6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2022/3825 E. , 2024/670 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
1.Sanık ... Hakkında Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçundan Kurulan Hükmün İncelemesinde
Sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca verilen ''hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına'' ilişkin karara karşı, 5271 sayılı Yasa'nın 231/12. maddesine 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Yasa'nın ile ek fıkrası uyarınca itiraz yolu açık olup, temyiz olanağı bulunmadığından, 5271 sayılı Yasa'nın 264/1. maddesi uyarınca sanık müdafiinin yasa yolu ile merciinde yanılması, haklarını ortadan kaldırmayacağından, aynı maddenin 2. fıkrasına göre itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin iadesi gerektiği düşünülmüştür.
2.Sanıklar Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükmün İncelemesinde 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun'un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafiilerinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddi gerektiği düşünülmüştür.
3.İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesi birinci fıkrasının (a) (c) ve (d) bendi gereğince, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 109 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarının (a) ve (b) bentleri özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 134 üncü maddesinin birinci ve ikinci cümlesi gereğince cezalandırılmaları istemiyle 12.05.2018 tarihinde kamu davası açılmıştır.
2.Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.09.2019 tarih ve 2018/352 Esas, 2019/453 Karar sayılı kararı ile sanıkların nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesi birinci fıkrasının (a) (c) ve (d) bendi, 62 nci madde gereğince, 10 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, yine sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 109 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarının (a) ve (b) bentleri, 62 nci madde gereği 3 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 134 üncü maddesinin birinci fıkrası ve aynı maddenin ikinci cümlesi ile 62 nci madde gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına sanık ... hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
3.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 27.01.2020 tarih ve 2019/3204 Esas, 2020/205 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekili ve sanıklar müdafıilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar Müdafiilerinin Temyiz Sebepleri Yağma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına, sanıkların beraat etmeleri gerektiğine yönelik olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanıkların suç tarihinde katılanı yağmalamak için aralarında anlaştıkları bu kapsamda sanık ...'un arkadaşı Kevser'i araçla bir yere bırakması için katılanı çağırdıkları, katılanın söyleneni yaparak sanık ...'un arkadaşını belirtilen yere bıraktıktan sonra geri döndüğü, kapıyı ...un açarak katılanı eve aldığı birlikte odaya geçtikleri sırada diğer sanıklar ... ve ...'un ortaya çıktığı, sanık ...'un katılana yumruk atıp boğazına bıçağı dayayarak soyunmasını istediği korkan katılanın çırılçıplak soyunduğu, ardından sanık ...'un da kısmen soyunduğu bu şekilde cep telefonu ile görüntülerini çektikleri, ardından sanık ...'un isteği ile sanık ...'nin dışarıdan iki adet boş senet getirdiği bu senetleri katılana doldurtup üzerine 30.000,00 TL yazmak suretiyle imzalattıkları, sonrasında katılanın üzerinde bulunan araç anahtarı ve araca ait ruhsatı aldıkları aracı kendilerine devretmelerini istedikleri ancak araç kaydının katılana ait olmaması üzerine katılanı serbest bıraktıktan sonra kendisini telefonla arayarak araca ait anahtar ve ruhsatı alması için eve gelmesini söyledikleri kabul edilmiştir.
2.Katılanın aşamalarda değişmeyen beyanları dosya içerisinde mevcuttur.
3.Sanıkların suçu kabul etmeyen ancak olay günü katılanın sanıklardan Sevgi'ye olan borcu için senet düzenleyip verdiğine dair ifadeleri dosyada bulunmaktadır.
4.Taraflara ait İletişim tespiti (HTS) kayıtları ve çekilen fotoğraflar ile bilirkişi raporu dosyada mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen dava konusunda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
Sanık hakkında 5271 sayılı Yasa'nın 231/5. maddesi uyarınca verilen ''hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına'' ilişkin karara karşı, 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesine 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Yasa ile ek fıkrası uyarınca itiraz yolu açık olup, temyiz olanağı bulunmadığından, 5271 sayılı CMK'nın 264/1. maddesi uyarınca sanık müdafiinin yasa yolu ile merciinde yanılması, haklarını ortadan kaldırmayacağından, aynı maddenin 2. fıkrasına göre itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin iadesi gerektiği görülmüştür. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun'un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafiilerinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddi gerektiği anlaşılmıştır.
Sanıklar müdafiilerinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir Ancak;
Sanıkların hep birlikte plan yaparak katılanın çıplak fotoğraflarını çekip katılana 30.000.00 TL bedelli iki adet senedi zorla doldurtup imzalattıkları, ayrıca katılanın araç anahtarı ve ruhsatına da zorla aldıklarının kabul edildiği olayda, sanık ...'nin olayın hemen akabinde katılanı arayarak araç anahtarını ve ruhsatını alabileceğini söylemesi üzerine katılanın arkadaşlarıyla eve giderek anahtarını ve ruhsatını alması karşısında; kısmi iade nedeniyle sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermeyeceğinin katılandan açıkça sorularak rıza göstermesi halinde sanıklar hakkında 5237 sayılı Yasa'nın 168/4. maddesinin yollamasıyla Yasa'nın 168/3-1. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmemesi sebebiyle kararda hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
1.Sanık ... Hakkında Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçundan Kurulan Hükmün İncelemesinde
Ön inceleme bölümünde (1) numaralı paragrafta açıklanan nedenle sanık hakkında 5271 sayılı Yasa'nın 231/5. maddesi uyarınca verilen ''hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına'' ilişkin karara karşı, 5271 sayılı Yasa'nın 231/12. maddesine 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Yasa ile ek fıkrası uyarınca itiraz yolu açık olup, temyiz olanağı bulunmadığından, 5271 sayılı Yasa'nın 264/1. maddesi uyarınca sanık müdafiinin yasa yolu ile merciinde yanılması, haklarını ortadan kaldırmayacağından, aynı maddenin 2. fıkrasına göre itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin İADESİNE,
2.Sanıklar Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükmün İncelemesinde
Ön inceleme bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının" temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun'un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafiilerinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
3.Sanık Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükme Karşı Temyiz İsteminin İncelenmesine Gelince
Gerekçe bölümünde (3) numaralı paragrafta açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 27.01.2020 tarihli ve 2019/3204 Esas, 2020/205 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve resen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görüldüğünden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
17.01.2024 tarihinde karar verildi.