Aramaya Dön

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/459
Karar No
K. 2024/194
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C.

İZMİR

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/459
KARAR NO: 2024/194
DAVA: Tazminat ( Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 17/08/2017
KARAR TARİHİ: 14/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği dava dilekçesi ile özetle; 01/09/2015 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ... Sokak üzerinden gelip ... Caddesi Sanayi istikametine dönüş esnasında sürücü ...'in sevk ve idaresindeki tescilsiz motosikleti ile ... Caddesi Özerinden gelip BP Kavşağı istikametine seyir halinde iken ... Caddesi üzerinde İl Tarım Kooperatifi önünde otomobile çarpmamak için motosiklet sürücüsünün sola kırmasıyla kaldırıma çarpması neticesinde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında sürücü olarak bulunan müvekkilinin ağır derecede yaralandığını, kaza sonucunda müvekkilinin Urla Devlet Hastanesi'nda tedavi gördüğünü, söz konusu kazanın Urla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturmasının yürütülmekte olduğunu, kaza sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağında sürücü ... 'ın asli ve tam kusurlu bulunduğunu, ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketinde kaza tarihini kapsar ZMMS poliçesi bulunduğunu, müvekkilinin belirtilen kazadan kaynaklı geçici ve kalıcı maluliyetinin tespiti ile bu maluliyete tekabül eden maddi zararmın davalıdan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği cevap dilekçesi ile özetle; 6704 Sayılı Kanun Gereği Dava Açılmadan Önce Sigorta Şirketlerine Başvuru Şartının bulunduğunu, buna göre, zarar görenlerin sigorta kuruluşu 15 gün içerisinde bir yanıt vermez veya karşılıklı anlaşma sağlanamazsa, dava açma veya Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurma hakkına sahip olacağını, yargılamaya konu somut olayda, davacılar vekili tarafından dava öncesinde eksik belgelerle müvekkil şirkete başvuruda bulunulduğunu, başvuruya ilişkin müvekkil şirketi tarafından verilen cevapta; eksik belgelerin iletilmesinin talep edilmiş olduğunu buna rağmen karşı tarafça eksik belgelerin müvekkil şirkete iletilmek yerine haksız yere huzurdaki davanın açıldığını, işbu sebeple müvekkil şirkete geçerli bir başvuru yapılmaksızın huzurdaki davanın ikame edilmiş olduğunu, 6704 sayılı kanun gereği başvuru şartı yerine getirilmeksizin açılan işbu davanın dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu kazaya ilişkin kusur oranlarının tespiti adli tıp kurumu vasıtasıyla yapılması gerektiğini, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde kusur oranına ilişkin geçerli rapor gönderilmediğini ve kazanın ne şekilde meydana geldiğinin anlaşılamadığını ayrıca trafik sigortasının sigortalı aracın işleteninin üçüncü kişilere verdiği maddi zararın poliçe limitlerinin ve sigortalının kusuru oranında tazmini amacı ile oluşturulmuş bir sigorta türü olup, somut olayda da müvekkil şirketin sorumluluğunun belirlenebilmesi için öncellikle aracın kusur durumunun tespitinin gerektiğini, bununla birlikte kusur oranına ilişkin raporların Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınması gerektiğini ve tespit edilecek hukuki duruma göre de karar verilmesi gerektiğini, davaya konu maluliyet tazminatının uzman bilirkişilerce hesaplanması gerektiğini, Müvekkili olan Şirketin Geçici İş Göremezlik Zararından Kaynaklanan Tazminat Sorumluluğunun bulunmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya ödenmiş veya ödenen Rücuya Tabi tazminat miktarının tespit edilerek müvekkili olan şirket tarafından ödenecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, Müvekkil Şirketin Sorumluluğunun poliçedeki teminat limiti ile sınırlı olduğunu, davacı vekilinin kaza tarihinden itibaren faiz talebinin haksız olup, reddi gerektiğini, davanın dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine, haksız açılan işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE:

Kaza tespit tutanağı: Trafik polis memurları tarafından tanzim edilen 01/09/2015 tarihli “Yaralamalı ve Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının” incelenmesinde; "sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı ... marka otomobili ile ... sokak üzerinden gelen ... Caddesi sanayi istikametine dönüş e esnasında sürücü ...'in sevk ve idaresindeki Şase NLK (...) tescilsiz kuba marka motosikleti ile ... Caddesi üzerinden gelip BP kavşağı istikametine seyir halinde iken ... Caddesi üzerinde İl Tarım Kooperatifi önünde otomobile çarpmamak için motosiklet sürücüsünün sola kırması İl Tarım Kooperatifi önünde kaldırıma çarpması sonucu maddi ve yaralamalı trafik kazası meydana gelmiştir. Bu kaza ile ilgili olarak ... plakalı Renault otomobil sürücüsü ... 2918 KTK.nun 57/1-a (Kavşaklara yaklaşırken kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, geçiş hakkı olan araçlara ilk geçiş hakkını vermemek) kusurunu işlemiş kanaatine varılmıştır. " şeklinde kazanın tanımladığı görülmüştür. Hasar dosyası: Davacının dava tarihinden önce 02/08/2017 tarihinde davalı sigortaya geçici ve sürekli iş göremezlik talepleri için başvuruda bulunduğu, davalı sigortanın herhangi bir ödeme yapmadığı ... numaralı hasar dosyasını açtığı görülmüştür. Trafik Tescil Kayıtları: Kazaya karışan ... plaka sayılı aracın kaza tarihinde ve halen dava dışı sigortalı ...'a ait olduğu tespit edilmiştir.

Sigorta Poliçesi: Davalı sigorta şirketi ile kazaya karışan ... plaka sayılı araç maliki olan dava dışı sigortalı ... arasında, 31/03/2015 - 31/03/2016 tarihlerini kapsayan ZMMS (Trafik) sigorta poliçesi bulunmaktadır. Poliçe limiti, kişi başına sağlık gideri teminatı 290.000.-TL, ölüm/sakatlık teminatı 290.000.-TL' dir.

Ceza Dosyası: Urla ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; sanık Kasim Balaman hakkında şikayetçiler ...ve Müyesser İldem'e karşı, (01/09/2015 ) suç tarihinde işlediği taksirle yaralama suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde; sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın 14/03/2017 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Kusur Raporu: Urla ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası içerisinde İstanbul Trafik İhtisas Dairesinden alınan 01/07/2016 tarihli kusur raporuna göre sanık sürücü ...'ın asli kusurlu, mağdur sürücü ...'in atfı kabil kusuru bulunmadığının mütalaa edildiği görülmüştür.

Mahkememizce Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak Karayolları Fen Heyetinden alınan 02/05/2018 tarihli kusur raporuna göre "davalı şirkete sigortalı aracın sürücüsü ...'ın meydana gelen olayda %75 oranda kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'in ise olayda %25 oranında kusurlu olduğunun mütalaa edildiği görülmüştür. Maluliyet raporu :

1.Ege üniversitesi tıp fakültesi hastanesinin 04/05/2018 tarihli raporuna göre davacı ...'in engellilik ölçütü sınıflandırılması ve engellilere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik hükümlerine göre özür oranının %2 tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 ay olduğu mütalaa edilmiştir.

2.Ege üniversitesi tıp fakültesi hastanesinin 13/05/2019 tarihli raporuna göre davacı ...'in maluliyet tespiti işlemleri yönetmeliği hükümlerine göre özür oranının %5.1 tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 ay olduğu mütalaa edilmiştir.

3.Ege üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin 25/11/2019 tarihli raporuna göre davacı ...'in maluliyet tespiti işlemleri yönetmeliği hükümlerine göre özür oranının %3.3 tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 ay olduğu şahsın 10/04/2018 tarihli muayenesinde tespit edilen bulgulara dayanılarak rapor edilen %5.1 lik maluliyet oranının, şahsın 10/10/2019 tarihli muayenesinde beyan ettiği düzenli spor yapmasına bağlı olarak kas hacminin ve gücünün azalması durumunun düzelmiş olması nedeniyle %3.3e inecek şekilde düzeldiği, en son muayene bulgularına dayanılarak %3.3 lük oranın dikkate alınmasının daha uygun olacağı mütalaa edilmiştir.

Davacının Gelir Durumu: Davacının olay tarihinde 15 yaşında olduğu tespit edilmiştir. Dosyaya alınan SGK-HDC belgesinde davacının 2016 yılında tescil kaydının yapıldığı, Endüstri Meslek Lisesi öğrencisi olması nedeni ile “Eğitim Hizmetleri” kodu ile tescil kaydının oluşturulduğu tespit edilmiştir. Kaza ile ilgili savcılık dosyasındaki belgelerde davacının olay tarihinde öğrenci olduğu tespit edilmiştir. Davacının olay tarihinde öğrenci olması, dava dosyasında davacının güncel gelir ve mesleğine dair bilgi ve belge bulunmaması nedeni ile hesaplamada asgari ücret esas alınmıştır.

Aktüer Raporu: Aktüer Uzman bilirkişi ...'ın 11/05/2020 tarihli hesap raporuna göre; "Davacının teminat limiti dâhilinde talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminat tutarının 32.629,05 TL olarak tespit edildiğini, tazminat koşulları oluşmadığından geçici iş göremezlik tazminatının tespit edilmediğini " bildirilmiştir.

Bedel Artırım Dilekçesi :

Davacı vekili 28/05/2020 tarihli bedel artırım dilekçesi ile; talep miktarını davacı için talep ettiği 100 TL kalıcı işgöremezlik tazminatını 26.003,24 TL daha artırarak, toplam 26.103,24 TL sürekli işgöremezlik tazminatı ile 100 TL. Geçici işgöremezlik tazminatını dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermesini talep etmiş, tamamlama harcını aynı tarihte yatırmıştır. Mahkememiz İlamı: mahkememizce yapılan yargılama neticesinde davacının geçici iş göremezlik tazminatı isteğinin reddine, sürekli iş göremezlik tazminatı isteğinin kabulüne karar verilmiş, anılan karar davalı sigorta vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İstinaf Ortadan Kaldırma Kararı: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11.H.D.’nin 26/05/2023 tarihli, 2020/1761esas ve 2023/810 karar sayılı ortadan kaldırma ilamında: “Davalı vekilinin müterafik kusura yönelik istinaf sebebinin yerinde görülmediği, Yargıtay 17. H.D. son kararlarında bakiye ömrün PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre belirlenmesinin güncel verilere uygun olmadığı, güncel verilere uygun olan TRH 2010 Yaşam Tablosunun uygulanması gerektiği, yeni genel şartlar zamanında düzenlenen poliçelerde yeni genel şartlardaki hesaplama tekniği uygulanamayacağı için tazminat hesabında % 1,8 teknik faiz uygulanmaksızın eski uygulamalardaki gibi progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi icap ettiği, yine Yargıtay 17. H.D'nin son kararlarına göre kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmeliğe göre maluliyet durumunun tespit eden rapora göre aktüer hesap raporunun alınması gerektiği, yeniden verilecek kararda usuli kazanılmış haklar gözetilmesi gerektiği” gerekçesiyle mahkememiz ilamı davalı lehine ortadan kaldırılmıştır.

Aktüer Raporu:Aktüer Uzman bilirkişi ...'ın 08/12/2023 tarihli hesap raporuna göre; Davacının teminat limiti dâhilinde talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminat tutarı 23.358,36 TL olarak tespit edildiğini, kök raporda tespit edildiği üzere tazminat koşulları oluşmadığından geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığı mütala olmuştur. Dava; trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının karşı araç ZMMS sigortacısından tahsiline ilişkin tazminat davasıdır. Dava; trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının karşı araç ZMMS sigortacısından tahsiline ilişkin tazminat davasıdır.

Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1.maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir.

Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiş, 04.12.2021 tarihinde RG’de yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişik Yapılmasına Dair Genel Şartlar uyarınca daha önceki Genel Şartların, 1., 2. 3., 4.,5., 6.,7.,8., 9., 10., 11, 12., 13., 14. ,15., 16., maddelerinde değişiklik yapılmış olup, 17. Maddesi ile de Genel Şartlara Ek-7 eklenerek, Ek-2’ de, sakatlık tazminatlarının nasıl hesaplanacağının düzenlenmiştir. Bu değişikliğin 18. Maddesi ile “Bu genel şartların yayımı tarihinde yürürlüğe girer.” Düzenlemesine, 13. Maddesi ile Genel Şartalırn C.11. Maddesine yapılan ek maddede “Bu genel şartların yürürlük tarihinden sonra yapılan değişiklikler, söz konusu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra akdedilen sözleşmelere uygulanır.” düzenlemesine yer verilmiştir.

Olay tarihinde yürürlükte bulunan, 19.06.2021 tarihinde RG’de yayınlanan 7327 sy İcra ve İflas Kanunun ile Bazı Kanunlarda Değişik Yapılmasına Dair Kanunun 18. Maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 90 ıncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde“Bu tazminatlardan;c) Sürekli sakatlık tazminatı, ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında %2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı ve sürekli sakatlık oranı esas alınarak hayat anüiteleri ile genel kabul görmüş atküerya kurallarına uygun olarak,…hesaplanır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirlenir.” şeklindeki düzenlemenin, 14 Şubat 2023 tarihli 32104 sayılı RG’de yayınlanan Anayasa Mahkemesi’nin 2021/82 esas, 2022/167 karar, 29/12/2022 tarihli kararı ile Anayasa’ya aykırı bulunarak iptaline karar verilmiştir.

Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre belirleneceğine dair düzenleme iptal edilmiştir. T.C. Anayasası’nın 153/6. maddesinde, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.” düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi’nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.

Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnalarının bulunduğu, yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması, benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi hallerinde, usulü kazanılmış hakka göre değil, İBK'na veya geçmişe etkili yeni kanuna ya da Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebileceği (HGK’nın 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 E., 19 K.; 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., 2010/54 K), dolayısıyla bilirkişi raporları alındıktan ve bu raporlar nedeniyle taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakka göre değil sonra Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/824 esas, 2020/1025 karar sayılı, 2019/3373 esas, 2020/1022 karar sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre 04.12.2021 tarihinde RG’de yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişik Yapılmasına Dair Genel Şartlar hükmlerinin ve Ek-2 deki sakatlık tazminatı hesaplama formülasyonunun somut olaya uygulanmasına olanak bulunmadığı, KTK'nun 90. Maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3.kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacıların uğradığı sürekli iş göremezlik zararının tespitinde 6098 sy Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak, Yargıtay tarafından uzun yıllardır benimsenen progresif rant (%10 artırım ve iskonto) yöntemi ve Yargıtay 17. HD’nin 2019/4517 esas, 2021/341Karar sayılı 21/01/2021 tarihli , 2020/2598 esas, 2021/34 karar sayılı 14/01/2021 tarihli emsal kararlarında “Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumu'nca da ilk peşin sermaye değerlerinin hesabında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir. Gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağı” yönündeki gerekçesi dikkate alınarak TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” esas alınarak yapılan hesaplama esas alınmıştır.

Maluliyet oranının kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği, kaza tarihi olan 02.03.2016 tarihinde yürürlükte olan ve trafik kazalarından kaynaklanan iş gücü kayıplarınının tespitini de kapsamına alan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenen iş gücü kaybı oranı hükme esas alınmıştır.

Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; 01/09/2015 günü saat 09:00 sıralarında ... Caddesi üzerinde seyir halinde olan davacı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki plakasız motosikletin gidiş istikametine göre sağ tarafından, ... Sokak üzerinden gelerek sola dönüş için manevra yapan sigortalı sürücü ... sevk ve idaresindeki, davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçeli ile sigortalanan ... plakalı otomobille çarpışmasıyla motosikletin kaldırıma çarpması sonucu davacının yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasının meydana geldiği, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınarak hazırlanan Ege Üniversitesi ABD raporuna göre davacının %2 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayacak ve 9 ay süreyle geçici iş göremezliğe neden olacak şekilde yaralandığı, meydana gelen kazada soruşturma dosyası içinde mevcut bulunan trafik bilirkişi raporu ile İstanbul ATK'dan alınan kusur raporu çeliştiğinden mahkememizce Ankara Karayolları Fen Heyetinden alınan ve çelişkiyi gideren kazanın oluş şekline uygun kusur raporunda belirtilen gerekçelerle sigortalı sürücü ...'ın %75 oranında asli kusurlu, davacı sürücü ...'in ise %25 oranında tali kusurlu olduğu, istinaf ortadan kaldırma gerekçesi dikkate alınarak progresif rant (%10 artırım ve iskonto) yöntemi ve TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” esas alınarak yapılan 08/12/2023 tarihli aktüer bilirkişi ek raporundaki hesaplamaya göre davalı lehine oluşan usuli müktesep hak gözetilerek ve davacının müterafik kusuru dikkate alınarak yaralanması nedeniyle talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatının 23.358,36 -TL olduğu, usuli kazanılmış hak kurumunun, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirildiği, öğretide kabul gördüğü ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline geldiği, anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade ettiği, 1086 sayılı HUMK'nun yürürlükte olduğu dönemde çıkarılan 09/05/1960 tarih, 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında; Yargıtay bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına usulî kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için de zorunluluk doğacağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda da usulî kazanılmış hakka ilişkin açık bir düzenleme bulunmamakta ise de bu ilkenin uygulanma gerekliliğinin HMK hükümleri karşısında da varlığını sürdürdüğü, Bölge Adliye Mahkemesinin ortadan kaldırma kararına uyan mahkemenin, ortadan kaldırma kararı uyarınca işlem yapmak ve hüküm vermek zorunda olduğu, çünkü, mahkemenin ortadan kaldırma kararına uyması ile ortadan kaldırma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli müktesep hak doğduğu, (Yargıtay 4. HD’nin 02/03/2022 tarihli 2021/9364 esas, 2022/3790 karar sayılı, 19/09/2022 tarihli 2022/7066 esas, 2022/10603 karar sayılı emsal ilamları), buradan hareketle mahkememizin ilk kararını yalnızca davalının istinaf ettiği ve ilk hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporundaki diğer hususlarda davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu için, 2020 tarihli ilk aktüer hesap raporundaki veriler esas alınarak yapılması gerektiğinden aktüer bilirkişinin 08/12/2023 tarihli ek raporundaki hesaplama usuli kazanılmış hak gözetilerek yapıldığından hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olduğu davacının sürekli iş göremezlik zararının 23.358,36 -TL olarak kabul edilmesi gerektiği, davacının bedel artırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı isteğini 26.103,24 TL ‘ye yükselttiği, davalı sigorta şirketinin KTK.nın 85 ve 91. Maddeleri uyarınca meydana gelen zarardan sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği ve zarar miktarının poliçe limiti dahilinde kaldığı, davacı, geçici iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuş ise de, geçici iş göremezlik süresi içinde çocuk olan davacının, gelir getirici bir işte çalışmadığı, dolayısıyla iyileşme süresi içerisinde çalışamaması nedeniyle kazanç kaybına uğradığından söz edilemeyeceğinden koşulları oluşmayan geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddi gerektiği anlaşılmakla davacının sürekli iş göremezlik talebinin kısmen kabulü ile 23.358,36 -TL sürekli iş göremezlik tazminatın talep gibi dava tarihi olan 17/08/2017 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin isteğin reddine, geçici iş göremezlik talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacının geçici iş göremezlik istemine ilişkin tazminat davasının REDDİNE,

2.Davacının sürekli iş göremezlik istemine ilişkin tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 23.358,36 -TL sürekli iş göremezlik tazminatın dava tarihi olan 17/08/2017 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin isteğin REDDİNE,

3.Kabul edilen miktar üzerinden hesaplanmış olan 1.595,61 TL nispi harca, peşin alınan ve bedel artırımı ile tamamlanan 120,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.475,21 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan alınarak HAZİNE’ YE GELİR KAYDINA.

4.Dava kısmen kabul edildiğinden davacı tarafın yaptığı 4,60 TL vekalet suret harcı, 443,34 TL davetiye ve posta gideri, 1.200,00 TL kusur bilirkişi heyeti ücreti, 440,00 maluliyet raporu ücreti, 500,00 TL aktüer bilirkişi ücreti, istinaf ortadan kaldırma kararından sonra yapılan 36,66 TL davetiye gideri, 1.500,00 TL aktüer bilirkişi ücreti olmak üzere 4.124,60 TL yargılama giderinden davanın kabul oranı nazara alınarak 3.675,01 TL yargılama gideri ile davacı tarafın karşıladığı 31,40 TL başvurma harcı, 120,40 TL peşin alınan ve bedel artırımı ile tamamlanan harç olmak üzere toplam 3.826,81 TL’nin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine.

Davacı tarafın fazladan yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına.

5.Dava kısmen ret edildiğinden davalı tarafın yaptığı 50,84 TL davetiye giderinden davanın red oranı nazara alınarak 5,55 TL yargılama giderinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine. Davalı tarafın fazladan yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına.

6.Dava kısmen kabul edildiğinden kabul edilen miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine.

7.Dava kısmen reddedildiğinden, reddedilen miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 2.844,88 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine.

8.HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının, davalı tarafından yatırılan delil avanısının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde yatıarn tararflara iadesine, ilişkin, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/03/2024 Katip...

(e-imzalıdır)

Hakim...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.