11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/929 E. , 2010/2474 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Edirne Asliye 2.Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Edirne Asliye 2.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.05.2006 gün ve 2004/282-2007/300 sayılı kararı bozan Daire’nin 27.10.2009 gün ve 2008/1225-2009/11078 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, bu ve birleşen davada müvekkili ile davalı ...’nin diğer davalı şirketin ortakları olduklarını, müvekkili ile davalı ...’nin 20.03.2004 tarihli protokol ile şirket hissesinin devri ve şirketin feshi konusunda anlaştıklarını, buna göre davalının müvekkilinin %45 hissesini kendisi ya da belirleyeceği bir kişi üzerine alacağını, protokole göre davacının alacağı 10 kg. altına karşılık bir kısım taşınmazları da müvekkiline devredeceğini, davalının 5 kg. altını almasına rağmen kendi yükümlülüklerine yerine getirmediğini ve hisseleri de devralmadığını, bu hususta çekilen ihtarın sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, imzalanan protokol uyarınca şirketin feshine ve protokol uyarınca verilen 4 adet senet nedeniyle davalının borçlu olmadığının tesbitine ve 5 kg. altın bedeli, 6.000 YTL’nın faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru atanmasına, senetler nedeniyle borçlu olmadığının tesbitine ve 6.000 YTL’nın avans faiziyle birlikte tahsiline ilişkin olarak verilen karar, davalı ...’nin temyizi üzerine Dairemizce davalılar yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1.Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, taraflar arasında haricen düzenlenen 20.03.2004 tarihli pay devir sözleşmesinin TTK’nun emredici mahiyette bulunan 520 nci maddesi uyarınca geçersiz bulunmasına ve protokol gereğinin davacı tarafça kısmen yerine getirilmesinin protokolü geçerli hale getirmesinin mümkün bulunmamasına ve davada protokol nedeniyle değil, verildiği ileri sürülen bonolar nedeniyle borçlu bulunulmadığının tesbitinin istenmiş bulunmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Ancak, davalı taraf gerek 27.03.2006 tarihli dilekçesinde ve gerekse de sureti dosyaya ibraz edilmiş bulunan 27.05.2004 tarihli şikayet dilekçesinde 5 kg. altının kardeşi ... aracılığı ile teslim edildiğini kabul etmiş, ancak altınların düşük ayarlı olduğunu ve ayrıca teslim edilen altınların gerçekte davacının kendisine ait olmayıp şirketten usulsüz olarak ele geçirilen altınlar olduğunu savunmuş ve temyiz dilekçesinde de anılan hususlar tekrarlanmakla birlikte altınların teslim edildiği ikrar edilmiştir. Davalının vekili vasıtasıyla teslim aldığını ikrar ettiği altınların teslimine ilişkin tutanakta altınlar 22 ayar olarak gösterildiği gibi, teslim eden olarak da davacı gösterilmiştir. Tutanak içeriği BK’nun 38 nci maddesi uyarınca davalı ... yönünden bağlayıcı olup, altınların ayarı yönünden tutanağın aksi de kanıt yükü kendisinde bulunan...tarafından kanıtlanamadığından davalı ...’ye 5 kg. 22 ayar altının teslim edildiğinin kabulü gerekir. Ayrıca altınların davacı tarafça usulsüz olarak edinildi iddiası da tutanak içeriğine göre başka bir davanın yani usulünce açılmış bir sorumluluk davasının konusunu oluşturabilir.
Açıklanan tüm bu nedenlerle davacı geçersiz hisse devri sebebiyle davalıya altın teslimini kanıtlamış bulunduğundan ve bu sebeble de altın bedelinin tahsiline yönelik olarak verilen mahkeme kararı doğru bulunduğundan, davacı vekilinin bu yöne ilişen karar düzeltme itirazının kabulüyle Dairemizin 2008/1225 E, 2009/11078 K ve 27.10.2009 tarihli bozma ilamının (3) no’lu bendinin ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.