Esas No
E. 2023/3421
Karar No
K. 2024/1062
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2023/3421 E.  ,  2024/1062 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2022/1035 Esas, 2023/229 Karar

vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ:
HÜKÜM/KARAR: Davanın Reddi

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; Suriyeli olan müvekkili ile davalı şirketin kakao tozu alımı konusunda sözleşme imzaladıklarını, müvekkilinin davalı satıcı şirkete 75.000,00 USD’yi peşin ödediğini, ancak Suriye'deki iç ... nedeniyle müvekkilinin tüm servetini yitirdiğini, Mersin'de yaşamaya başladığını, sözleşmenin ifası imkânsız hâle geldiğinden sorumlu tutulamayacağını, bu nedenle davalı şirkete 15.03.2013 tarihli ihtarnameyi göndererek sözleşmeden dönüldüğünü ve peşin olarak verdiği 75.000,00 USD satış bedelini 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 229 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince faiziyle geri istediğini bildirdiğini, davalı şirketin 19.03.2013 tarihli cevabî ihtarnamesinde müvekkilinden 75.000,00 USD peşinat aldığını ve herhangi bir mal teslim etmediğini kabul ettiğini, ancak peşinatı müvekkiline ödemeyeceğini bildirdiğini ileri sürerek 75.000,00 USD'nin dava tarihindeki karşılığı olan 168.000,00 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmenin 5 ... maddesinde “120 günde mal sevkiyatı alıcı tarafından gerçekleştirilmezse peşinat olarak ödenen 75.000,00 USD satıcıya gelir olarak kaydedilecek ve alıcı paranın geri ödenmesini talep edemeyecektir” hükmünün bulunduğunu, davacının malı hâlen teslim almadığını, malın müvekkilinin deposunda beklediğini, bu nedenle müvekkili şirketin zarara uğratıldığını, Suriye'deki iç karışıklıkların davacıya sözleşmeyi feshetme hakkı vermediğini, zira malın Suriye'de satılmak üzere satın alındığına dair sözleşmede bir hüküm bulunmadığını, tacir olan davacının bakiye borcunu ödeyip bu malı ister Suriye’de isterse de başka ülkelerde satma şansına sahipken iç savaşı ileri sürerek eldeki davayı açmasının iyi niyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemenin 04.03.2015 tarih, 2014/582 E. ve 2015/105 K. sayılı kararı ile taraflar arasında 75.000,00 USD'nin ödendiği ve karşılığında mal teslim edilmediği hususunda bir anlaşmazlık bulunmadığı, davacının Suriye vatandaşı olduğu, iç savaşın Halep'e sıçramasından önce Türkiye'den aldığı malları Suriye'de sattığı, Türkiye'de herhangi bir işyerinin olmadığının dosya kapsamından ve tanık beyanlarından anlaşıldığı, iç ... nedeniyle Türkiye'ye sığındığı, hayatını ve ticaretini normal seyrettiremediği, akitten ... ediminin ifasının kendisinden beklenemeyecek şekilde mücbir sebebin varlığının kabulünün gerektiği, bu şartlar altındaki davacıdan akdi devam ettirmesini beklemenin iyiniyet ve dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığı, bu nedenle akdi feshinde haklı olduğunun kabulünün gerektiği, davalının davacıdan aldığı 75.000,00 USD'nin haklı bir sebep olmaksızın malvarlığında bulunduğu ve davalı davacı aleyhine sebepsiz zenginleştiğinden, bu miktarın iadesinin gerektiği gerekçeleriyle davanın kabulüne, 75.000,00 USD'nin davacı vekilinin duruşmadaki beyanı doğrultusunda dava tarihinden itibaren Merkez Bankasının dolar cinsinde belirlediği oranda işletilecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı Yargıtay (Kapatılan) 19.

Hukuk Dairesinin 15.03.2016 tarih, 2015/15742 E. ve 2016/4528 K. sayılı kararıyla; "Taraflar arasında düzenlenen ve mahkemenin de kabulünde olan 20.11.2012 tarihli "protokoldür" başlıklı 5 maddelik sözleşmede teslim yeri konusunda bir düzenleme bulunmamaktadır. 5 ... maddede '120 gün içinde mal sevkiyatı alıcı tarafından gerçekleştirilmemiş ise, peşinat olarak ödenen 75.000,00 USD satıcıya gelir olarak kaydedilecek ve alıcı paranın geri ödenmesini talep edemeyecektir.' hükmü bulunmaktadır. Sözleşme hükümleri tarafları bağlayıcı niteliktedir. Bu sözleşmeye göre teslim yeri gösterilmediği gibi, teslim alma ve malın sevkiyatını sağlama edimi de davacı alıcıya yüklenmiştir. Davacı, bu süre dolmadan ülkesindeki iç savaşı sebep göstererek sözleşmeyi feshettiğini bildirmişse de, davalı yukarıda açıklanan gerekçeyle fesih sebebini kabul etmediğini bildirmiştir. Mahkemece sözleşmede düzenlenmeyen Suriye'deki iç savaşın mücbir sebep olarak kabul edilmesi de doğru olmamıştır. Teslim yeri konusunda bir düzenleme olmadığından, teslimin satıcının adresinde, yani Türkiye'de yapılması gerekeceğinden, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle kabulü doğru görülmemiş, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

C. Direnme Kararı Mahkemenin 29.09.2017 tarihli, 2017/454 E., 2017/448 K.

sayılı kararı ile önceki kararda direnilmesine karar verilmiştir.

D. Yargıtay (Kapatılan) 19.

Hukuk Dairesinin İnceleme Kararı Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 01.11.2018 tarih, 2018/1676 E. ve 2018/5449 K. sayılı kararıyla; Daire kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.

E. Hukuk Genel Kurulu Kararı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25.01.2022 tarihli ve 2019/(19)11-58 E., 2022/40 K. sayılı ilamı ile sözleşmenin imzalanmasından sonraki kusursuz imkânsızlık hâllerinden biri olan mücbir sebebe dayalı olarak açılan alacak istemine ilişkin davada taraflar arasından imzalanan 20.11.2012 tarihli "Protokoldür" başlıklı beş maddelik sözleşmede teslim yeri konusunda bir düzenleme bulunmadığı gibi protokolün 5 ... maddesinde ise “120 gün içerisinde mal sevkiyatı alıcı tarafından gerçekleştirilmezse peşinat olarak ödenen 75.000,00 USD satıcıya gelir olarak kaydedilecek ve alıcı paranın geri ödenmesini talep edemeyecektir” hükmü bulunduğu, davacının keşide ettiği ihtarname ile Suriye'deki iç ... nedeni ile tüm ticarî hayatın felce uğradığını, gümrük kapılarının fiilen savaşan gruplar eline geçtiğini, ithalat yapmanın mümkün olmadığını, insanların giriş ve çıkışlarının imkânsız hâle geldiğini, mücbir sebeple akdin ifa imkânının ortadan kalktığını, bu nedenle aralarındaki akdi feshettiklerini, peşin ödedikleri 75.000,00 USD’nin ihtarın tebliğinden itibaren yedi gün içerisinde iadesini talep ettiklerini bildirdiği, davalının cevaben sözleşmede malın Suriye'ye ithal edilmek üzere satıldığına dair kaydın bulunmadığını, bu nedenle mücbir sebeple sözleşmenin feshini kabul etmediklerini, bakiye bedeli ödeyerek malı teslim almalarını, aksi takdirde peşin ödenen 75.000,00 USD’nin gelir olarak zimmetine kaydedeceklerini belirttiği, protokolde teslim yeri gösterilmediği gibi protokolün 5 ... maddesinde teslim alma ve malın sevkiyatını sağlama ediminin de davacı alıcıya yüklendiği, teslim yeri konusunda bir düzenleme olmadığından teslimin satıcının adresi olan Türkiye'de yapılması gerektiği, Mahkemece Suriye’deki iç savaşın mücbir sebep olarak kabul edilmesinin doğru olmadığı, zira, protokol tarihi olan 20.11.2012'de iç savaşın Halep’te sürerken taraflar arasında bu protokolün imzalandığı, dolayısıyla eldeki davada iç savaşın davacı tarafça kaçınılmayacak ve öngörülemez bir durum olmadığı gibi, mevcut her türlü tedbirin alınmasına, her türlü imkân ve araca rağmen mücbir sebebin doğurduğu sonuçların önlenemeyeceği bir hâlin de söz konusu olmadığı, ayrıca protokolü imzalayan davacı tarafın tacir olması nedeniyle protokolün imzalandığı sırada süren iç savaşın etkilerinin neler olabileceğini öngörebilmesi gerektiği belirtilerek direnme kararının Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin bozma kararında ve açıklanan genişletilmiş gerekçe ve nedenlerle bozulmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun anılan ilamlarında belirtildiği üzere taraflar arasında düzenlenen ve Mahkemelerinin de kabulünde olan 20.11.2012 tarihli "protokoldür" başlıklı 5 maddelik sözleşmede teslim yeri konusunda bir düzenleme bulunmadığı, 5 ... maddede "120 gün içinde mal sevkiyatı alıcı tarafından gerçekleştirilmemiş ise, peşinat olarak ödenen 75.000,00 USD satıcıya gelir olarak kaydedilecek ve alıcı paranın geri ödenmesini talep edemeyecektir." hükmünün bulunduğu, sözleşme hükümlerinin tarafları bağlayıcı nitelikte olduğu, bu sözleşmeye göre teslim yeri gösterilmediği gibi, teslim alma ve malın sevkiyatını sağlama ediminin de davacı alıcıya yüklendiği, davacı bu süre dolmadan ülkesindeki iç savaşı sebep göstererek sözleşmeyi feshettiğini bildirmişse de, davalının açıklanan gerekçeyle fesih sebebini kabul etmediğini bildirdiği, Mahkemelerince sözleşmede düzenlenmeyen Suriye'deki iç savaşın mücbir sebep olarak kabul edilmediği, teslim yeri konusunda bir düzenleme olmadığından, teslimin satıcının adresinde, yani Türkiye'de yapılması gerekeceğinden davanın reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin basiretli bir tacir olduğunu ve üzerine düşeni yaptığını, Suriye'nin yakinen takip edilen bir ülke olduğunu ve oradaki durumun davalı ve yargı makamlarınca da bilindiğini, Suriye olayları nedeniyle müvekkilinin tüm ticari hayatının bittiğini, bu olayların mücbir sebep olarak sayılmamasının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının davalıya aralarındaki protokol gereği ödediği bedelin sonraki kusursuz imkânsızlık hâllerinden biri olan mücbir sebebe dayalı olarak iadesinin gerekip gerekmediği noktasındadır.

2.İlgili Hukuk 6098 sayılı Kanun'un 136 ncı ve 229 uncu maddeleri

3.Değerlendirme Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeple;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 6098 sayılı Kanun
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.