11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2008/8871 E. , 2010/4559 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.04.2008 tarih ve 2006/86 - 2008/142 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 27.04.2010 gününde davacı avukatı ...ile davalılardan ... ve ... avukatları... ve diğer davalılar ..., ... avukatı ... gelip, diğer davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ...Pamuk Tic. ve San. A.Ş.'nin 12.06.2002 tarihinde yapılan Olağan genel kurul toplantısında, müvekkili ...'i, ...A.Ş.'nin ortaklarından ve ... Tic.San.A.Ş.'nin hissedarlarından olan davalı ...'ın verilen vekaletname ile temsil ettiğini, bu toplantıda müvekkili dahil topladığı tüm vekaletlerle çoğunluğu sağlayarak divan başkanı seçildiğini ve ...A.Ş.'nin devam etmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle tasfiyesinin yapılmasına ve bu doğrultuda şirketin elinde kalan son taşınmazları tasfiye memuru seçilen diğer davalılardan ... aracılığı ile satışı, tasfiyenin sonuna kadar yapılacak masraflar ile vergi borcu ödendikten sonra kalan paranın sermaye paylarına göre ortaklara dağıtılacağı yönünde karar alındığını, tasfiye memuru olarak seçilen ...'ün bu genel kurulda satışına karar verilen taşınmazın kıymet takdiri ve tespitini yapmadan 14.07.2005 tarihinde rayiç bedelinin çok altında bir miktar ile sattığını, davalıların gerek kanun ve gerekse mukavelenin kendilerine yüklediği görevleri kasten yapmadıklarını, önleyici tedbirler almadıklarını, işbirliği içerisinde kusurlu yönetimleriyle usul ve yasa hükümlerine aykırı olarak ve şirket ve şirket hissedarlarının menfaatine aykırı hareket ederek müvekkiline tasfiye payının ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ait haklar saklı kalmak kaydıyla ödenmeyen 6.000,00 YTL'nın, taşınmazların satış tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ve ... vekili, davacının dava konusu tasfiye halinde ...Pamuk Tic. ve San. A.Ş.'nin hissedarı olmadığını, bu şirketin herhangi bir sıfatla temsilcisi de olmayıp bu şirket ile doğrudan bir ilişkisinin de bulunmadığını, bu nedenle davacının iş bu davayı açma hak ve ehliyetinin de bulunmadığını, ayrıca tasfiye işlemlerinin yasaya ve bu konudaki genel kurul kararına uygun olup, taşınmazların satışında piyasa araştırmasının yapıldığını ve tüm hissedarlarında bu satıştan haberdar edildiğini, taşınmazların rayiç değerlerinin üzerinden satıldığını ve davacıya hissesi oranında ödeme yapıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davacının ... Tic. ve San. A.Ş. ortağı, müvekkilinin ise ...Pamuk Tic. ve San. A.Ş. 'nin ortağı olup, müvekkilinin 12.06.2002 tarihli tasfiye kararı alınan olağanüstü genel kurul toplantısında seçilmiş yönetim kurulu üyesi olduğunu, 2 yıl sonra ortaklıktan ve yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldığını, bu nedenle müvekkili aleyhine tazminat davası açma hakkı ve sıfatı olamayacağını, ayrıca müvekkilinin ...Pamuk Tic. ve San. A.Ş.'deki 5.000 TL değerindeki hak ve hisselerinin tamamını, bütün hak ve yükümlülükleri ile birlikte 3. şahıs Kamil ...'a 31.08.2004 tarihinde devretmesi nedeniyle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, ayrıca alınan tasfiye kararı sonucu tasfiye dönemi boyunca şirketi temsil yetkisinin de tasfiye memuru ...'e ait olduğunu, müvekkilinin herhangi bir sorumluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili, davacının dava konusu tasfiye halinde ...Pamuk Tic. ve San. A.Ş.'nin hissedarı olmaması nedeniyle davayı açma hak ve ehliyetinin bulunmadığını, davacının genel kurul kararında alınan tasfiye kararı uyarınca yapılan tüm işlemlerden haberdar olduğunu, yapılan tasfiye ve satış işlemlerinin genel kurul kararına ve yasaya uygun olarak yapıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı ...A.Ş.'nin 12.06.2002 tarihli genel kurul toplantısında tasfiyesine karar verildiği, yönetim kurulu üyeliklerine ... Ticaret AŞ yi temsilen ..., ortaklarından ... ve ... denetçiliğe de ...'nun seçildiği, Adana 183 pafta, 1028 ada, 12 ve 15 parsel gayrimenkuller ile 183 pafta 1029 ada 3 parsel sayılı gayrimenkuller ile İstanbul Küçükköy 14 pafta 13083 parsel sayılı gayrimenkullerin tasyfiye amacıyla satışına karar verildiği, tasfiye memuru ... tarafından satışın yapıldığı, davacı tarafından taşınmazların ucuz bir şekilde satıldığı ve paraların paylaştırılmadığı iddia edilmiş ise de, 12.6.2002 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının iptali için dava açılmadığı, çekişmeli taşınmazların davada yer almayan ...A.Ş.'ne ait olduğu, Sermaye şirketlerine ait TTK'nun düzenlemeleri için de şirket ortaklarının şirket faaliyetlerinden dolayı yönetim kurulu yahut müdürlerin yaptıkları işlemler nedeniyle dava açma olanaklarının bulunmadığı, kaldı ki mevcut davada, dava konusu taşınmazların maliki ...A.Ş.'nin ortağı olan ... A.Ş.'nin ortağı davacının, tasfiye aşamasında yönetim kurulu üyelerinin, denetçinin ve tasfiye memurunun yasal ana sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri kasten ve ihmal nedeniyle yerine getirmediklerinde sorumlu olacağı önleyici tedbirleri almadığından ve şirket hissedarlarının menfaatine aykırı hareket ettikleri ve zarara uğradıkları iddiasıyla dava açılmış ise de, davacının davası yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının ortağı olduğu ... A.Ş.'nin ortak olarak iştirak ettiği ...A.Ş. nin yönetim kurulu ve denetçisi ile ...A.Ş.'nin 12.6.2002 genel kurulunda ... A.Ş.ni temsil eden ... aleyhine açılan, anılan genel kurulda satışına karar verilen 4 gayrimenkulun değerinin altında satılması nedeniyle, tasfiye payının dağıtımından daha az pay alınacağı nedenine dayalı uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı ... A.Ş.'nin ortağı olmakla,aslında davacının iddiası, dava dışı ... A.Ş.'nin zarara uğratıldığına yöneliktir.
TTK’nun 309. maddesi uyarınca uyuşmazlık konusu zarar, paydaş davacının dolayısıyla zararıdır. Davacının, hükmedilmesini istediği tazminatın kendisi adına değil, şirkete verilmesi yönünde dava açma hakkı bulunmaktadır. Bu itibarla zarar ortak veya alacaklının değil, onların çıkarlarının bağlı olduğu şirket varlığında azalma oluşturduğundan ,
TTK'nun 340. maddesi yollamasıyla, aynı yasanın 309. maddesi uyarınca, yönetim kurulu üyelerine karşı açılacak davada, hükmolunacak tazminatın şirkete verilmek üzere istenmesi gerekmektedir. somut olayda kendi adına tazminat isteyen davacının bu istek kalemi yönünden aktif husumetinin bulunmamasına göre, davanın bu gerekçelerle reddi yerine yazılı gerekçelerle reddi doğru görülmemiş ise de sonucu itibariyle doğru olan kararın bu gerekçelerle onanması gerekmiştir.