Esas No
E. 2021/3796
Karar No
K. 2023/11595
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Ceza Dairesi         2021/3796 E.  ,  2023/11595 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/915 E., 2016/355 K.
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 42

. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.05.2016 tarihli ve 2015/915 Esas, 2016/355 Karar sayılı kararı ile;

1.Sanık ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalafet suçundan beraat kararı verilmiştir.

2.Sanık ... hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan neticeten; 2 yıl 17 ... 20 gün hapis ve 400,00 TL adlî para cezasına, hak yoksunluklarına ve gümrük kaçağı eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanık ... hakkında eksik ceza verildiğine, dosyadaki mevcut delillere sanık ... hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. Sanık ...'ın temyiz sebebi hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanık ...'ın işlettiği iş yerinde kaçak sigara satışı yapıldığı ihbarı üzerine bahse konu yerden 31.03.2015 tarihinde muhtelif markalarda 133 paket kaçak sigara ele geçirilmiştir.

2.Sanık ...'ın işlettiği diğer bir iş yerinde kaçak sigara satışı yapıldığı ihbarı üzerine Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama emrine istinaden bahse konu yerde 11.05.2015 tarihinde yapılan aramada, iş yerinin asma katından muhtelif markalarda 3612 paket kaçak sigara ele geçirilmiştir.

3.Sanık ... 31.03.2015 tarihli eyleme yönelik savunmasında; bahse konu iş yerinin babasına ait olduğunu, suç tarihinde kendisinin işlettiğini, sigaraları satmak amacıyla bulundurduğunu, sigaraların kaçak olduğunu bildiğini ancak eylemin suç olduğunu bilmediğini, 11.05.2015 tarihli eyleme yönelik savunmasında; bahse konu iş yerini kendisinin işlettiğini, sigaraları satmak amacıyla bulundurduğunu, sigaraların kaçak olduğunu bildiğini ancak eylemin suç olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.

4.Sanık ...'in üzerine atılı 11.05.2015 tarihli eylemine yönelik savunmasında; sigaralarla ilgisinin bulunmadığını, soruşturma aşamasında diğer sanığın ricası üzerine sigaraları sahiplendiğini beyan etmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Katılan ...

İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkındaki Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İsteği Yönünden

1.Sanık ...'a ait iş yerinde ele geçirilen sigaralara yönelik 5271 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği Mahkeme huzurunda doğrulanmayan kolluk ifadesinden başka aleyhine delil bulunmayan ve savunmasının aksini gösterir her türlü şüpheden, uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemeyen sanık ... hakkındaki beraat hükmünde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Katılan ...

İdaresi Vekili ve Sanık ...'ın sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstekleri Yönünden

Sanığın uhdesinde iki farklı tarihte 133 paket ve 3612 paket kaçak sigara ele geçirilmesi, sanığın savunmasında ele geçen kaçak sigaraları satmak amacıyla bulundurduğunu beyan etmesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) "Kanunun bağlayıcılığı" kenar başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; "Ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz." şeklindeki düzenleme gereği eylemin suç olduğunun bilinmediğine dair savunmaya itibar edilmesinin mümkün olmaması nedenleriyle sanık ... ve katılan ... İdaresi vekilinin aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışında sübuta yönelen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;

1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde gereği suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar ... Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı anlaşılmakla; 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ilgili hükümlerin kanuni koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

Kabule göre de;

2.5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen “Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur.” düzenlemesi ile aynı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup, sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında fiili ile orantılı olarak asgari hadden hakça oranda uzaklaşılarak ceza tayini gerekirken, hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde teşdit uygulanmak suretiyle ceza tayini,

3.Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihlerinin 31.03.2015 ve 11.05.2015, iddianame düzenleme tarihlerinin ise sırasıyla 25.06.2015, 11.06.2015 olduğu,

Yapılan UYAP sorgulamasında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/282565 Tebliğname numarası ile iade edilen ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/1052 Esas, 2016/610 Karar sayılı dosyası halen derdest olup iade üzerine ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/274 esasında kayıtlı olduğu, suç tarihinin 21.12.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 28.04.2015 olduğu,

Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar, 16.05.2017 tarihli, 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, dosyaların birleştirilmesi, yerel Mahkemede derdest olan dosyadaki iddianamenin düzenlendiği 28.04.2015 tarihinden sonra işlenen bu dava dosyasına konu 11.05.2015 suç tarihli eylemin hukuki kesintiye uğraması nedeniyle sanığın 11.05.2015 suç tarihli eyleminden ayrıca cezalandırılması ve sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde bu husus nazara alınmadan hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

A. Katılan ...

İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkındaki Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İsteği Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle ...

42.Asliye Ceza Mahkemesinin 20.05.2016 tarihli ve 2015/915 Esas, 2016/355 Karar sayılı kararında katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Katılan ...

İdaresi Vekili ve Sanık ...'ın sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstekleri Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle ... 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.05.2016 tarihli ve 2015/915 Esas, 2016/355 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekili ve sanık ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.12.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.