Aramaya Dön

10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2021/683
Karar No
K. 2024/183
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/683
KARAR NO: 2024/183
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/10/2021
KARAR TARİHİ: 27/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11.02.2020 tarihinde davalılardan -----sevk ve idaresinde bulunan ve mülkiyeti davalılardan ----- ait olup, diğer davalı ---- tarafından ---- poliçe nolu ZMMS ile sigortalanmış olan ----- plaka nolu araç ile ve tam kusurlu hareketleriyle ---- çarpması sonucu davacı müvekkili ---- eşi olan -----ağır yaralandığını ve ambulansla hastaneye sevk edildiğinden itibaren yoğun bakımda tedavi gördüğü, akabinde 14.02.2020 tarihinde vefat ettiği, davalılardan ----olay tarihinde mülkiyeti diğer davalı ----- plaka nolu araçla girilmesi yasak olan ters yöne girdiği akabinde ters yönde olduğu hususunda kendi şeridinde seyretmekte olan farklı bir araç sürücüsü tarafından uyarılması ve durumun tartışmaya dönmesi üzerine aracı bir anda geri vitese alarak hızla geri geri gelmek ve -----çarpması suretiyle elim kazanın meydana gelmesine tam ve ağır kusurlu hareketiyle sebebiyet verdiği, davalılardan --- ---, olay tarihinde mülkiyeti davalılardan----- ait --- plaka nolu araçla, ------ caddesi üzerinde, yol fizikifbeton engelle bölünmüş olmasına rağmen karşı istikametten gelen araçlara ayrılmış yol bölümüne girerek ters istikamette seyrettiği sırada, karşıdan(kendi yolundan) gelen bir araç sürücüsü tarafından uyarılması ve işbu uyarının tartışmaya dönüşmesi üzerine duruma sinirlenerek etrafını kontrol etmeksizin aracını bir anda geri vitese aldığını ve hızla geri gelmek suretiyle müvekkili ---- eşi ---- tam kusurlu hareketiyle çarpmak suretiyle ölümüne sebebiyet verdiği, ------ Asliye Ceza Mahkemesi'nin ---- esas sayılı dosyası kapsamında aldırılan bilirkişi raporunda davalı ----- tam kusurlu olduğu ve savunmasında belirttiği şekilde ağacın yolu yahut görüş açısını kapatması gibi bir durum söz konusu olmadığı aynı şekilde davalının kullandığı aracın yola rahatlıkla girebileceği dolayısıyla davalının meydana gelen olayda tam kusurlu olduğunun tespit ve rapor edildiği, davalı ---- aleyhine yapılan şikayet üzerine adı geçen şahis aleyhine kamu davası açıldığı, ---- --. Asliye Ceza Mahkemesi'nin -----Esas sayılı dosyası kapsamında sayın mahkemece kovuşturma konusu olayla ilgili mahallinde keşif yapıldığı ve kusura ilişkin bilirkişi raporu aldırıldığı, ----. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ---- Esas sayılı dosyası kapsamında davalı ---- bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme suçunu işlediğinin kabulüyle cezalandırılmasına karar verildiği, sonuç olarak davalı şahıs farklı bir araç sürücüsüyle yaşadığı tartışma sonucu sinirlenip ters yöndeki aracını aniden geri vitese alarak ve hızla geri geri gelmek suretiyle elim kazanın meydana gelmesine kasti davranışı ile sebebiyet verdiği, sokak arasında bir yolda, ters şeritte, bu denli hızla geri geri gelmesi sebebiyle kazaya sebebiyet vereceğini ön görebilecek yaş ve tecrübede olduğu, somut uyuşmazlık konusu olayın davalı şahsın tam ve ağır kusurlu hareketi neticesinde meydana geldiği, dolayısıyla ---- müvekkilinin tüm zararlarından sorumlu olduğunu; davacı müvekkilinin eşi olan maktul ----- desteğinden yoksun kaldığı, davacı, eşinin vefatı akabinde çocuklarının da olmadığından yapayalnız kaldığı, davacı müvekkilinin zararlarından, davalı ----- işleten sıfatıyla, diğer davalı ---- ise ZMMS'ni tanzim etmesi dolayısıyla davalı ----- ile birlikte sorumlu oldukları, davalılara karşı yapılmış olan arabuluculuk başvurusundan da herhangi bir sonuç alınamadığını, 6100 Sayılı HMK m.

107.maddesi uyarınca toplanacak delillere ve yaptırılacak bilirkişi incelemesine göre taleplerini arttırma değiştirme ve fazlaya ilişkin tüm talep ve dava haklarını saklı tutmak kaydıyla; şimdilik 10.000,00-TL'lik destekten yoksun kalma tazminatının işleten ve sürücü yönünden maktül ---- - vefat tarihi olan 14.02.2020 tarihinden, sigorta şirketi yönünden ise arabuluculuk sürecinin sona erdiği ve artık sigorta şirketinin temerrüde düştüğü 25.03.2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte -----poliçe nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluk Sigorta Poliçesi uyarınca sigorta limitleri dahilinde tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, sigorta limitlerini aşan bakiye kısımdan ise sadece davalı -----Müştereken ve müteselsilen tahsili le davacı müvekkiline ödemesini, kazaya karışan ve davalılardan----- adına kayıtlı ----- plaka nolu araç üzerine dava sonuçlanıp kesinleşinceye kadar ileride telafisi mümkün olmayan zararların ortaya çıkmaması için ihtiyati tedbir kararı konulmasını, işbu aracın hali hazırda davalı şirket adına kayıtlı olmaması halinde davalı şirket adına kayıtlı diğer araç-gayrimenkul-banka hesapları üzerine dava sonuçlanıp kesinleşinceye kadar ileride telafisi mümkün olmayan zararların ortaya çıkmaması için ihtiyati tedbir kararı konulmasını, 200.000,00-TL manevi tazminatın maktül ---- - vefat tarihi olan 14.02.2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ------ müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı müvekkiline ödemesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; Dosyaya konu ------ Plakalı aracın 22.11.2019 tanzim tarihli -----numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile teminat altına alındığı, davacının talepleri haksız ve mesnetsiz olup reddi gerektiği, davacı tarafın Karayolları Trafik Kanunu gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığından davanın usulen reddi gerektiğini, davacı tarafından dava konusu kazaya ilişkin müvekkili şirkete yalnızca arabuluculuk talebi ile başvuru yapıldığı, bu aşamada da yalnızca kaza tespit tutanağı ve ölüm belgesinin ibraz edildiği, talep edilmesine rağmen diğer evrakların ibraz edilmediğini, kabul manasında olmamak üzere öncelikle kaza ile ölüm arasındaki illiyet bağının ispatlanması gerektiği, davacı tarafın kusura ilişkin iddialarının açıkça gerçek dışı olup kabul manasında olmamak üzere, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın ---- Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, ceza soruşturması kapsamında alınan rapor hatalı olmakla, kaldı ki henüz kesin olmayan ceza soruşturması kapsamında alınan raporların hükme esas alınamayacağı, kabul anlamına gelmemek üzere ceza yargılama sırasında alınan raporların hukuk yargılaması açısından bağlayıcılığının bulunmadığı, müvekkili şirketin yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğu, davayı kabul manasında olmamak ve açıklamalara halel gelmemek üzere destek tazminatı hesaplamasında mütevefanın gelirinin resmi belgelerle kanıtlanması, aksi takdirde asgari ücret olarak alınması gerektiği, kabul manasında olmamak üzere gelir paylaşımı bakımından farazi destek kapsamında olması sebebiyle müteveffanın anne ve babasının hayatta olup olmadığı ve destek kapsamında kalan dava dışı çocukları olup olmadığı da gözetilerek, gerekirse baba ile çocukların payının da ayrılması gerektiği, destek tazminatı hesaplamasının genel şartlarda belirlenen usul ve esaslara göre yapılması gerektiği, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere dava tarihi öncesinde müvekkili şirkete yapılan başvurunun usulsüz olduğundan geçersiz olduğu, işbu nedenle faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini beyan ile davanın esastan ve usulden reddini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar ---- Şirketi ile ----- usulüne uygun meşruhatlı ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş ancak davaya cevap vermemişlerdir

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava trafik kazası nedeni ile uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. 11.02.2020 tarihinde araç sürücüsü davalı ------ kullanımında olan, davalı----işleteni olduğu, davalı sigorta şirketinin sigortacısı olduğu ---- plakalı aracın karıştığı kazada davacı murisi-----vefat etmiştir.Mahkememizce taraf delilleri toplanmış,tanıklar dinlenmiş, kusur bilirkişiden rapor alınmış, itiraz üzerine ---- Kurumu Trafik ihtisas daire başkanlığından rapor alınmış, akabinde aktüer bilirkişiden rapor alınmıştır.Ceza mahkemesinde alınan 16.06.2021 tarihli kusur raporu incelenmiş davalı sürücünün asli ve tek kusurlu olduğu belirtilmiştir.Ceza mahkemesinden alınan kusur raporu yeterli görülerek aktüer raporu alınmış davacı 26.01.2023 tarihli ek bilirkişi raporuna göre davasını ıslah etmiştir. Bilindiği üzere ceza mahkemelerinin kusur nitelendirmesi hukuk mahkemesi hakimini bağlamaz.

Mahkememizce somut olaydaki kusur oranlarının oransal olarak belirlenmesi amacı ile uzman kusur bilirkişiden rapor alınmış bilirkişi 02.05.2023 tarihli raporunda davalı sürücü ---- %60 oranında kusurlu olduğunu, müteveffa yayanın ise %40 oranında kusurlu olduğunu belirtmiştir. Ceza mahkemesince alınan kusur raporu ve mahkememizce alınan kusur raporu uyumsuz olduğundan kusur oranının nihai olarak belirlenmesi amacı ile mahkememizce dosya ---- kurumu Trafik İhtisas Daire Başkanlığına gönderilmiş ----- başkanlığı 28.08.2023 tarihli raporunda davalı sürücü ----- kazada %75 oranında kusurlu olduğu, müteveffanın ise %25 oranında kusurlu olduğunu belirtmiştir.Davalı sürücü ---- sevk ve idaresindeki minibüs ile nizamlara aykırı olarak ters yönde seyir halinde iken durup akabinde geri manevra yaptığı esnada seyir yönüne göre sağ tarafından kaplamaya girip aracının arkasından karşıdan karşıya geçmek isteyen müteveffa yayaya çarptığı ve kazada %75 oranında kusurlu olduğu, Müteveffa yaya ---- ise bölünmüş yolda karşıdan karşıya geçmek için kaplamaya girip akabinde orta refüje çıkarak tekrardan karşıdan karşıya geçişini sürdürmeden önce sağ tarafından gelen araçların durumunu kontrol etmesi ve karşıdan karşıya geçişini uygun bir anda ve kontrollü gerçekleştirmesi gerekirken bu hususa riayet etmediği, ters yönde seyir halinde olup akabinde duran ve geri manevra yapan aracın arkasından karşıdan karşıya geçmek istediği esnada meydana gelen olayda %25 oranında kusurlu olduğu yönündeki ----- raporu denetime uygun bulunmuştur.Kusur raporu alınmadan evvel aktüer bilirkişiden kök ve ek rapor alınmış ise de yasal asgari ücrette değişiklik meydana geldiğinden ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 12.11.2019 tarih ve -----Esas ----- Sayılı kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.01.2004 tarih ve ----- Kararı ile Yüksek Yargıtay ------. Hukuk Dairelerinin bu konudaki yerleşmiş içtihatlarında talep olmasa dahi hüküm tarihine en yakın tarihte uygulanan ve kamu düzenine ilişkin olan yasal asgari ücretin kazanç tespitinde ve hesaplamada res'en dikkate alınması gerektiği, olay tarihinden itibaren hesap raporunun tanzim edildiği tarihte bilinen en yakın tarihe kadar geçen dönem içinde gerçekleşen her türlü ücret artışları ve emsal ücretlere göre tespit ve hesaplanması gerektiği belirtilmektedir.Bu nedenle mahkememizce tespit edilen yeni kusur oranları da nazara alınarak bilirkişiden ek rapor alınmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’unun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Bunun sonucu olarak Yeni Genel Şartların " Ek 1. Değer Kaybı Hesaplaması", "Ek:2 Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Hesaplaması" ve "Ek:3 Sürekli Sakatlık Tazminatı Hesaplaması" başlıklı kısımlarında ki tazminatın belirlenmesine ilişkin esaslar artık uygulanmayacak; Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamındaki tazminatlar, öncelikle Karayolları Trafik Kanunu, bu kanunda yer almayan hususlarda ise Türk Borçlar Kanun’un haksız fiile ilişkin hükümlerinde ki usul ve esaslara göre belirlenecektir. Her iki Kanun da hüküm bulunmayan hallerde ise Yargıtay'ın içtihatları uygulanacaktır.Buna göre tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde Yargıtay ----. Hukuk Dairesinin Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda bahsedilen kararı sonrasında vermiş olduğu güncel 14/01/2021 tarih,-----sayılı kararı gereğince TRH 2010 tablosu uygulanacaktır. Ancak progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay ----. Hukuk Dairesinin 02/03/2020 tarih, -----. sayılı kararı).( Bkz. ---- BAM ----. HD. ----Sayılı ilamı ) ----BAM -----. HD------. Sayılı ilamında "...İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda yukarıya aktarılan Yargıtay -----. Hukuk Dairesinin görüş değişikliği içeren emsal kararına uygun olarak zaten TRH yaşam tablosu esas alınarak hesaplama yapılmış olmasına göre davacı vekilinin TRH yaşam tablosu uygulanması gerektiğine ilişkin istinaf talebi yerinde değildir. Ancak progresif rant yönteminin kullanılması gerekirken genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması doğru olmamıştır. " belirtmiştir.Tüm bu açıklamalar kapsamında 6098 sayılı TBK hükümleri ve yukarıda atıf yapılan emsal yüksek mahkeme kararları gereği TRH 2010 yaşam tablosu ve %10 artış %10 iskontolu hesap yöntemi ile tazminat hesaplanmıştır.Aktüer bilirkişiden alınan 19.01.2024 tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere 2024 yılında yürürlüğe giren yasal asgari ücrete ve yukarıdaki ilkelere göre hesaplama yapıldığında müteveffanın ölümü nedeni ile davacının kusur indirimi yapılmadan talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının 1.250.271,56 TL olduğu, davalı sürücü, işleten ve sigortanın davalı sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları, davalı sürücünün kazadaki kusur oranının %75 olduğu, davacının talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminat miktarının 937.703,677 TL olduğu, davacının davasını önceki rapora göre ıslah ettiği ve karar celsesinde dosyanın karara çıkartılmasını talep ettiği görülmüştür.Tarafların sosyal ve mali durumları araştırılmış, davacının işsiz olduğu, oturduğu evin yeğenine ait olduğu,kira vermediği, vefat eden eşinden kalan maaş ile geçindiği, Uyap sisteminden yapılan sorgulamada ----- ilinde adına kayıtlı 8, ----- ilinde 1 gayrımenkul bulunduğu, karar öncesi UYAP'tan yapılan sorgulamada halen dul olduğunun göründüğü, davalı sürücünün ise ---- ilinde adına kayıtlı 25 gayrımenkul bulunduğu, Uyap -- entegrasyon sorgulaması yapıldığında 2024 yılının en son 3. Ayında brüt 51.392,52 TL maaş ile çalıştığı görülmüştür.Davacı manevi tazminat talep etmiştir. 6098 sayılı borçlar kanununun 56. Maddesi " Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. " hükmüne haizdir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve------ sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Tüm dosya kapsamı, olaydaki kusur oranı, tarafların sosyal ve mali durumu, olay tarihindeki paranın alım gücü nazara alındığında söz konusu kaza nedeni ile davacıda oluşan acı ve elemin bir nebze olsun dindirilmesi amacı ile takdiren 150.000 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.Dava açılmadan önce tüm davalılara karşı arabulucuya başvurulmuştur. Uygulamada trafik kazası nedeni ile 2918 sayılı KTK hükümleri kapsamında açılan tazminat davalarında müteselsil sorumluluk hükümleri gereği ZMSS Sigortacısı ile birlikte motorlu araç sürücüsü ve işletenine karşı da talep yöneltilmektedir. ZMSS sigortacısının sorumluluğu TTK hükümlerinden kaynaklanmakta olup sigortacı yönünden dava mutlak ticari dava vasfında ise de üçüncü kişi olan hak sahipleri hak sahiplerinin halefleri ile sürücü ve işleten arasındaki uyuşmazlık haksız fiil niteliğindeki trafik kazasından kaynaklandığından bu kişiler yönünden dava ticari dava olarak nitelendirilemez. Yargıtay -----. HD. -----. Sayılı ilamında "... Dava tarihinden önce yürütülen arabuluculuk süreci sonucunda anlaşma yapılamadığına dair düzenlenen son tutanak bu bağlamda değerlendirildiğinde dava konusu alacakların dava tarihinden önce arabuluculuk aracılığıyla talep edilmesi karşısında davalının arabuluculuk son tutanak tarihi itibarıyla temerrüde düştüğünün kabulü gerekmektedir.." şeklindeki ilamı da nazara alındığında davalı sigorta şirketine karşı dava öncesi zorunlu arabuluculuk yoluna müracaat edildiği ve sigorta şirketinin ödeme yapmadığı da nazara alındığında davacının talebi gibi sigorta şirketi yönünden arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren faiz işletilmiştir.( Esasen davacının bu tarih öncesi sigorta şirketine başvuru yaptığı sabit olup davacı yanca mail suretleri sunulmuştur. Ancak davacı yanca arabulucluk son tutanağın tanzim tarihinden faiz talep edildiğinden taleple bağlı kalınmıştır. ) Diğer davalılar yönünden olay tarihinde haksız fiil faili olan davalıların temerrüde düştüğü sabit olup davacı müteveffanın vefat tarihinden başlayacak şekilde faiz talep etmiş davacının talebi ile bağlı kalınarak bu tarihten itibaren alacaklara faiz işletilmiştir.Tüm dosya kapsamı, tanık beyanları, kusur durumu yönünden denetime uygun bulunan ------ raporu, maddi tazminat hesabı yönünden denetime uygun bulunan 19.01.2024 tarihli bilirkişi raporu, tarafların sosyal ve mali durumları bir bütün olarak değerlendirilmiş, bunlara dair yukarıda gerekçeleri detaylı izah edilmiş davanın kısmen kabulü yönünde aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;

1.Davanın Kısmen kabul ve kısmen reddine,

A-674.522,38 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden 25.03.2021 tarihinden, diğer davalılar yönünden 14.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, ( Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti olan 410.000 TL ile sınırlı olmak üzere) B-Takdiren 150.000 TL manevi tazminatın 14.02.20220 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ---- ile davalı ------şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,Fazlaya dair istemin reddine,

2.492 sayılı harçlar kanunu gereği alınması gerekli 56.323,12 TL nispi harcın, peşin alınan 170,78 TL ve 11.349,00 TL ıslah harcının toplamı 11.519,78 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 44.803,34 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle hazineye gelir kaydedilmesine,( Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 28.007,10TL ile sınırlı olmak üzere)

3.Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı,170,78 TL peşin harç ve 11.349,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 11.579,08 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,

4.Davacı yanca yapılan 4.500,00 TL bilirkişi ücreti, 2.250,00 TL ---- ücreti faturası, 1.839,70 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 8.589,70 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre hesaplanan 8.098,59 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 4.271,29 TL ile sınırlı olmak üzere)

5.Maddi tazminat yönünden yürürlükte olan Avukatlık Asgari ücret tarifesi gereği hesaplanan 100.433,13 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, (Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 63.400,00 TL ile sınırlı olmak üzere)

6.Kabul edilen manevi tazminat yönünden yürürlükte olan Avukatlık asgari ücret tarifesi gereği 24.00,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar ---- ile davalı ------ müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,

7.Davalılar tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

8.Tarafların yatırdığı gider/delil avansının artan kısmının taraflara veya ahzu kabza yetkili vekillerine iadesine,

9.Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı Sigorta şirketinden tahsili ile hazineye irat kaydına,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, davacı vekili ile davalı asilin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Ticaret Hukuku 6098 sayılı TBK hükümleri ve yukarıda atıf yapılan emsal yüksek mahkeme kararları gereği TRH 2010 yaşam tablosu ve %10 artış %10 iskontolu hesap yöntemi ile tazminat hesaplanmıştır.Aktüer bilirkişiden alınan 19.01.2024 tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere 2024 yılında yürürlüğe giren yasal asgari ücrete ve yukarıdaki ilkelere göre hesaplama yapıldığında müteveffanın ölümü nedeni ile davacının kusur indirimi yapılmadan talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının 1.250.271,56 TL olduğu, davalı sürücü, işleten ve sigortanın davalı sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları, davalı sürücünün kazadaki kusur oranının %75 olduğu, davacının talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminat miktarının 937.703,677 TL olduğu, davacının davasını önceki rapora göre ıslah ettiği ve karar celsesinde dosyanın karara çıkartılmasını talep ettiği görülmüştür.Tarafların sosyal ve mali durumları araştırılmış, davacının işsiz olduğu, oturduğu evin yeğenine ait olduğu,kira vermediği, vefat eden eşinden kalan maaş ile geçindiği, Uyap sisteminden yapılan sorgulamada ----- ilinde adına kayıtlı 8, ----- ilinde 1 gayrımenkul bulunduğu, karar öncesi UYAP'tan yapılan sorgulamada halen dul olduğunun göründüğü, davalı sürücünün ise ---- ilinde adına kayıtlı 25 gayrımenkul bulunduğu, Uyap -- entegrasyon sorgulaması yapıldığında 2024 yılının en son 3. Ayında brüt 51.392,52 TL maaş ile çalıştığı görülmüştür.Davacı manevi tazminat talep etmiştir. 6098 sayılı borçlar Kanunu 492 sayılı harçlar Kanunu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’unun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Bunun sonucu olarak Yeni Genel Şartların " Ek 1. Değer Kaybı Hesaplaması", "Ek:2 Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Hesaplaması" ve "Ek:3 Sürekli Sakatlık Tazminatı Hesaplaması" başlıklı kısımlarında ki tazminatın belirlenmesine ilişkin esaslar artık uygulanmayacak; Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamındaki tazminatlar, öncelikle Karayolları Trafik Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.343 HMK md.344 K6100 md.107 K2918 md.90 K6098 md.56 HMK md.345 K6100 md.345
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.