Aramaya Dön

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/308
Karar No
K. 2023/308
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/308 Esas - 2024/235

T.C.

SAKARYA

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2023/308 Esas
KARAR NO: 2024/235
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALILAR: 1 -...

: 2 -...

DAVA: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 27/06/2022
KARAR TARİHİ: 25/04/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 29/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılardan ... tarafından diğer davalı ... aleyhine Sakarya 4. İcra Müdürlüğü'nün 2019/1781 Esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığının, davacının oğlu olan ... aleyhine başlatılan takip dosyasında oğlu ile hiç bir ticari ilişkisi olamayan ve borçlu oğluna herhangi bir borcu olmayan müvekkile davalı alacaklı tarafından hiç bir hukuki ilişkiye dayanılmadan 89/1 muhtırası gönderilmiş bu muhtıra eline geçmeyen davacıya 89/2 ihbarnamesi de gönderildiğinin bu ihbarnamede de usulünce kendisine tebliğ edilmediğinin, akabinde davacıya 89/3 ihbarnamesinin de gönderildiğinin, davacının hiç bir zaman takip borçlusu ve dosya davalılardan ... bir borcu olmadığı gibi tekin resin de davacıdan hiçbir zaman alacağının olmadığının, var olduğu iddia edilen hak ve alacağı reddettiklerinin, aşağıda ki yüksel mahkeme kararında belirtildiği üzere söz konusu dava da ispat yükünün davalı alacaklı da olup davacı ve davalı arasında anne oğul ilişkisi dışında herhangi bir ticari ilişki ya da hak ve alacağın bulunmadığının, tüm bu nedenlerle; davanın kabulü ile, davalılara borçlarının olmadığının tespitini, yargılama giderleri ve kötü niyet tazminatının kötü niyetli olarak davacıya 89 haciz ihbarnamesi göndererek bu davanın açılmasına sebebiyet veren davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar cevap dilekçesi vermemişler ve davalının ileri sürmüş olduğu bütün hususları inkar etmiş sayılmışlardır. Taraflar arasındaki anlaşmazlık; Davacının davalılara Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün 2019/1781 esas sayılı dosyası kapsamında borçlu olup olmadığının tespitine ilişkindir. Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün 2019/1781 esas sayılı dosyası dosyamız arasına celp edilmiş ve incelenmiştir. Olaya ilişkin yasal düzenlemeler ve yargı içtihatları değerlendirilecek olursa;

1.İcra ve İflas Kanunu'nun 89. maddesinin 3. fıkrasında; "Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir. Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı tesli-me zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildi-rimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hak-kında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu süre içinde 106 ncı maddede belirtilen süreler işlemez. Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mec-burdur. Üçüncü şahıs açtığı bu davayı kaybederse, mahkemece, dava konusu şeyin yüzde yirmi-sinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkûm edilir. Bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir" düzenlemesi bulunmaktadır. Bu madde hükmüne göre ikinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsın onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması gerekmektedir. Dava dilekçesi ve talep sonucuna göre, iş bu dava İİK. 89/3. maddesi kapsamında açılmış bir menfi tespit davasıdır ve yasa maddesinde belirtilen on beş günlük dava açma süresi hak dürşürücü süre mahiyetindedir. Somut Olayda;

2.Sakarya 4. İcra Müdürlüğü'nün 2019/1781 esas sayılı takip dosyası UYAP sistemi üzerinden dosyamız arasına alınmış, davalı ...'ın takip alacaklısı, davalı ...'in takip borçlusu olduğu, davacıya birinci haciz ihbarnamesinin 22.04.2022 tarihinde tebliğ edildiği, ikinci haciz ihbarnamesinin 20.05.2022 de tebliğ edildiği, üçüncü haciz ihbarnamesinin ise 10.06.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davacının eldeki davayı 27.06.2022 tarihinde açtığı, davanın 2008 sayılı yasanın 89/3’teki yasal hak düşürücü süre içinde olduğu anlaşılarak esasa geçilmiştir.

3.İİK 89/3 maddesine göre açılan davalarda husumetin takip alacaklısına yöneltilmesi gerektiği, Sakarya 4. İcra Müdürlüğü'nün 2019/1781 esas sayılı takip dosyasında davalı ...'ın takip alacaklısı, davalı ...'in takip borçlusu olduğu, takip borçlusunun pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla takip borçlusu davalı ...'e karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. (Benzer Mahiyette Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 15.06.2023 Tarih 2021/570 Esas 2023/1181 Karar, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 26.09.2023 Tarih 2023/1714 Esas 2023/2415 Karar sayılı kararı)

3.Benzer bir olayda Konya BAM 7. HD’nin 2021/7 – 2021/93 sayılı kararında ve Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 2012/15204 - 2013/1182 sayılı kararında da belirtildiği üzere; Somut olayın özelliğine göre ispat yükü yer değiştirebilir. Bu bağlamda, davacı takip borçlusuna ve takip alacaklısına borcu bulunmadığını belirtmiş, davalılar tarafından cevap dilekçesi verilmemiş, takip alacaklısı ... tarafından hangi nedenden kaynaklı haciz ihbarnamelerinin gönderildiği anlaşılmamıştır. Davacı ... takip borçlusu davalı ...'in annesi olduğunu, bunun dışında Tekin Reis ile aralarında herhangi bir ticari ilişki yada hak ve alacak bulunmadığını ileri sürmüştür. UYAP sistemi üzerinden alınan nüfus kayıt örneğinden davacı ...'nin davalı ...'in annesi olduğu görülmüştür. Şu durumda takip borçlusunun davacıdan alacaklı olduğunu belirten borç doğuran bir ilişkinin davalı alacaklı tarafından ileri sürülmesi gerekir. Böyle bir ilişkiye dayanmadan soyut olarak borçlunun davacıdan alacaklı olduğu ileri sürülemez ve bu ilişkinin neye dayalı olduğu açıklanmadan davacıdan borçlu olmadığını ispat etmesi beklenemez. Takip alacaklısı olan davalı ... cevap dilekçesi vermemiş takip borçlusunun davacıdan alacaklı olduğu iddia edilememiştir. Dosyada alacağın varlığına ilişkin bilgi ve belge bulunmamaktadır. Davacı üçüncü kişi iddiasını ispat ederken ileri sürdüğü vakıaların aydınlatılması için davalı alacaklının doğruluk ödevine HMK'nun 29. maddesine uygun hareket ederek takip borçlusunun üçüncü kişiden neden alacaklı olduğunu açıklaması gerekir.

Davalı tarafça cevap dilekçesi verilmeyip bu yönde de bir açıklama yapılmadığından takip borçlusu ile davacı arasındaki hukuki ilişki ispat edilemediğinden, ispat külfetinin davalı ... üzerinde olduğu nazara alınarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.

4.Davalının yasadan kaynaklanan hakkını kullanarak davacıya haciz ihbarnamesi gönderdiği, davacının birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine itiraz etmeyerek eldeki davayı açtığı, bu nedenle davalıların dava açılmasına neden olmadığı dikkate alınarak yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

5.Davanın 2004 sayılı yasanın 89.maddesine dayanması, davacı hakkında başlatılan bir takip bulunmaması nedeniyle şartları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1.Davanın davalı ... yönünden KABULÜ ile, Davacının Sakarya 4. İcra Müdürlüğü'nün 2019/1781 esas sayılı takip dosyası nedeniyle takip alacaklısı davalı ...'a borçlu olmadığının tespitine,

2.Davanın davalı ... yönünden pasif husumet dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,

2.Davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,

3.Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL maktu harçtan daha önceden ödenen toplam 80,70-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 346,90-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,

4.Davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

6.Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise karar kesinleştikten sonra yatıran tarafa iadesine,

Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın, davalıların yokluğunda verilen kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere, 6100 sayılı yasanın 321/2. Maddesi uyarınca gerekçeli kararın en geç bir ay içinde re'sen tebliğe çıkarılacağı hususu da bildirilerek verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26.04.2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.