5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2006/997 E. , 2010/761 K.
"İçtihat Metni"
Irza geçme, reşit olmayan mağdreyi rızasıyla kaçırıp alıkoymak ve cinsi münasebette bulunmak suçlarından sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın yapılan yargılanmaları sonunda; atılı suçlardan sanık ...'ün mahkümiyetine ve diğer sanıkların beraetlerine dair, Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.03.2005 gün ve 2004/166 Esas, 2005/16 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili ve sanık ... müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen sanıklar ... ve ... haklarında ırza geçmek suçundan kurulan beraet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık ...'e yüklenilen reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoymak ve sanık ...'a atılı reşit olmayan mağdureyle rızasıyla cinsi münasebette bulunmak suçlarına 765 sayılı Yasanın 430/2 ve 416/3. maddelerinde öngörülen cezaların üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4. maddesinde belirlenen beş yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, sanıkların sorgularının yapıldığı 13.10.2004 ile inceleme tarihleri arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca söz konusu davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık ... hakkında ırza geçmek ve reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoymak suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
28.10.2004 tarihli, içlerinde radyoloji uzmanı da bulunan sağlık kurulu raporunda mağdurenin radyolojik olarak 15 yaş sonu ile uyumlu olduğunun belirtilmesi ve ceza yargısının amacının maddi gerçeğin tespiti olması karşısında, getirtilen doğum tutanağına göre resmi bir sağlık kuruluşunda doğmadığı anlaşılan mağdurenin yaş tespitine esas rapor, film ve grafilerinin Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kuruluna gönderilerek gerçek yaşının bilimsel biçimde saptanmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde eksik soruşturulmayla hükme varılması,
Kabule göre de; Katılana hangi suç için ne kadar tazminat istediği sorulup açıklattırılmaması ve talep edilen faiz konusunda da karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinde “zaman bakımından uygulama”, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, “lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul” kurallarının düzenlenmesi, ayrıca 5252 sayılı Kanunun 12. maddesi ile 765 sayılı Türk Ceza Kanununun yürürlükten kaldırılması, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve bu Kanunların hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında; 5237 sayılı Kanunun 7 ve 5252 sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca, sanığın hukuki durumunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri de nazara alınarak yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 10.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.