5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2011/9570 E. , 2012/4757 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
ertelenmesine
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Hüküm fıkrasında sanık hakkındaki temel cezanın belirlenmesinden sonra kanunen veya takdiren başkaca artırım veya indirime yer olmadığına karar verilmiş olması nedeniyle, tebliğnamede bozma isteyen 1 no'lu görüşe iştirak edilmemiştir. 25/12/2004 tarihinde sanığın, işleticisi olduğu tesisin denize yakın olan ve kıyı kenar çizgisi içinde bulunan bölüme izinsiz olarak beton dökmesi nedeniyle mühürleme işlemi yapılmasından birkaç saat sonra mührün bozulduğunun anlaşılması karşısında;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de, bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, buna karşın mühür bozma suçunun kamu güvenine karşı suçlar arasında yer alıp, kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle, mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir zarardan söz edilemeyeceği gözetilerek, daha önce işlediği kasıtlı bir suç bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, dosya içeriğine uymayan "zararın karşılanmadığı" şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
TCK'nın 61. maddesine 9. fıkranın eklendiği 5560 sayılı Kanunun yürürlük tarihinin 19/12/2006 oluşu da gözetilerek, suç tarihi itibariyle TCK'nın 52/1. maddesine göre adli para cezasının alt sınırının 5 gün olması nedeniyle lehe kanun karşılaştırması yapılırken bu hususun dikkate alınmaması, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.