ANTALYA Bölge Adliye Mahkemesi
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/02/2021
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü; DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Denizli'de doğal gaz dağıtım ve tedarik işi yapmakta olduğunu, davalının Denizli'de yaptığı çalışmalar sırasında mülkiyeti müvekkiline ait doğalgaz hatlarına bir çok hasar verdiğini, bu nedenle yetki, haksız fiilin yapıldığı yer olan Denizli Mahkeme ve İcra Müdürlükleri olduğunu, davalı tarafından yapılan alt yapı çalışmaları sırasında müvekkili şirkete ait doğalgaz boru hatlarına çalışanların ve halkın can ve mal güvenliğini tehlikeye sokacak şekilde defalarca hasar verdiğini, değişik miktarlarda verdiği toplam hasar miktarının 27.400,99 TL olduğunu, bu miktar da davalı tarafa toplam 72 adet fatura gönderildiğini, davalının bun faturalara itiraz etmediği gibi iade de etmediğini, bu nedenlerden dolayı fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 27.400,99 TL hasar bedelinin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini, talep etmiştir.
DAVALI SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan bu dava ile benzer yine mahkemede görülmekte olan ... Esas sayılı dosyadaki yargılama da halen devam etmekte olup bu dosya ile Mahkeme dosyasının birleştirilmesini, müvekkili firmanın yaptığı çalışmalar sırasında tamamen davacı şirketin kusurundan kaynaklı olarak bazı doğalgaz hatlarında ufak çaplı hasarlar meydana geldiğini, müvekkili şirket çalışanlarının çalışmaları sırasında gerekli olan tüm dikkat ve özeni göstermiş olup, aynı zamanda tüm çalışmalarda davacı firmanın koordinesinde çalışma yürüttüklerini, doğalgaz hatlarında meydana gelen ufak çaplı hasarların sebebinin ise söz konusu hatların döşenirken teknik şartnamesine uygun olarak döşenmemiş olmasından kaynaklandığını bu nedenlerden dolayı haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece mahkemesi tarafından verilen karar ile; davanın kısmen kabulü ile; 16.041,65 TL hasar bedelinin 15/10/2018 dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmetmiştir. İSTİNAF DİLEKÇESİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda toplam hasarın 19.408,31 TL olduğu belirlenmesine rağmen 16.041,65 TL yönünde kısmen kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, işçilik ve araç giderine de hükmedilmesi gerektiğini, her hasarda ayrı ayrı personel ve araç temin edildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahallinde keşif yapılmadığını, iddialarının araştırılmadığını, davanın Büyükşehir Belediyesinin görevlendirmesi neticesinde yapılan işten kaynaklanması nedeniyle idare mahkemesinin görevli olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. DOSYA KAPSAMININ DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, haksız fiil nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Duruşma açılmasını gerektiren gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. ve 355. Maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür. Buna göre;
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, olayın oluş şekli ve iddianın ileri sürülüş biçimine göre mahkemece değinilen ve dosya kapsamı ile benzer mahiyetteki Yargıtay ilamı içeriğine, konusunda uzman bilirkişiden usulünce hazırlanmış rapor alınmış olmasına, dosyanın geldiği aşama ve kabloların yen altında oluşu dikkate alındığında keşif yapılmasında fayda bulunmamasına, davalı belediyenin ihale ile iş verdiği taşeron firma olan yüklenici şirket ile birlikte onun fiilinden üst işveren olarak zarar görene karşı müşterek müteselsil sorumlu olmasına göre kararda bir isabetsizlik bulunmadığı, usule ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle kanıtların toplanması ve değerlendirilmesinde bir usulsüzlük görülmemesine, mahkemenin değerlendirmesi ve vardığı neticede istinaf nedenleri yönüyle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre aşağıda gösterilen hususlar dışında kararın isabetli olduğu kanaatine varılmış, bu nedenle davalı vekilinin tüm istinaf itirazlarının, davacı vekilinin ise aşağıda 2 nolu bendde gösterilen hususlar dışındaki tüm istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Somut dosyada, ilk derece mahkemesince, bilirkişi raporuyla belirlenen ve davacı idarenin yer gösterimi yapmadığı tespit edilen zararlar yönünden davacının talepte bulunamayacağı gerekçesiyle bu yöndeki davanın reddine karar verilmiş ise de; davacı idareye davalı şirket tarafından yer gösterimi yapılması için bildirim yapıldığı, davacı idare tarafından da davalının yaptığı çalışmalar sırasında bir kısım yerler için yer gösterimi yapıldığı, bir kısım yerler yönünden ise yer gösterimi yapıldığı yönünde bilgiye rastlanmadığı, buna karşın davacı idare tarafından davalıya gönderilen yazıda, yer gösteriminin görevlendirilen bir personel ile iletişime geçilerek her zaman yapılabileceğinin bildirildiği, bu bilgiler ışığında somut dosya kapsamı değerlendirildiğinde; her ne kadar davacı idare tarafından bir kısım yerler için yer gösterimi yapılmadığı belirlenmiş ise de, bu durumun davacının yaptığı iş sırasında davalının mal varlığına haksız olarak zarar verdiği gerçeğini bertaraf etmediği, dolayısıyla davalının davacıya karşı haksız fiilden kaynaklanan tazminattan sorumlu tutulmasının zorunlu olduğu, ilk derece mahkemesince hatalı gerekçe ile yer gösterimi yapılmayan kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu, ancak yukarıda açıklandığı üzere davalı idarenin yer gösterimi yapmadığı zararlar açısından zararın meydana gelmesinde yer gösterimi yapmamak suretiyle müterafik kusurunun bulunduğu, bilirkişi tarafından hesaplanan tazminat miktarından bu müterafik kusur oranında indirim yapılarak davacı lehine tazminata hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmış, Dairemizin ve Yargıtay'ın uygulamaları dikkate alınarak davacının müteerafik kusurunun takdiren %20 oranında olduğuna karar verilmiş, bu doğrultuda yapılan hesaplamada bilirkişi tarafından yer gösterimi yapılmayan yerler için belirlenen 3.366,66 TL hasar bedelinden %20 oranında müteerafik kusur indirimi yapılarak, davacı lehine yer gösterimi yapılmayan yerler açısından da 2.693,33 TL tazminata hükmedilmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. Bu doğrultuda, davacı lehine toplam 16.041,65 TL + 2.693,33 = 18.734,98 TL tazminata hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılarak, Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak bu yönde Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
3.Hal böyle olunca; açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davalı vekilinin istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf isteminin ise kısmen kabulüyle 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kabul edilen istinaf nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekir.
I- Davalı vekilinin istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE,
II- Davacı vekilinin istinaf isteminin ise KISMEN KABULÜYLE 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ KALDIRILMASINA ve hükmün HMK'nın 353/1-b,2 madde ve fıkrası uyarınca aşağıdaki şekilde YENİDEN TESİSİNE,
1.DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; 18.734,98 TL hasar bedelinin 15/10/2018 dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2.Alınması gereken 1.279,79 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 495,95 TL harcın mahsubu ile bakiye 783,84 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3.Davacı tarafından yapılan 495,95 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Davacı tarafından yapılan 869,90 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranları dikkate alınarak yapılan hesaplaması neticesinde; 594,84 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6.Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan 8.666,05 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
7.Taraflarca yatırılan gider avansından kalan avanstan karar kesinleşinceye kadar yapılan masraflar düşüldükten sonra kalan kısmın ilgili tarafa iadesine, III-İstinaf başvurusu yönünden,
1.Başvuran davacı tarafından yatırılan peşin harcın istemi halinde kendisine iadesine,
2.Davacının peşin yatırdığı 162,10 TL istinaf başvuru harcı ile yaptığı 76,50 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 238,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Davalının peşin yatırdığı 275,00 TL istinaf karar harcının, alınması gereken 1095,80 TL'den mahsubu ile bakiye 820,80 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4.Kullanılmayan avansların ilgililere iadesine,
5.Avans iadesi, tebligat, kesinleştirme ve benzeri işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, 25/04/2024 gününde, oy birliğiyle ve HMK'nın 362/1-a madde ve fıkrası uyarınca kesin olarak karar verildi. ...