Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/915
Karar No
K. 2024/127
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İZMİR

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

DOSYA NO : 2022/915 Esas

KARAR NO: 2024/127
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/11/2022
KARAR TARİHİ: 13/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA :

Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; “Davalı yan, İzmir... İcra Müdürlüğünün...E. sayılı icra takibine haksız ve yersiz olarak takibi uzatmak maksadıyla borca itiraz etmiştir. Davalı yanın bu haksız ve yersiz itirazı üzerine İcra Müdürlüğü’nce icra takibi durdurulmuştur. Müvekkil şirket, davalı yan ile olan ticari ilişkisinden (müvekkil şirket ile davalı arasında mal alım satımı yapılmaktadır) kaynaklanan ve muhtelif adette faturaya dayanan toplam 24.983,12-TL alacağı bulunmaktadır. Davalı yan, müvekkil şirkete olan borcunu bu zamana kadar ödememiştir. Haricen yapılan görüşemelerde sonuçsuz kalmıştır. Akabinde müvekkil şirket davalıdan olan alacağını tahsil edebilmek için 24.983,12 TL asıl alacağın tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip yapılmış ; davalı 12.10.2022 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurmuştur. Akabinde İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... sayılı dosyası ile arabuluculuk görüşmeleri yapılmış, ekte sunulu tutanakla sabit anlaşma sağlanamamıştır. Davalı yan itirazında müvekkil şirkete herhangi bir borcu bulunmadığı gerekçesiyle icra takibine haksız ve yersiz olarak itiraz etmiş ise de yargılama sırasında tarafların ticari defterleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ve taraflar arasındaki cari hesap hareketleri incelendiğinde davalı yanın müvekkil şirkete 24.983,12 TL borcu olduğu ispatlanacaktır. Taraflar arasındaki ticarete ilişkin kesilen faturalar da dilekçemiz ekinde sunuludur. Davalı, takibin dayanağı olan faturalara yasal süre içinde itiraz etmemek suretiyle faturaların münderecatını kabul etmiş olduğundan borçlu olmadığını ileri süremez. Açıklanan nedenlerle müvekkilin alacağı sabit olup, davalı yanca müvekkilin mağduriyetine yol açılmıştır. Bu sebeple de takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir." şeklinde talep ve dava ettiği görülmüştür.

SAVUNMA

Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde;

Davacı tarafın müvekkil şirket aleyhine beyan ve iddialarını kabul etmemekle birlikte açılan işbu dava haksızdır. Müvekkilin davacı şirkete böyle bir borcu yoktur. Dolayısıyla bu bedel haksızdır. Müvekkil şirket ile alacaklı görünen şirket cari hesapta mutabık değildir. Mahkemenizce dosyanın toplanan tüm delillerle birlikte bilirkişiye gönderilmesi ve bilirkişi raporu hazırlanması gerekmektedir. Cari hesaplarla ilgili bilirkişi raporu alınması gerektiği, alınan raporun hükme elverişli olması ve ayrıntılı olması gerektiği sabittir. Yargıtay... Hukuk Dairesi,... K. 25.9.2012 tarihli kararında "...DENETLEYEN BİLİRKİŞİDEN GEREKÇELİ, AÇIKLAMALI VE DENETİME ELVERİŞLİ EK RAPOR VEYA KONUSUNDA UZMAN OLAN BİR HEYETTEN RAPOR ALINARAK OLUŞACAK SONUÇ ÇERÇEVESİNDE KARAR VERİLMESİ GEREKİRKEN YETERSİZ BİLİRKİŞİ RAPORU İLE HÜKÜM TESİSİ DOĞRU OLMAMIŞ, mahal mahkeme kararının temyiz incelemesi sonucunda onanmasına dair Dairemizin 07.03.2012 tarih, ...karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, kararın yukarıdaki gerekçelerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.'' denilerek bilirkişi raporunun önemine, ayrıntılı, gerekçeli olması gerektiğine ve denetime elverişli olması gerektiğine dikkat çekmiştir.

Bu kapsamda dava konusu anlaşmazlığa ilişkin bilirkişi raporu alınması gerektiği aşikardır. Müvekkil şirket aleyhine başlatılan icra takibinde müvekkilin borçlu olduğu herhangi bir rakam bulunmamaktadır, bu nedenle tarafımızca itiraz edilmiştir.

Davacı tarafın, müvekkil şirketin takibi uzatmak amacı ile itiraz ettiğine ilişkin iddiaları yerinde değildir. Müvekkil şirket hiçbir borcu olmadığı için itiraz etmiştir. Bu nedenlerle borca, faize ve her türlü ferilerine itiraz etmiş fakat davacı taraf haksız bir şekilde işbu davayı açmıştır. Tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Yukarıda açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenlere dayanılarak; Davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ederim." şeklinde talep ettiği görülmüştür.

GEREKÇE

Dava; İİK 67. Maddesi uyarınca açılmış İtirazın İptali Davasıdır. Uyuşmazlık; davacı ve davalı şirketler arasında bulunan cari hesap ilişkisi kapsamında davalının davacıya dava değeri kadar borcu bulunup bulunmadığına ilişkindir.

Ticari uyuşmazlıklarda "Arabuluculuk" bir dava şartı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir.

Davacının dava öncesi arabuluculuk bürosuna başvurduğu, ancak anlaşmanın sağlanamadığı, böylelikle dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk yolunun tüketildiği ve dava şartının yerine getirilmiş olduğu dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz olunan arabuluculuk son oturum tutanağından anlaşılmaktadır.

TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır düzenlemesi gereği, davaya konu borç ilişkisinin davacı ve de davalı tarafın tacir olduğu ve her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması nedeniyle eldeki davanın Nisbi Ticari Dava olduğu değerlendirilmiş ve mahkememizin görev alanında kaldığı anlaşılan dosyada yargılamaya devam olunmuştur.

İİK'nın 67/1 maddesi "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmünü içermektedir. Bu hükme göre; itirazın iptali davalarında 1 yıllık hak düşürücü süre itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren başlamaktadır. İtiraz tebliğ edilmedikçe bu süre başlamaz. Ayrıca icra dosyasında alacaklının icra işlemleri yapmış olması itirazın tebliği anlamına gelmemektedir. Bu nedenlerle davalı tarafından yapılan borca itiraz gereği icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, yapılan incelemede takip dosyasında borçlunun itirazına ilişkin dilekçenin alacaklıya tebliğ edildiğine dair herhangi bir dilekçe yahut mazbata bulunmadığı görülmüştür. Buna göre 1 yıllık hak düşürücü sürenin işlemediği ve işbu davanın hak düşürücü süre dolmadan açılmış olduğu anlaşılmaktadır. Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürmüş oldukları delilleri mahkememizce toplanmıştır. Denizli Talimat Mahkemesince aldırılan 09/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda; T.C. İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin, ... Esas Sayılı dosyaya sunulan davacı ve davalı tarafça dosyaya sunulan deliller, davacının defter ve belgeleri ile karşılaştırılmış, tespitler neticesinde, Raporun yukarıdaki bölümlerinde etraflıca açıklandığı üzere, aşağıda özetle; Davacının davalıdan 24.983,12-TL alacaklı olduğu tespit ve kanaatini bildirmiştir.

Mahkememizce aldırılan 11/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı Ticari Defterlerinin Tasdikine İlişkin Yapılan İncelemede; Davalının 2020-2021-2022 yıllarında e-defter kapsamında olduğu, 1 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel Tebliği’nde hüküm altına alındığı üzere; Açılış Onayı: Hesap döneminin ilk ayına ilişkin olarak alınan elektronik defter beratını, Kapanış Onayı: Hesap döneminin son ayına ilişkin olarak alınan elektronik defter beratını ifade ettiği, buna göre davalının açılış onayı yerine geçen 2020-2021-2022-Ocak ayı E-defter beratlarını ve kapanış onayı yerine geçen 2020-2021-2022 Aralık ayı e defter beratlarını yasal süresinde aldığı, Ticari defterlerin 213 sayılı VUK 221. ve 222. maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK’nun 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı değerlendirmesinin takdiri Sayın Mahkeme'nizde olmak üzere; 6102 sayılı T.T.K 64/3. maddesi uyarınca yapılması gereken kapanış tasdikinin 2020-2021-2022 yılı yevmiye defterleri için süresinde yaptırıldığı, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, ve birbirini doğruladığı tespit edilmiş; Davalıya ait ticari defter kayıtlarında ise, davacının davalıya 2020-2021-2022 yıllarında toplam 43.611,33-TL tutarında fatura düzenlediği, davalının toplam 18.628,21-TL tutarında ödemede bulunduğu, bu ödemeden sonra davacının davalıdan 24.983,12-TL alacağının kaldığı, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 24.983,12-TL tutarında alacaklı olduğu, takibin asıl alacağının da bu tutar üzerinden başlatıldığı tespit edilmiştir." şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.

Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Tarafların ticari defterlerinin 213 sayılı VUK 221 ve 222. maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK’nun 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6102 sayılı TTK 64/3. maddesi uyarınca yapılması gereken kapanış tasdikinin 2020-2021-2022 yılı yevmiye defterleri için süresinde yaptırıldığı, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, ve birbirini doğruladığı; Davacının defter tasdik bilgileri nazara alındığında defterlerin VUK ve TTK'da belirtilen hükümlere uygun olarak tutulmuş olduğu; Davalıya ait ticari defter kayıtlarında ise, davacının davalıya 2020-2021-2022 yıllarında toplam 43.611,33-TL tutarında fatura düzenlediği, davalının toplam 18.628,21-TL tutarında ödemede bulunduğu, bu ödemeden sonra davacının davalıdan 24.983,12-TL alacağının kaldığı, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 24.983,12-TL tutarında alacaklı olduğunun kabulü ile aşağıdaki karara hükmolunmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1..Davanın KABULÜ İLE;

Davalının İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra takibine yapılan İTİRAZININ İPTALİNE, takibin 24.983,12-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren Avans Faizi işletilmesine,

2.İİK madde 67 gereğince hüküm altına alınan alacağın % 20'si oranında hesaplanan 4.996,62-TL İcra İnkar Tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 1.706,59-TL harçtan peşin alınan 301,73-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.404,86-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

4.Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13, 14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

5.Davacı tarafından yatırılan Başvurma Harcı, Peşin Harç ve vekalet Harcından oluşan toplam 393,93-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 -TL Vekalet Ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.Davacı tarafından yapılan 3.100,00-TL bilirkişi ücretinin ve 183,00-TL tebligat ve posta ücreti olmak üzere toplam 3.283‬,00-TL Yargılama Giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8.Taraflarca yatırılan Gider Avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, HMK 341 maddesi gereğince miktar itibariyle Kesin Olarak verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 13/02/2024 Katip...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.