10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/11117 E. , 2023/11718 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş ve Mahkemece bozma doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiş, Dairemizce yapılan inceleme sonucunda karar bozulmuştur. Mahkemece bozma doğrultusunda yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyerinde 26.02.2008 tarihinden işe giriş bildirgesinin verildiği 24.06.2008 tarihine kadar sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Telekomünikasyon Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dilekçesinde de belirtildiği üzere kendisinin işten çıktığını, kötü niyetli olarak çalışmadığı dönemleri sigortalı olarak gösterilmediğini iddia ettiğini, belirttiği dönemlerde başka iş yerinde çalıştığının ortada olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dilekçesinde belirtilen bildirilmeyen sigortalılık sürelerinde Kurumun hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının kendisinin bu durumu takip edebileceğini, gerekli kayıtları inceleme görevinin davacıya ait olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 28.03.2014 tarih 2012/72 Esas ve 2014/169 sayılı Kararı ile davanın reddine dair karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince 17.09.2015 tarih, 2014/16385 E. ve 2015/16814 K. sayılı ilamı ile " ....Somut olayda, davacının davalıya ait 1075436 sigorta sicil nolu işyerinden verilmiş 24.06.2008 tarihli işe giriş bildirgesinin olduğu, hizmet cetveline göre 24.06.2008-05.05.2009 tarihleri arasında davalı işyerinde sigortalı olarak çalıştığı, tespit istenen dönemde başka işyerinde çalışmasının olmadığı, dinlenen tanıkların bildirimlerin geç yapıldığını beyan ettikleri, 2008 başında işe başladığını beyan eden davalı tanığının 2008 ortasında bildiriminin yapıldığı, dönemi bilen tarafsız bordo tanıklarının dinlenmediği, Kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinde benzer işi yapan işlerle uğraşan işverenler veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanların beyanlarına başvurulmadığı, davacı tanıklarının çalışmayı doğrulamalarına karşın bu kişilerin davalı işyerinde ya da komşu işyerlerinde çalışıp çalışmadıklarının araştırılmadığı, davalı işyerinin kapsamda veya faal olduğu sürelerin araştırılmadığı, davacının çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmediği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, davalı işyerine ait sicil dosyasını Kurumdan getirtmek, Kanun kapsamında işyeri tespit edilemez ise davalı işverenin vergi kaydı, işyeri ruhsatı, elektrik aboneliği, su aboneliği gibi işyeri varlığına delil teşkil eden kayıtlarının olup olmadığını ilgili birimlerden sormak, işyerinin kanun kapsamında olduğu tespit edilirse ihtilaflı dönemin tamamında çalışmayı bilebilecek durumda kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, tanıkların hizmet cetvellerini getirterek dava konusu dönemin tamamında bordrolu olup olmadığını denetlemek, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi, beyanları ile yetinilmemesi veya kanun kapsamında işyeri tespit edilememesi halinde, ..., zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerlerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını alarak tanık beyanları arasındaki çelişkiyi gidermek, işyerinden davacının dosyasının getirtilip, tespit istenen dönemde şubenin tam olarak adının yazılarak Avea Genel Merkezinden davacının hat alım sözleşmeleri yapıp yapmadığının, bu sözleşmelerde pazarlama elamanı olarak yer alıp almadığı, çalıştığına ilişkin herhangi bir kayıt olup olmadığının sorularak davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip, sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır." denilerek kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Bozma İlamı Sonrası Mahkeme Kararı Mahkemenin 23.05.2019 tarih 2016/12 esas 2019/194 sayılı kararı ile kesin süre içerisinde masrafın yatırılmadığı anlaşıldığından, davacının davasının reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairece 19.11.2020 tarih, 2020/5359 E. ve 2020/6808 K. sayılı ilamı ile "...Eldeki dosya kapsamına göre davanın, 506 sayılı Kanun kapsamında hizmet tespiti istemini içermesi karşısında, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle, özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu gözetilerek; hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde, re'sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği gözetilmeksizin, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Mahkemece, davanın kamu düzenine ilişkin olduğu ve davanın delil avansı yatırılmaması nedeniyle reddine karar verilemeyeceği gözardı edilerek, davanın esasına girilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı gerekçeyle reddi yönünde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır." denilmek suretiyle Mahkemece verilen kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozma İlâmına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller, alınan tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının iddia edilen tarihlerde tespit engel olacak sigorta bildiriminin bulunmadığı, davalı iş yerinin faal ve kanun kapsamında olduğu, yukarıda belirtilen tanık beyanlarına göre davacının hizmetlerinin işveren tarafından geç bildirildiği, davacı ile benzer şekilde birçok işçinin hizmetlerinin geç bildirildiği, davalı tarafından gösterilen tanı ...'un beyanıyla bu hususun desteklendiği, tüm tanık beyanlarının bütün olarak değerlendirilmesi ve özellikle tarafsız bordro tanığı ...'in beyanıyla davacının iddiasının ispatlanmış olduğu göz önüne alınarak davanın kabulüne davacının, davalı ... Telekomünikasyon Mad. İnş. Taah. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. nezdinde 26.02.2008 - 24.06.2008 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun'un madde 4/1-a hükmü kapsamında çalışmış olduğunun tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilli temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz başvuru dilekçesinde;
kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu, davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığı, Kurumun davalı değil fer'i müdahil olması gerektiği belirtilerek kararın bozulması istenmiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası hükümleridir.
3.Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.