Esas No
E. 2012/2064
Karar No
K. 2012/2040
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

5. Ceza Dairesi         2012/2064 E.  ,  2012/2040 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇLAR: ..., ..., ..., ..., ..., ... nitelikli zimmet, ... hizmet nedeniyle emniyeti suistimal
HÜKÜM: Tüm sanıklar hakkında basit zimmet suçundan mahkümiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

Karşı temyiz bulunmaması nedeniyle tebliğnamedeki 3628 sayılı Yasanın 18. maddesine göre hazine ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının bu suçun mağduru ve suçtan zarar göreni oldukları, bu sıfatlarının gereği olarak CMK'nın 233 ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmeleri için Maliye Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü’nün duruşmadan haberdar edilerek CMK'nın öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devamla hüküm kurulduğundan bahisle bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiş, gerekçeli karar başlığında sanık ...’nin ... olan anne adının ..., sanık ...’in ise ... olan anne adının ..., sanık ...’in ... olan soyadının ... olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.

Sanıkların 1996, 1997 ve 1998 yıllarında kanalizasyon temizleme, dere ıslahı, fidan dikimi ve cadde-sokak temizliği ve onarımında işçi çalıştırılmadığı halde çalıştırılmış gibi gösterilerek işçi puantaj cetvelleri ve işçi ücret bordroları düzenlendiği, puantaj ve bordrolarda gösterilen şahısların hayali türetilmiş ve çeşitli vesilelerle tanınan ya da başka kurumlarda çalışan isimlerden oluşturulduğu, bu şekilde Belediye bütçesinden toplam 6.864.450.000 TL ücret tahakkuk ettirilerek gelir ve damga vergisi kesintilerinden sonra toplam 5.115.396.300 TL’nin belediye veznesinden çekilmek suretiyle zimmetlerine geçirdiklerinden bahisle mahkümiyetlerine dair hüküm kurulmuş ise de;

Başkontrolör ... tarafından düzenlenen 27/08/1999 tarihli inceleme-soruşturma raporunda, belediyede çok sayıda işçi istihdam edilmesine rağmen piyasadan işçi temin edilerek muhtelif işlerde çalıştırıldığının görülmesi üzerine konuya eğinilerek soruşturmaya başlandığının, ...’nın isim ve imzasının hiçbir belgede yer almadığının, teklif yazılarında imzası bulunan ve tahakkuk memuru olarak imzaları bulunan belediye fen işleri müdürü ... Karahan ve müdür vekili ... , ita amiri olarak bazı ödeme yazılarını ve verile emirlerini imzalayan belediye başkan vekilleri ... ve ..., puantaj cetvellerini ve bordroları düzenleyerek imzalayan, mutemet olarak görevlendirilen ..., ..., ..., ... ve ...’ün figüran olarak kullanıldığının ifade edildiği, belediyede çok sayıda işçi istihdam edildiği belirtilmesine rağmen buna ilişkin bir tespit olmadığı gibi aşamalarda kanalizasyon temizleme, dere ıslahı, fidan dikimi ve cadde-sokak temizliği ve onarımında işçi çalıştırılıp çalıştırılmadığı hususunda belediyede suç tarihinde çalışan işçilerin tanık olarak dinlenilmediği;

Mahkemece dinlenilmemiş olan ...’ün C.Savcılığında alınan ifadesinde piyasadan temin edilen işçilerin park, bahçe ve fidan dikimi işlerinde çalıştırıldığını gördüğünü, aşamalarda tanık ...’ın işçilerin kanalizasyon, yol ve fidan dikme işlerinde çalıştıklarını, nezaretçi olarak yanlarında bulunduğunu, ...’nın işçilerin fidan dikim işinde çalıştıklarını bildiğini, ...’nın kanalizasyon temizleme işinin yapıldığını bizzat gördüğünü beyan ettikleri; ... ’ın duruşmada da sonuçta tekrar ettiği C.Başsavcılığında alınan 06/03/2000 günlü ifadesinde işçi puantaj cetveli ile bir kısım tahakkuk müzekkeresi ve verile emirlerindeki ve teklif yazılarındaki imzaların kendisine ait olmadığını, bir kısmında ise tereddütlü olduğunu ifade ettiği;

Cumhuriyet Başsavcılığınca 08/12/1999 tarihli müzekkere ile Emniyet Müdürlüğünden işçi puantaj cetvellerinde isimleri olan liste halinde 200 kişinin açık kimlik ve adres bilgilerinin temini ile hazır edilmelerinin istendiği, Emniyetçe sanıklara adresleri sorulduktan sonra listede yer alan kişilerin bulunamadıklarından bahisle evrakın iade edildiği, suç tarihinden yaklaşık 7 yıl sonra mahkemece 37 kişinin adı yazılarak nüfus müdürlüğünden ve kolluktan araştırma istendiği, Kızıltepe İlçe Nüfus Müdürlüğünün 20/11/2006 günlü cevabi yazısıyla listede belirtilen 11 kişinin kayıtlarına rastlandığının baba, anne, doğum tarihi…vs hususlarda bilgi verildiği takdirde ayrıntılı tespit yapılabileceğinin ifade edildiği, mahalle muhtarlıklarınca da baba adı belirtilmediğinden tespit yapılamadığının bildirildiği, İlçe Jandarma Komutanlığının 09/03/2005, 05/07/2005 ve 26/10/2005 tarihli yazılarıyla da bir kısım kişilerin adreslerinin bildirildiği, tanık ...’in 30/03/2006 günlü celsede alınan beyanında Kızıltepe Belediyesinde hiçbir zaman çalışmadığını, Yukarıazıklı Köyünde ... isimli başka şahısların da olduğunu beyan ettiği; Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuarının 2003/548 uzmanlık numaralı raporunda ücret bordrolarında isimleri bulunan şahıslar adına atfen atılan imzaların aynı veya birkaç şahıs eli ürünü olup olmadığı hususunda kesin bir sonuç beyanında bulunulmasının mümkün olmadığının bildirildiği;

Mardin Cumhuriyet Başsavcılığının 03/04/2011 gün 2001/403 Esas sayılı iddianamesi ile iş bu dava dosyasındaki iddialar ile aynı şekilde “1999 yılı yerel seçimlerinden önce birçok işçi belediyede fiilen çalışmadıkları halde, çalışıyormuş gibi gösterilerek işçi bordrosu düzenlenip, kendilerine ücret tahakkuk edilmek suretiyle evrakta sahtecilik suçunu işledikleri” iddiasıyla 765 sayılı TCK'nın 339. maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle ..., ..., ... ..., ... , ... , ... ve ... haklarında kamu davası açıldığı, yargılamada incelenip sureti alınmayan bu dosyanın sanık müdafiince 12/10/2001 günlü celsede Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2000/51 Esas sırasında kayıtlı olduğunun belirtildiği, Ulusal Yargı Ağı Projesi kayıtlarının incelenmesinde mahkemenin 2001/51 Esas sırasına kayıtlı olduğu anlaşılan dosyada 2007/208 sayılı Kararla sanıkların beraetlerine karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin tespit edildiği anlaşılmakla; ... ’ın duruşmada da sonuçta tekrar ettiği C.Başsavcılığında alınan 06/03/2000 günlü ifadesinde işçi puantaj cetveli ile bir kısım tahakkuk müzekkeresi ve verile emirlerindeki ve teklif yazılarındaki kendisine ait olmadığını bir kısmında ise tereddütlü olduğunu ifade ettiği imzaların eli ürünü olup olmadığı hususunda rapor alınıp, mahkemenin 2001/51 Esas, 2007/208 Karar sayılı dava dosyası dosya arasına alınarak iddiaların aynı mahiyette olup olmadığı değerlendirilip, çalıştığı belirtilen işçilerin açık kimlik bilgilerinin tespit edilebileceği yeterli kayıtların olmadığı anlaşılmakla suç tarihinden itibaren geçen zaman aralığı da nazara alınarak, öncelikle suç tarihinde Kızıltepe ilçesinin yaklaşık nüfusunun araştırılması, Belediyede çalışan işçi sayısının çalıştıkları birimler ile tespit edilmesi, suç tarihinde belediyede daimi olarak çalışan işçiler dinlenilerek kanalizasyon temizleme, dere ıslahı, fidan dikimi, cadde-sokak temizliği ve onarımı işlerinin piyasadan temin edilen işçiler tarafından yapılıp yapılmadığının sorulması, bu konuda dosyadaki beyanlarda irdelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 25/01/2011 tarih ve 2010/9-161-2010/191 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı CYY'nın 230. maddesinin 1/c bendine uygun şekilde kararda ulaşılan kanaat ve sanıkların suç oluşturduğu kabul edilen fiillerine açıkça yer verilmesi, deliller ile varılan sonuç arasındaki dosya kapsamına uygun, mantıksal ve hukuksal bağın kurulması gerektiği gözetilerek, isim ve imzası hiçbir belgede yer almayan sanık ...’in, sanık ...’nin görevde olmadığı dönemde vekaleten belediye başkanlığı işlerini yürüten Başkontrolör İsmail Bingöl tarafından düzenlenen 27/08/1999 tarihli inceleme-soruşturma raporunda figüran olarak kullanıldığı belirtilen ve aynı konumda olup eylemleri itibariyle haklarında kamu davası açılmamış olan kişilerden farkları bulunmayan 23/08/1996 gün ve 2261 yevmiye nolu tahakkuk müzekkeresi ve verile emrini ita amiri olarak imzalayan sanık ...’in, 15/10/1996 gün ve 2731-2732 yevmiye nolu tahakkuk müzekkeresi ve verile emirlerini ita amiri olarak imzalayan sanık ...’ın, zimmet iddiasını kabul etmeyen haklarında kamu davası açılmamış olan ..., ..., ..., ... ve ...’ün eylemleri ile aynı mahiyette fiilleri olan sanıklar ... ve ...’un ne suretle tüm zimmet eylemlerine iştirak ettikleri buna ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu açıklanıp tartışılmadan, eksik inceleme ile ve gerekçeden yoksun şekilde,

CMK'nın 150/3 ve 188/1. maddeleri uyarınca sanık ...’e yüklenen nitelikli zimmet suçunun 765 sayılı Kanunun 202/2. maddesi uyarınca cezasının alt sınırının 12 yıl hapis cezası olduğu nazara alınarak müdafii atanması zorunluluğuna da uyulmaksızın yazılı şekilde hükümler kurulması,

Kabule göre de;

Sanıklar ..., ... ve ...'in nüfus kayıtlarına uygun olmayan sabıka kayıtlarına dayanılarak hüküm kurulması, 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanarak 1996-1998 yılları arasında atılı suçu işledikleri kabul edilen tüm sanıklar hakkında anılan Yasanın 53/5 maddesinin uygulanmaması, zincirleme suç hükümlerinin tartışılmaması, sanıkların iğfal kabiliyeti taşıdığı kabul edilen sahte puantaj cetveline dayanarak sahte bordrolar ile belediye veznesinden usulsüz para çekmek suretiyle sahte evraklarla menfaat temin ettikleri kabul edildiği halde sanıklar lehine olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki “sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur” şeklindeki düzenleme nedeniyle, ayrıca bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurularak sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve 180.000.000 lira bilirkişi ücreti dahil edilmeyerek eksik yargılama giderine hükmolunması, Hapis cezasının kanuni sonucu olarak "belirli haklardan yoksun bırakılma" hükmünün uygulanması sırasında yasaklılık sürelerinin belirtilmesi zorunluluğuna riayet edilmemesi,

Kanuna aykırı, sanıklar müdafiileri ve sanık ...’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 14/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.