10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/14410 E. , 2024/449 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 1. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalılar... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş ve ... vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 17.08.2016 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. II. CEVAP
1.Davalı... ve Astaldi Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Astaldi Ortaklığı, Kuzey Marmara (3. Boğaz Köprüsü Dahil) Otoyolu Projesi kapsamındaki bir kısım işleri ... Metal Çelik İnş. San. Paz. ve Tic. Ltd. Şti.ye anahtar teslim şekilde devredildiğini , söz konusu "modüler su tankı sökümü" işinin de bu kapsamda olduğunu, bu itibarla anahtar teslim şeklinde devredilen işlerle ilgili olarak müvekkili şirketlerin ve adi ortaklığın sorumluluğu olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı ... Metal Çelik .. Ltd Şirketi davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
1.337.585,64 TL maddi tazminatın, 30.000,00 TL manevi tazminatın 17.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...’a ödenmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın 17.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili davacı .....’a ödenmesine, 5.000,00 TL manevi tazminatın 17.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili davacı ....’a ödenmesine, 5.000,00 TL manevi tazminatın 17.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacı Mehmet Kolsuz’a ödenmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar...
İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılar arasında anahtar teslimi niteliğinde iş olup asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, davacının davalı ... Şirketi çalışanı olduğunu, davacının maluliyetinin %60'ın altında kalmakla pasif dönem hesaplaması yapılmasının mümkün olmadığını, kaçınılmazlık ilkesinin nazara alınmadığını ve tecrübeli olan davacının kusursuz olduğunun kabul edilmesinin yerinde olmadığını, davacının kusuru nedeniyle iliyet bağının kesildiğini ve işverenin sorumluluğunun ortadan kalktığını, davacının zemin ve sepet yaklaşmadan sepete atladığını, kusur oranlarının hatalı olduğunu, davacının maluliyet oranının kesinleşmediğini, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun maluliyet oranlarını kabul etmediklerini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketlerin oluşturduğu iş ortaklığının Kuzey Marmara Otoyolu Projesi kapsamında demir doğrama ve çelik işleri, duvar temin ve montaj ile prefabrik alın prepatı panel montajı işlerini ayrı sözleşmeler ile davalı ... Metal Çelik İnş San. Pazarlama ve Ticaret Ltd. Şti. şirketine gördürdükleri, bu kapsamda davacının davalı şirketlerin oluşturduğu iş ortaklığına ait şantiyede hurda su tankının sökümü için çalışıyorken tankın altındaki beton tablanın kırıldığı ve davacı ...'ın yüksekten düşme suretiyle yaralandığı, davalı şirketlerce işin tamamının değil, işin bir bölümünün davalı ... Şirketine gördürüldüğü, işin davalı şirketlerin oluşturduğu iş ortaklığına ait işyerinde görüldüğü, iş ortaklığınca yapılan iş kapsamında İş Teftiş Kurulu başkanlığınca düzenlenen tutanak içeriğinden iş ortaklığının kendi çalışanlarını da istihdam ettiği anlaşılmakla davalılar arasında yapılan sözleşmelerin eser sözleşmesi niteliğinde olmadığı ve bu kapsamda davalıların kendi işlerini ihale ile diğer davalı ... Metal Çelik Ltd . Şti’ye vermesi onu asıl işverenlik sıfatından ve bunun doğal neticesi olarak da sorumluluktan kurtarmayacağı, bu durumda kendine ait işi bir başkasına yaptıran kişi ya da kurum alt işverenin (taşeronun) ve bu alt işverenin istihdamlarının kusurlarından onun ile birlikte müteselsilen sorumlu olacağı, iş güvenliği uzmanından oluşan bilirkişi heyetince düzenlenen raporda olayın meydana gelmesinde; davalı şirketlerin oluşturduğu iş ortaklığının %70, davalı alt işveren ... Ltd. Şti.'nin %30 oranında kusurlu olduklarının, davacının beton tabla üzerinde su deposu söküm işini yaparken bu alandaki betonun çürük olduğunu bilme ve kontrol etme şansının olmadığı, kendisine emniyet kemeri, baret verilmediği,iş güvenliği eğitimi, güvenli çalışma talimatı bulunmadığı, kendisinden kaynaklanan tehlikeli hareketin bulunmadığından kusursuz olduğunun mütalaa edildiği, SGK tarafından düzenlenen raporda da aynı kusur oranlarının benimsendiği, hükme dayanak kusur raporundaki bilimsel, teknik ve somut olaya uygun değerlendirmelerin aksine somut bir iddianın belirtilmediği anlaşılmakla davalılar vekillerinin kusur oran ve aidiyetlerine yönelik istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, davacının iş kazası neticesinde sürekli iş göremezlik oranının tespiti bakımından Yüksek Sağlık Kurulunun 57/12303 sayılı, 23.07.2018 tarihli kararı ile davacı ...'ın maluliyetinin %37 olarak tespit edildiği ve akabinde yapılan itiraz üzerine Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinin 09.12.2019 tarihli 20680 sayılı raporunda aynı maluliyet oranının belirlendiği ve maluliyet oranları arasında çelişki bulunmadığından maluliyete dair eksik araştırma ve incelemeye yönelik istinaf başvurusunun yerinde görülmediği, davalıların hesap raporuna yönelik olarak %60'ın altında kalan maluliyet oranı nedeniyle pasif dönem hesaplaması yapılmaması gerektiğini ileri sürerek yargısal içtihatlara dayanmışlar ise de, rücuen tazminat davalarında davacı kurumun rücu alacağının hesaplanmasında %60'ın altında kalan maluliyet nedeniyle pasif dönem hesaplamasının yapılmadığı, ancak davacının SGK tarafından karşılanmayan maddi zararının belirlenmesinde 60 yaşından itibaren ise davacının pasif hesap devresi içinde bulunacağını dikkate alarak asgari geçim indirimi dışlanmış asgari ücret üzerinden hesap yapılması gerektiği anlaşılmakla davalılar... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar...
İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalılar....
İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş ve .... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 ncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davalılar.... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş ve ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.6100 sayılı HMK’nun 297 nci maddesinde düzenlenen “Hükmün Kapsamı” içerisinde “1/b” bendinde “Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerinin” hükümde yer alması gerektiği belirtilmiştir.
3.Dosya kapsamına göre, davacılar ...,...,...,'un karar başlığında isminin yer almaması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
4.Öte yandan karar başlığında ... 'in davalı olarak gösterilmesi de hatalı olmuştur.
5.Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 26.10.2022 tarihli 2021/1250 E. 2022/1953 K. sayılı kararının karar başlığında;
1.Davalı olarak gösterilen ... 'in çıkarılmasına,
2.Davacı olarak gösterilen kısma “...,...,...," un isimlerinin eklenerek yazılmasına ve karar başlığı ile kararının bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.