Esas No
E. 2010/3589
Karar No
K. 2010/3424
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2010/3589 E.  ,  2010/3424 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 3.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.03.2007 tarih ve 1998/1485-2007/159 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı temsilcisi ile katılma yoluyla davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalıların müvekkilinin 1993-1994 ve 1995 yılı döneminde yöneticilik görevinde bulunduklarını, bu dönemde ortaklardan tahsil edilen aidatlardan yapılan harcamalar mahsup edildiğinde zimmetlerinde para kaldığının ortaya çıktığını, yapılan suç duyurusundan sonra haklarında açılan ceza davasının derdest olduğunu, bu davada verilen rapor ile durumun açıklığa kavuştuğunu ileri sürerek, 3.000.000.000 TL’nın %80 oranında reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, derdestlik itirazında bulunarak TCK.nun 202 nci maddesi uyarınca zararın ceza davasında ödettirilmesi ihtimali bulunduğunu, ayrıca davacı tarafından aynı olaylarla ilgili iki ayrı dava açıldığını, diğer iddiaların tamamen yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ...’ın davacının yönetim kurulu üyeliği veya müdürlük sıfatının bulunmadığı, iki ortağın sabit ortak olarak alınmasına karar verildiği, ancak genel kurulun bu ortakları normal ortak gibi devam etmeleri yönünde karar vermediği, anılan ortakların ihraç edildikleri, davacının bu nedenle zararının doğmadığı, 30.07.1993 ve 30.12.1993 tarihlerinde davalı ...’a yapılan ödemelerinin mesnedinin olmadığı, yüklenici tarafından ödenmesi gereken kaçak inşaat cezasının kooperatifçe ödendiği, bu şekilde kooperatifin zarara uğratıldığı, ayrıca inşaatın ihale usulü yaptırılmasına karar verilmesine rağmen dava dışı firmaya ödenen 200 torba çimento bedelinin de usulsüz bulunduğu gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın reddine, 304.16 YTL kooperatif zararının diğer davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı temsilcileri ile katılma yoluyla davalılar vekili temyiz etmiştir.

1.Dava, davacı kooperatifin yöneticisi bulunan bir kısım davalılar ile eylem ve işbirliği içinde olduğu ileri sürülen diğer davalının zarara neden oldukları iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. İşbu dava, davalı ... dışındaki davalılar bakımından sorumluluk davası niteliğinde olup,

TTK'nun 341 nci maddesi uyarınca böyle bir davanın görülebilmesi için, genel kurulun bu yönde karar alması ve davanın denetçiler tarafından açılması gerekmektedir. Fakat, anılan yönteme uyulmaması davanın hemen reddi sonucunu doğurmamalıdır. Bu halde, davacı tarafa HUMK'nun 39 ve 40 ncı maddeleri uyarınca eksikliğin giderilmesi için önel verilmesi, usulü eksiklik giderildikten sonra davaya bakılması gerekir.

Somut olayda davalı yöneticiler hakkında dava açılması yönünde genel kurulca bir karar verilmiş ise de temyize konu bu dava denetçiler tarafından değil, yöneticiler tarafından açılmıştır. Davacı kooperatif tasfiye aşamasındadır. Ancak, tasfiye kurulu dışında denetim kurulunun olup olmadığı hususu üzerinde durulmamıştır. Davacının 30.07.2004 tarihinde yapılan genel kurulunda da yönetim, denetim ve tasfiye kurullarının aynı kişilerce devamına ve görev sürelerinin üç yıl daha uzatılmasına karar verilmiştir.

Bu durum karşısında, davacının denetim kurulunun kim veya kimlerden oluştuğu hususu araştırılıp, denetim kurulunun açılan bu davaya muvafakatlerinin temini, davanın denetim kurulu tarafından veya onlar tarafından verilmiş vekaletname uyarınca vekil vasıtasıyla devamının sağlanması için davacı tarafa süre verilmesi ve açıklanan usulü eksiklik tamamlandıktan sonra işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

2.Ayrıca, hükme esas alınan bilirkişi raporu denetime elverişli olmadığı gibi karar vermeye de yeterli değildir. Zira, anılan rapor esas itibariyle davalılar hakkında açılan ceza yargılamasında sunulan rapor temel alınarak düzenlenmiş olup, kooperatif evraklarının sağlıklı olmadığı açıklanmıştır. Davada uzun süre ceza davasının sonucu beklenmiş, bu dosya da davalılara isnat edilen suçun zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle sonuçlanarak kesinleşmiştir. Taraf vekilleri hükme esas alınan bilirkişi raporuna davacı ile dava dışı yüklenici arasındaki sözleşmeye, genel kurul kararlarına, taraflar arasında cereyan eden derdest davalara dayalı olarak itirazlarda bulunmuşlardır. Ancak, itirazlar doğrultusunda ek rapor alınmadığı gibi yeniden bir inceleme de yaptırılmamıştır. Karar gerekçesinde bu itirazlara neden itibar edilmediği de açıklanmamıştır. Bu durum karşısında, taraf vekillerinin rapora yönelik itirazları dikkate alınıp, bilirkişilerden ek rapor alınması veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.