11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/1158 E. , 2010/3387 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/05/2007 gün ve 2006/227-2007/138 sayılı kararı bozan Daire’nin 19.07.2009 gün ve 2007/13540 - 2009/8686 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili ile davalı TPE vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 05, 29, 30. sınıfındaki mallar için tescilli ve tanınmış olan FORM, FORM ETİ, ETİ FORM markalarının sahibi olduğunu, davalı ...Ş.'nin davacı adına tescilli FORM ETİ ve FORM markalarına benzer olan CHOCO-FORM ibaresinin 29, 30 ve 32. sınıfta yer alan mallar için marka olarak tescili için diğer davalı TPE'ne müracaat ettiğini, müvekkilince yapılan itirazın davalı TPE tarafından kabul edil-diğini, ancak daha sonra davalı tarafından yapılan itiraz üzerine YİDK kararı ile ilan edilen mallar için başvurunun tescile bağlandığının öğrenildiğini beyanla, YİDK'nun 23.4.2004 gün ve M-560 sayılı kararının iptaline, tescilli CHOCO-FORM markasının iptali ile sicilden terkinine, haksız rekabetin tesbit ve men’ine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, tescili istenen CHOCO-FORM ibaresinin FORM VE ETİ FORM markalarının aynı ve ayırt edilmeyecek kadar benzeri olmadığının savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ...Ş. vekili, davacı şirket adına tescilli olan ve davaya mesned alınan markalardan hiçbirinin esas unsurunun tek başına “form” ibaresi olmadığı gibi müvekkili adına tescil edilen marka ile de benzer olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiş; karşı davasında ise, davalının FORM markasını yalnızca bisküvi emtiasında kullandığını, başka emtia üzerinde kullanmadığını ileri sürerek, davalı adına 118808, 135667 ve 2000/24089 numaralar ile tescilli FORM ibaresini ihtiva eden markaların 556 sayılı KHK'nin 14. ve 42. maddesi hükümlerine istinaden hükümsüzlüğüne, markaların sicilden terkinine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda asıl davanın 556 Sayılı KHK’nin 8/b maddesi uyarınca kabulüne, karşı davanın ise hukuksal yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; kararın davalı-karşı davacı ...Ş ve davalı TPE vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 14.7.2009 tarihli kararıyla asıl davaya yönelik temyiz istemlerinin reddine, karşı davacıya ilişkin temyiz istemlerinin ise kabulüyle yerel mahkeme kararının karşı davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir. Bu kez, davacı vekili ile davalı TPE vekilince kararın düzeltilmesi isteminde bulunulmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve karşı davalı ile aynı alanda faaliyet gösteren karşı davacının dava açmakta hukuki yararı olmasına ve 556 sayılı KHK'nin 14. Maddesine dayalı hükümsüzlük davalarında tanınmış markalara yönelik herhangi bir istisnai düzenlemenin de bulunmamasına göre davacı vekili ile davalı TPE vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.