Esas No
E. 2022/396
Karar No
K. 2024/398
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2022/396 E.  ,  2024/398 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
DAVA TARİHİ: 20.08.2019
HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER: Davacı vekili, Davalı vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 1.000,00 TL maddi ve 120.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 1.000,00 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının manevi tazminatın eksik olduğundan 80.000,00 TL'ye yükseltilmesi ve buna göre değişen vekalet ücretinin 6.810 TL olması gerektiğinden, bu kısmın düzeltilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Davacı vekilinin temyiz istemi;

İlk derece mahkemesince maddi tazminat bakımından ıslah iradesinin görmezden gelindiğini, davalı vekilinin temyiz ederse temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, maddi tazminatın 48.319,20 TL olarak verilmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğunu, belirtmiştir.

B. Davalı vekilinin temyiz istemi;

Davacı hakkında tazminat koşullarının oluşmadığını, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın fazla olduğunu, hükmedilen tazminatlara karar tarihinden faizi ile birlikte verilmesi gerektiğini, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, belirtmiştir. III. DAVANIN KONUSU

İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/268 Esas – 2019/237 Karar sayılı dava dosyasında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan yargılandığı, 24.12.2015 – 10.10.2018 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 30.05.2019 tarihinde kesinleştiği davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacının ekonomik ve sosyal gelir durumu dikkate alınarak maddi zararlarının tespiti için bilirkişi raporu alındığını, Çorlu Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının yazısına göre 2015- 2016-2017-2018 dönemi arasında davacının gelirinin asgari ücret baz alınarak hesaplanarak tutuklulukta kaldığı 1021 gün için asgari geçim indirimi dahil hesaplama sonucunda oluşan maddi zararının 48.319,20 TL olduğu, davacı vekilinin ıslah talebinin olmaması ve HMK'nın 26.maddesinde düzenlenen taleple bağlılık kuralı gereğince davacı lehine 1.000 TL maddi tazminata hükmedildiği, manevi tazminatın ise davacının yararına zenginleşmesine sebep olmayacak şekilde, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun vasıf, mahiyet ve niteliği, tutuklanmasına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklandığı tarihten itibaren faize hükmedilmesi suretiyle tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun olacak şekilde hesaplanması gerektiği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

A. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

Karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının 72.070,00 TL olduğu ve uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 1021 gün tutuklu kalan davacının 1.000,00 TL maddi ve 120.000 TL manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesince 1.000,00 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminatın ise 80.000 TL’ye yükseltilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, reddedilen tazminat miktarının 40.000,00 TL tazminata ilişkin hükmün davacı açısından kesin olduğu görülmekle;

Davacı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak, 6100 sayılı HMK’nın 24.11.2016 tarih ve 6763 sayılı Kanunun 42. maddesi ile değişik 362. maddesinin 1/a bendinde yer alan temyiz sınırı ve reddedilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle, davacı vekilinin temyiz istemin CMK'nın 298. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE;

B. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edilmesi gerekirken eksik manevi tazminata hükmolunması temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.02.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.