11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2014/3836 E. , 2014/6193 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : OLTU ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/07/2013
NUMARASI : 2013/72-2013/69
Oltu Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/07/2013 tarih ve 2013/72-2013/69 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen alacaklı T.C. Ziraat Bankası vekili, 13.04.2011 tarihli tarımsal kredi sözleşmesinden kaynaklı borcun ödenmediğini, borçlulara yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, 35.638,05 TL alacağın tahsili için borçluların taşınır, taşınmaz mallarıyla, üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyaten haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, talep dayanağı olan kredi sözleşmesinin ekinde yer alan rehin sözleşmesi ile .. ND .. plakalı motorlu araç üzerinde rehin tesis edilmiş olduğu gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir. Kararı, ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekili temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Dava, ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati hacze karar verilebilmesi için gerekli koşullardan biri de alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. İİK'nın anılan maddesine göre aleyhine ihtiyati haciz istenenin lehine verilmiş bir rehin söz konusu ise alacaklı rehin tutarı kadar alacağı için öncelikle rehine başvurması gerekir. Somut olaya gelince, ihtiyati hacze konu alacak nedeniyle, asıl borçlu tarafından araç üzerine banka lehine ipotek tesis edilmiş olup, borçlu kefiller yönünden kefaletten kaynaklanan alacağın rehinle temin edilmiş olduğu kabul edilemez. Bu itibarla mahkemece alacaklının ihtiyati haciz talebinin asıl borçlu yönünden reddine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, borçlu kefiller yönünden de talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.