Esas No
E. 2021/706
Karar No
K. 2024/665
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2021/706

KARAR NO: 2024/665

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 08/01/2021

NUMARASI: 2017/1094 E. - 2021/6 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/04/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı alacaklı tarafından, müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yoluyla takip başlatıldığını, ödeme emrinin 08/07/2011 tarihinde muhtara bırakılmak suretiyle tebliğ edildiğini, söz konusu tebligatın müvekkilinin oturduğu ve resmi kayıtlarda görülen daimi adresinin dışında başka bir adrese yapıldığını, müvekkilinin icra takibinden haberinin olmadığını, müvekkilinin icra takibinden ve borçtan, babasının miras kalan terekeye haciz konulması sonucunda alacaklı tarafın telefon ile haber vermesinden sonra öğrendiğini, borç ilişkisi ve buna dayalı sürecin oluşmasında müvekkilinin iradesinin hiçbir zaman müessir olmadığını, müvekkilinin iradesinin; boşandığı eşinin şiddet, darp ve cebir uygulaması sebebiyle sakatlandığını, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2011/41883 Soruşturma, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2011/29821 Soruşturma, Bakırköy 5. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2012/1567 Esas ve 2013/853 Karar sayılı, Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/296 Esas sayılı dosyaları incelendiğinde müvekkilinin defalarca cebir ve şiddete maruz kaldığının, darp edildiğinin ve bu olaylar sonucu boşandığı eşi ... tarafından zorla iradesi elinden alınmak suretiyle bu işlerin yürütüldüğünün görüleceğini, dava konusu çekin de bu süreçte müvekkilinin iradesi dışında piyasaya sürüldüğünü, davaya konu çek her ne kadar müvekkili tarafından keşide edilmiş ise de esasında taraflar arasında herhangi bir ticari ilişkinin mevcut olmadığını, müvekkilinin davalı ile herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını bu yönde herhangi bir mal alışverişi meydana gelmediğini, davaya konu çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, sahte olarak, boşandığı kocası tarafından atıldığını, müvekkilinin özgür iradesini yansıtmayan bir imza olduğunu, müvekkilinin yargılama giderlerini karşılamayacak derecede ekonomik olarak zor durumda olduğunu, eşinden boşandığını ve tek başına 2 çocuğu ile yaşadığını, yaşadığı ekonomik zorluklar nedeniyle İstanbul Barosu Adli Yardım Bürosuna başvurduğunu ve talebinin kabul edilerek hukuki yardımda bulunulmasına onay verildiğini iddia ve beyan ederek adli yardım taleplerinin kabulüne, açılan icra takibinin durdurulmasına akabinde iptaline, takip dayanağı çek yönünden müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflarınca davacı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, davacının babasından miras kalan taşınmaza ilgili icra dosyasından 25/01/2016 tarihinde haciz şerhi işlendiğini ancak bu tarihten çok daha önce 15/09/2011 tarihinde Küçükçekmece .... İcra Dairesi’nin ... talimat sayılı dosyası ile borçlunun iş yerinde haciz işlemi gerçekleştirildiğini yine bir kısım menkul malların haczedilerek muhafaza altına alındığını, davacı borçlu tarafından dosya borcuna istinaden 2011 yılında bir kısım harici ödemeler yapıldığını, borçtan 2016 yılında haberi olduğunu iddia eden davacının bu tarihten 5 yıl önce dosya borcuna istinaden neden harici ödemeler yaptığını açıklamak durumunda olduğunu, dava konusu çekin davacı tarafından keşide edilerek müvekkiline verildiğini, söz konusu çekte davacının imzasının bulunduğunu, çekin davacının kendi rızası ile müvekkili şirkete verildiğini bu nedenle davacı vekilinin dava konusu çekteki imzanın davacıya ait olmadığı şeklindeki iddiasını kabul etmediklerini, davacı vekilinin soyut iddialardan öteye geçmeyen beyanlarının ispata muhtaç olduğunu, kabul etmemekle birlikte davacı vekilinin anlattığı şekilde bir durumun olmasının müvekkilinin alacağına halel getirmeyeceğini, müvekkilinin alacağının kambiyo senedine dayalı olduğunu, davacı ile müvekkili arasındaki ticari alışveriş neticesinde dava konusu çekin müvekkiline verildiğini, davacı tarafından değişik tarihlerde dosya borcuna istinaden haricen ödemeler yapıldığını, davacının müvekkili ile herhangi bir ticari ilişkisinin olmadığı, herhangi bir mal alışverişinin yapılmadığı iddialarını kabul etmediklerini, davacı tarafın müvekkiline verdiği çek karşılığı herhangi bir mal alışverişinin olmadığını veya herhangi bir mal almadığını ispat etmek zorunda olduğunu, davacı tarafın kötü niyetli bir şekilde sırf müvekkilinin alacağını sürüncemede bırakmak amacıyla huzurdaki davayı açtığını iddia ve beyan ederek davanın reddine, davacının %20’den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesince; davanın reddine, yasal şartları bulunmadığından davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin iradesinin hiçbir zaman müessir olmadığını, müvekkilinin iradesinin; boşandığı eşinin şiddet, darp ve cebir uygulaması sebebiyle sakatlandığını, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2011/41883 Soruşturma, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2011/29821 Soruşturma, Bakırköy 5. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2012/1567 Esas ve 2013/853 Karar sayılı, Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/296 Esas sayılı dosyaları incelendiğinde müvekkilinin defalarca cebir ve şiddete maruz kaldığının, darp edildiğinin ve bu olaylar sonucu boşandığı eşi ... tarafından zorla iradesi elinden alınmak suretiyle bu işlerin yürütüldüğünün görüleceğini, dava konusu çekin de bu süreçte müvekkilinin iradesi dışında piyasaya sürüldüğünü, Söz konusu olayla ilgili işyerine yapılan haciz işleminde haciz tutanağında müvekkilinin boşandığı eski eşi olan ... imzası bulunduğunu, haciz tutanağını ...'ın imzalamış olmasının onun dükkanı işlettiğinin ve mal alışlarını yaptığının delili olduğunu, çeki müvekkili adına ... bankadan tanıdıkları vasıtası ile almış olup boş olarak zorla, döverek, ölüm tehditleri ile imzalatmaya çalıştığını, esasen çeki düzenleyen, alışverişi yapan, alacaklının gerçek muhattabı ve asıl sahibinin ... olduğunu, Müvekkilinin, davalı (alacaklı) ile herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını, bu yönde herhangi bir mal alışverişi (fatura, irsaliye vs) meydana gelmediğini, alacaklı tarafı tanımadığını ve hatta daha önce kendisini hiç görmediğini, bir insanın hiç görmediği, tanımadığı, telefonla dahi hiç görüşmediği bir kişiye borçlanmış olmasının hayatın olağan akışına açıkça aykırı olduğunu, İcra takibinin dayanağının ... bank İkitelli Şubesine ait 20/01/2011 tarihli ... numaralı çek olarak gösterildiğini, her ne kadar çek müvekkili adına keşide edilmiş ise de esasında taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki mevcut olmadığını, müvekkilinin tamamen eski eşinin cebri ile bu çeki imzalamak zorunda kaldığını, özgür iradesi ile çeki imzalamadığını, hatta burada bir iradenin varlığından dahi söz edilemeyeceğini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır.Davacı dava dilekçesinde; dava ve takip konusu çekteki imzanın sahte olduğunu, davacının boşandığı eşi tarafından sahte olarak atıldığını, imzanın davacıya ait olmadığını iddia etmiş, cevaba cevap dilekçesinde ve aşamalarda ise, çekin zorla imzalattırıldığını iddia etmiş, aynı hususu istinaf dilekçesinde de ileri sürmüş olup, Mahkemece her iki iddia araştırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

Grafoloji uzmanı bilirkişi aracılığıyla dosyaya sunulan denetime elverişli bilirkişi raporunda, dava ve icra takibine konu çekteki imzanın davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiği, Mahkemece bu tespite dayalı olarak, dava konusu çekteki imzanın davacının eli ürünü olduğunun kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.Dava ve takip konusu çekin zorla imzalattırıldığına dair iddialara ilişkin olarak, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2011/41883 Soruşturma sayılı dosyasında, davacı yanca; boşandığı eşinin şikayet tarihinden 7-8 ay öncesinde, kendisini tehdit ederek ... isimli işyerini zorla kendi üzerine açtığı, kendi adına ... 10 yaprak çek koçanını zorla tehditle müracaat ederek aldığı ve zorla kendisine imzalattıktan sonra elinden aldığı, kendisini ölümle tehdit ettiği, çeklerden dolayı sorumlu olmak istemediği, işleri eşinin yürüttüğü iddialarına dayalı olarak 25.04.2011 tarihli suç duyurusunda bulunulduğu, ancak yürütülen soruşturmasının takipsizlik ile sonuçlandığı görülmüştür.Diğer yandan, kambiyo senetlerinden olan çek sebepten soyut olup, icra takibine girişen alacaklının ayrıca çeki elinde bulundurma sebebini ispatla yükümlü olmadığı, somut olayda ispat yükünün, çekin zorla imzalattırıldığını iddia eden davacıda olduğu, ancak yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının ispat yükünü yerine getiremediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, aksi yöndeki istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesİ'nin 08/01/2021 tarih ve 2017/1094 E., 2021/6 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-İstinaf aşamasında suç üstü ödeneğinden karşılanan 22,75 TL dosya gidiş-geliş masrafı, 16,50 TL tebligat ücreti, 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 201,35‬ TL'nin davacıdan tahsiliyle hazineye gelir kaydedilmesine,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 04/04/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.