11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/7712 E. , 2011/1322 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Yeşilyurt (Malatya) Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.02.2009 tarih ve 2005/59 - 2009/21 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin eski ortağı ve yönetim kurulu başkanı olduğunu, kooperatifin imkanlarının kısıtlı olması nedeniyle almış olduğu parseli fiilen ikiye böldüğünü ve bir yarısına 10 dairelik bir blok inşa ettiğini, diğer yarısına ise yalnızca temel attığını, müvekkilinin de içinde bulunduğu yönetim kurulunun 16.08.2001 tarihli kararı ile arsanın yarısının ve üzerindeki temelin müvekkiline satışına karar verildiğini, bu yerin bedeli olarak müvekkilinden 4.000 TL'nın tahsil edildiğini, taraflar arasındaki satış protokolüne göre yapılacak genel kurulda A ve B blokların ifraz edileceğini ve müvekkiline tapunun verileceğini, müvekkilinin 21.09.2004 tarihinde ifraz işlemlerinin yapıldığını ve kendisine verilmesi gereken tapunun kooperatif yöneticilerinin yakınlarına verildiğini haricen öğrendiğini ileri sürerek dava konusu 4462 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan tapusunun iptali ile müvekkili adına tescil edilmesine, tescil talebi yerinde görülmezse fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL'nın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının dava konusu yeri mal edinme aşamalarında usulsüzlükler olduğunu, 11.03.2001 tarihli genel kurul tutanağında satımla ilgili Bir hüküm yokken yönetim tarafından satış yapıldığını, sonraki zamanlarda davacının kötü yönetimi nedeniyle kooperatifin borçlandığını, sonraki yönetimin borçları ödemek için ödeme planı çıkardığını, davacıya 21.000 TL borç çıkarıldığını, davacının bunu kabul ettiğini ve 21.000 TL'lık bonoyu yönetime verdiğini, tapunun davacıya verilmesi için tapu müdürlüğüne gidildiğinde taşınmazların hacizli olduğunun öğrenildiğini, bunun üzerine davacının almış olduğu gayrimenkullerden vazgeçerek verdiği bonoyu geri istediğini, alınan senedin davacının aldıklarını kooperatife bırakacağını taahhüt etmesi üzerine kendisine iade edildiğini, davacının kooperatiften herhangi bir alacağının kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ilgili parselin davalı kooperatif tarafından konut yapımı için ifraz edilerek A blok denilen kısımda yapılan 10 adet dairenin ortaklara dağıtımının yapıldığı, B Blok denilen yerin arsası ile üzerindeki temelin satış protokolü ile davacıya 4.000 TL bedelle satıldığı, satış protokolünün resmi şekilde ve Kooperatifler Kanunu’nun 59/6 maddesine uygun olarak yapılmadığı, bu nedenle geçersiz olduğu, davacının ödediği bedelin sebepsiz zenginleşme kurallarına göre ve denkleştirici adalet ilkesi gereğince iadesini talep edebileceği, iadesi gereken miktarın 7.231,20 TL olarak tespit edildiği, davalı gerçek kişilerin anılan sözleşmede taraf olmadıkları gerekçesiyle davalılar Süleyman, Şirin ve Songül yönünden davanın husumetten reddine, davalı kooperatif yönünden tapu iptal ve tescil davasının reddine, tazminat talebinin kısmen kabulü ile 7.231,20 TL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı kooperatiften tahsiline karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 1163 sayılı Yasa'nın 42/6. maddesi hükmü uyarınca satış usulünün genel kurulca karara bağlanmamış olması nedeniyle yapılan satışın geçersiz olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Mahkemece tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen, yargılama giderlerinin tamamından davalı kooperatif sorumlu tutulmuştur. Mahkeme kararının bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca anılan yönden davalı kooperatif yararına düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.