Danıştay 13. Daire Başkanlığı
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/798 E. , 2023/2698 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ile Türk Eczacılar Birliği arasında akdedilen ve 01/02/2012-01/07/2015 tarihleri arasında yürürlükte olan "Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacılar Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol"ün bir kısım ilaçlara ilişkin reçetelerin tek elden dağıtımı ve belirlenen sıra-limit paylaşımına tabi tutulmasına ilişkin 3.7. maddesinde yer alan hükmün hâkim durumu kötüye kullanarak rekabeti bozduğu iddiasıyla davacı tarafından davalı idareye yapılan şikâyetin reddi ve soruşturma açılmamasına dair ... tarih ve ... sayılı Rekabet Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce, Dairemizin 22/05/2017 tarih ve E:2016/1810, K:2017/1575 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; dava konusu uyuşmazlıkta rekabet ihlâli iddialarının sebebi olarak gösterilen Protokol'ün herhangi bir yargı kararıyla iptal edilmediği, aksine Protokol'ün iptali istemiyle açılan davada Danıştay Onbeşinci Dairesi'nin 09/12/2015 tarih ve E:2013/5975, K:2015/8656 sayılı kararıyla Protokol'ün 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanunu hükümlerine uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, dolayısıyla gerek Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun gerek Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin yerleşik içtihatlarına göre davalı idarenin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun uyarınca inceleme yapmasına ve karar tesisine yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, şikâyet başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, dava konusu kararın dayanağı olan Danıştay Onuncu Dairesi'nin 05/06/2012 tarih ve E:2008/7795, K:2012/2759 sayılı davanın reddi yolundaki kararının temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 10/04/2013 tarih ve E:2012/2606, K:2013/1271 sayılı kararı ile esastan bozulduğu, yapılan karar düzeltme başvurusunun da yine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 24/06/2015 tarih ve E:2014/780, K:2015/2954 sayılı ilamı ile reddedildiği, böylece şikâyete konu Protokolün hukuka aykırı olduğunun ortaya konulduğu, İdare Mahkemesi’nin gerekçeli kararında, ilgili Protokolün iptali istemiyle açılan davada Danıştay Onbeşinci Dairesi'nin 09/12/2015 tarih ve E:2013/5975, K:2015/8656 sayılı kararıyla Protokolün 6643 sayılı Kanun hükümlerine uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğinin ifade edildiği, ancak anılan kararda önceki Protokollerde yer alan hukuka aykırılıkların dava konusu Protokolde yer almadığı, özellikle hastaların ilaca erişimini zorlaştıran usullerin kaldırıldığı anlaşıldığından, iptali istenen Ek-4'ün 15. maddesinin (h) bendindeki hükmün hukuka aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğinin ifade edildiği, bu bakımdan kararın bu davada verilen temyize konu karara dayanak alınmasının mümkün olmadığı, Protokolün 3.7. maddesi hükmünün hukuka aykırılığı açıkça ortaya konulduğundan dava konusu Kurul kararının iptal edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Davacının yargılama aşamasında ileri sürdüğü “dava konusu kararın dayanağı olan yargı kararının ortadan kalktığı ve Protokolün 3.7. maddesi hükmünün hukuka aykırılığının açıkça ortaya konulduğu” yolundaki iddiasının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Davacının da aralarında bulunduğu kişiler tarafından Rekabet Kurumu kayıtlarına 22/11/2013 ve 12/12/2013 tarihleri arasında intikal eden başvurularda; Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile Türk Eczacılar Birliği (TEB) arasında 01/02/2012 tarihinde imzalanan ve 01/02/2012-01/07/2015 tarihleri arasında yürürlükte olan "Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacılar Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol"ün bir kısım ilaçlara ilişkin reçetelerin tek elden dağıtımı ve belirlenen sıra-limit paylaşımına tabi tutulmasına ilişkin hükümlere yer verildiğinden, bu Protokün rekabeti ihlâl ettiği ve 4054 sayılı Kanun uyarınca Eczacı Odaları hakkında soruşturma açılması yönünde davalı idareye şikâyette bulunulmuştur. Dava konusu Kurul kararıyla; anılan protokolün henüz herhangi bir yargı kararıyla iptal edilmediği ve yürürlükte olduğu gerekçesiyle, başvurucuların şikâyeti reddedilerek soruşturma açılmaması yönünde karar verilmiştir.
Davacı tarafından, dava konusu kararın dayanağı olan Danıştay Onuncu Dairesi'nin 05/06/2012 tarih ve E:2008/7795, K:2012/2759 sayılı davanın reddi yolundaki kararının ortadan kalktığı iddia edilmekteyse de, anılan davanın konusunun SGK ile TEB arasında akdedilen “Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol" olduğu ve bu protokolün 09/07/2008 tarihinde davalı idareler arasında imzalandığı; davacının şikâyet konusu yaptığı Protokolün ise SGK ve TEB arasında 01/02/2012 tarihinde imzalanan ve 01/02/2012-01/07/2015 tarihleri arasında yürürlükte olan "Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacılar Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol olduğu anlaşılmaktadır.
Öte yandan, her ne kadar davacı tarafından Danıştay Onbeşinci Dairesi'nin 09/12/2015 tarih ve E:2013/5975, K:2015/8656 sayılı kararının bu davada karara dayanak alınmasının mümkün olmadığı iddia edilmişse de, anılan davanın konusunun SGK ile TEB arasında 01/02/2012 tarihinde imzalanan Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol'de yer alan organ nakli sonrasında kullanılan ilaçları ihtiva eden reçetelerin, sıralı ve üst limit dahilinde dağıtımına ilişkin hükümlerin hastaların mağduriyetine yol açtığı ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla iptali istemi olduğu, bu davada verilen ret kararına karşı yapılan temyiz başvurusunun Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 19/06/2017 tarih ve E:2016/1823, K:2017/2597 sayılı kararıyla reddedilerek Daire kararının onanmasına karar verildiği ve akabinde karar düzeltme isteminin de reddedilmesi üzerine kararın kesinleştiği görülmektedir.
Bu itibarla, Danıştay Onuncu Dairesi'nin 05/06/2012 tarih ve E:2008/7795, K:2012/2759 sayılı kararının konusunun SGK ile TEB arasında 09/07/2008 tarihinde akdedilen Protokol olduğu; davacının Rekabet Kurumu nezdinde şikâyet ettiği Protokole ilişkin açılan davada Danıştay Onbeşinci Dairesi'nin 09/12/2015 tarih ve E:2013/5975, K:2015/8656 sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği anlaşıldığından davacının iddialarının geçerli olmadığı sonucuna varılmıştır. İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
5.2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 29/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.