Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/139
Karar No
K. 2024/184
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İSTANBUL

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/139 Esas
KARAR NO: 2024/184
DAVA: İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/02/2022
KARAR TARİHİ: 19/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki nedeni ile davalı tarafa ... tarihli ... sıra numaralı Satış Sözleşmesine konu ... Marka ... model ve aksesuarlı makineyi 70.000,00 USD + KDV bedelle satışı yapılmış, buna ilişkin ... seri numaralı 13.04.2018 tarihli 70.000,00 USD + KDV bedelli fatura kesilmiştir. Satılan makine bedelinin bir kısmı davalı tarafından ödenmiş ancak kur farkı nedeni ile oluşan bakiyeler ödenmemiştir. İşbu sebeple de davalı nezdinde ...

26.İcra Müdürlüğü ... E sayısı ile icra takibi başlatılmıştır.Davalı borçlunun satış sözleşmesine konu makine bedeli üzerinden kur farkına dayalı olarak 17.020,62 USD borcu bulunmaktadır. Bu surette de ...

26.İcra Müdürlüğü ... E sayısı ile icra takibi başlatılmış olup davalı - borçlu tarafından haksız ve mesnetsiz yere bu takibe itiraz edilmiştir. Söz konusu yargılamada yetkili mahkeme İstanbul Mahkemeleri olup taraflar arasında akdedilen sözleşmede bu husus belirtilmiştir.

1.Davalının ... 26. İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyaya yapmış olduğu itirazın İPTALİNE, sözleşme hükümleri doğrultusunda aylık %3 faizi (yıllık %36) +KDV oranında faiz işletilmesine,

2.Kötüniyetli olarak takibe itiraz eden borçluların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine,

3.Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacı ...Şirketi tarafından ikame edilen haksız ve hukuki mesnetten yoksun işbu dava ile, ...

26.İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. Davacı tarafından çekle ödeme kabul edilmiş olup, çekle ödeme halinde kur farkı talep edilemeyecektir. bu nedenle davanın reddi gerekir. Kur farkı taleplerinde, çekle yapılan ödemeler yönünden kur farkı hesabı yapılamayacaktır. Nitekim, bu durumda verilen çekler piyasaya sokulmuş ve ödeme aracı olarak piyasada dolaşabilir hale gelmiştir. Çek bir ödeme vasıtası olduğundan ve ibrazında tahsil imkanı bulunduğundan verildiği andaki döviz satış kuru üzerinden hesap edilerek çek bedellerinin kararlaştırıldığının ve döviz üzerinden çek düzenlenmesi mümkün olmasına rağmen TL cinsinden çek alan davacı artık kur farkı isteyemeyecektir.

Öte yandan, davacının dava dilekçesinde belirttiği üzere, müvekkil şirket tarafından herhangi bir şekilde borç ikrarı söz konusu değildir. Müvekkil şirket, davacının taleplerini anlamakta güçlük çekmiş ve kur farkı talebinin haksız olduğu ancak talebe ve miktara bağlı olarak görüşme yapılabileceği belirtilmiş ve iyiniyetle yaklaşılmıştır. Ancak davacı tarafın uzlaşmaz tavrı ve afaki talepleri sonucunda görüşmenin bir sonuç vermeyeceğine kanaat getirilmiş ve talebin yargılamaya tabi olması nedeniyle davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun talebi reddedilmiştir. Dolayısıyla herhangi bir borç ikrarı söz konusu değildir. Kaldı ki, müvekkil şirket yetkilileri tarafından davacının keşide etmiş olduğu ihtarnameye karşılık, ödemelerin çekle yapıldığı ve TL cinsi çek ile yapılan ödemelerin kur farkı oluşturmayacağı gerekçesiyle davacının kur farkı talebine açıkça itiraz edilmiştir Haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, müvekkil şirket aleyhine başlatılan takip haksız ve hukuka aykırı olduğundan davacı aleyhine talep edilen tutarın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini..." savunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, cari hesapta kur farkından kaynaklanan alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Mahkememizce ...

26.İcra Dairesi'nin ... takip sayılı dosyası getirtilmiş olup incelenmesinde; alacaklısı ...Tic. A.Ş. tarafından, borçlu ... Tic. A.Ş. aleyhine 17.020,62USD icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %36 oranında faiz işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.

Bilirkişiden alınan 27/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacının icra takip tarihi itibariyle davalı taraftan 17.020,62 USD Kur farkı alacağı talep etmiş ise de yukarıda ayrıntılı şekilde yapılan hesaplamada davacının davalı yandan 16.737,42 USD (1 USD 13,7886 TL 16.737,42 x 13,7886 USD —230.785,59 TL) Kur farkı alacağı talep edebileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır..." rapor edilmiştir.

İİK.

67.maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasında; usulüne uygun yapılmış ve itiraz edilmiş icra takibinin bulunması dava şartıdır. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).

Kur farkı alacağının istenebilmesi için, taraflar arasında kur farkının ödeneceğine ilişkin bir sözleşmenin veya dövize endeksli bir ticari ilişkinin bulunması gerekir. Yabancı para üzerinden kurulan temel ilişkide, fatura tarihindeki kur ile ödeme tarihindeki kur arasındaki fark varsa bu fark kur farkı alacağıdır. Bu nitelikteki bir alacağın istenebilmesi için uygulama ya da teamül aranmaz. Kur farkı alacağı fatura tarihi ile ödeme tarihi arasındaki farktan kaynaklanan alacak olduğundan ancak TL olarak istenebilir.

Kur farkı alacağının fatura tarihi ile ödeme tarihi arasındaki farktan kaynaklanan alacak olduğundan ancak Türk Lirası olarak istenebileceği, nitekim davacının kur farkından kaynaklı olarak kur farkı faturası düzenlemediği, davacının Amerikan doları üzerinden icra takibi başlatıp alacak talebinde bulunmasının mümkün olmadığı,İİK.

67.maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasında; usulüne uygun yapılmış ve itiraz edilmiş icra takibinin bulunması dava şartıdır, dolayısıyla takibe sıkı sıkıya bağlı olan itirazın iptaline ilişkin davada usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibi bulunmadığının kabulü gerektiği, dava şartları, HMK'nın 115.maddesi uyarınca, yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği, (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 28.02.2023 tarih ve 2023/379Esas - 2023/1206 Karar sayılı kararı benzer mahiyettedir.) bu minvalde itirazın iptali davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, şartları oluşmadığından davalının tazminat talebinin reddine yönelik karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın İİK.m.67 ve HMK.m.114-2 hükmü uyarınca usulüne uygun yapılmış icra takibinin bulunması dava şartı olması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın HMK.m.115 hükmü uyarınca usulden reddine,

2.Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60TL harcın peşin alınan 2.790,39TL harçtan mahsup edilerek 2.363,00TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3.Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına,

4.Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

5.Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 232.456,00TL üzerinden hesaplanan 36.868,40TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

7.Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere tarafların yüzüne karşı karar verildi.19/03/2024

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.