,00 TL maddi tazminatın 02.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar vermiştir.

IV. İTİRAZ

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar ...'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri itiraz etmiştir.
B. İtiraz Sebepleri

1.Davalı vekili itiraz dilekçesinde; cevap dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrar ederek ... kararına itiraz etmiştir.

2.Davacı vekili itiraz dilekçesinde; kararda gerekçe hüküm çelişkisi olduğunu, rayiç bedelin düşük belirlendiğini, sovtaj bedelinin yüksek belirlendiğini ileri sürerek karara itiraz etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç ...'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hasarın teminat dışında kaldığının ispatlanamadığı, hasar miktarının hesaplanmasına yönelik tazminat raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar ...'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Taraf vekilleri temyiz dilekçelerinde;

itiraz nedenlerini tekrar ederek kararın bozulmasına karar verilmesini istemişlerdir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan araçta meydana gelen trafik kazası sonucu oluşan hasar tazminatı talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409 uncu maddesi, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları.

3.Değerlendirme

1.Mal sigortaları türünden olan kasko sigortasının teminat kapsamını belirleyen Kasko Sigorta Genel Şartları (KSGŞ) A/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler ile fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütününün sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.

Olay tarihinde geçerli olan KSGŞ'nın A.5.10. maddesinde, "zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bentlerdeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılma" denilmek suretiyle, maddede ifade olunan haller ile benzer haller dışında olay yerini terkin, zararın teminat dışı olmasına yol açacağı kabul edilmiştir.

Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; dava konusu araçta ..., ... ve ...' in bulunduğu aracı ...'ın kullandığı, ... ve ...'in araçta beraber alkol aldıkları, bu sırada stabilize yolda ilerlerlerken araçla birlikte çaya düştüklerini beyan ettikleri, ...'un kolluk görevlilerince aranmasından dolayı hastane girişinin olmadığı ve yapılan sorgulamada ehliyetinin de olmadığı, ...' in hastane kaydının ve ehliyetinin olduğu, ...'ın herhangi bir yaralanması olmadığı için hastaneye gitmediği, kaza yeri karayolu olarak görülmediği için kaza tespit tutanağının bulunmadığı ve polislerce olay yerine gelindiğinde sürücü olduğunu iddia eden ...'ın kaza yerinde elbiselerinin kuru olduğu ve kendisine bu durum sorulduğunda; araçtaki iki kişinin ki biri babası, köylüler tarafından hastaneye götürüldüğünü, kendisinin yaralanmadığı için hastaneye gitmediğini, üzeri ıslak olduğu için üstünü değiştirip tekrar aracın yanına geldiğini beyan ettiği belirtilmiştir.

Yukarıda anılan kanun ve sigorta genel şartları gereği, kural olarak zararın teminat dışı olduğunu ispat yükü davalı sigortacıda bulunsa da; somut olayın özellikleri ve bilhassa davacıya ait aracın sürücüsü olduğunu iddia eden kişinin yaralandığını iddia etmediği tam tersine herhangi bir yaralanmasının olmadığını beyan ettiği ve tek taraflı olarak yapılan kazada can güvenliğini tehlikeye atacak hiçbir durum olmadığı halde; olay yerinden üzerini değiştirmek için ayrılması; haklı sebeple olay yerini terkin ötesine geçen bir durum bulunduğu ve aksi durumu ispat yükünün davacı sigortalıya geçtiğini kabulün zorunlu olduğu açıktır.

Diğer taraftan, poliçe tanzim tarihi ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 1409/1 inci maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2 nci fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.

İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartları'nın A.5. maddesi ve TTK 1446/2 nci maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse, ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya ait olup araç sürücüsünün korku, kaygı ya da panik yaşamasını gerektirir bir durumun varlığından da söz edilemeyeceği gibi, sürücünün yaralanmadığı da göz önüne alındığında, sürücünün olay yerinden ayrılma sebebi KSGŞ'nın A.5.10. maddesi anlamında zorunlu hal değildir. Bu durumda ispat yükünün yer değiştirdiğinin kabulü gereklidir.

Taraflar arasında güven ve iyiniyet esasına dayanan sigorta sözleşmelerinde, gerek sigortalının gerekse sigortacının haklarını kullanırken ve yükümlülüklerini yerine getirirken iyiniyetle hareket etmesi; rizikonun gerçekleşmesinden sonra doğru ihbar yükümlülüğü altında bulunan sigortalının, bu yükümlülüğüne uyup uymadığının saptanmasında da bu ilkenin göz önünde tutulması gerekir.

Bu itibarla da, somut olayın özellikleri gereği, davacıya ait araç sürücüsünün kaza yerini Genel Şartlarda belirtilen zorunlu nedenlerle terk ettiği, dolayısıyla; zararın poliçe teminatı kapsamında kaldığını ispat yükü davacı sigortalıya ait olup dosyadaki mevcut deliler ile de hasarın teminat kapsamında kaldığı ispatlanamamıştır. Bu durumda başvurunun reddi gerekirken, yazılı şekilde yanılgılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2.Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR

1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının davalı yararına BOZULMASINA,

2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazının incelenmesine yer olmadığına, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.