Esas No
E. 2024/588
Karar No
K. 2024/627
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/588

KARAR NO: 2024/627

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 26/02/2024

NUMARASI: 2022/381 Esas - 2024/234 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/04/2024

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalı şirket arasında yapılan sözlü anlaşmaya istinaden davalı tarafın 220.000,00 TL bedel karşılığında iş makinesi kiralamayı taahhüt ettiğini, davacı arafından icra takibine konu edilen ... bank A.Ş Kemerburgaz Göktürk Şubesine ait; 07.07.2021 basım tarihli, ... Seri Numaralı, 17.01.2022 keşide tarihli 108.000,00 TL bedelli, 07.07.2021 basım tarihli, ... Seri Numaralı, 21.02.2022 keşide tarihli 112.000,00 TL bedelli olmak üzere toplamda 220.000,00 TL bedelli 2 adet çek önceden verildiğini, ilgili çekler davalı şirkete teslim edildikten sonra çeklerin teslim tarihinin üzerinden iki aydan fazla bir zaman geçmesine rağmen davalı şirket tarafından müvekkile teslim edilmesi gereken iş makinelerinin teslim edilmemiş (edimlerin hiçbir şekilde yerine getirilmemiş) olması nedeniyle müvekkilce sözleşmeden dönülerek ilgili çeklere istinaden davacı müvekkil adına tanzim edilmiş olan 08.09.2021 tarihli ... fatura numaralı e-arşiv fatura, keşideci müvekkilce 30.10.2021 tarihli “...” fatura numaralı “İADE e-arşiv faturası” ile iade olunarak davalı şirkete tebliğ edildiğini, inşaat sektöründe faaliyet gösteren davacı müvekkil tarafından davalı şirketin müvekkile kiralayacağını taahhüt ettiği iş makinelerinin kiralama bedelleri toplamda 220.000,00-TL bedelli 2 adet çek ile önceden ödendiğini, müvekkil tarafından Beyoğlu ... Noterliğinin 24.01.2022 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ilgili ilgilisi tarafından muhatap bankadan tahsil edilen çek bedelinin ödenmesi ve henüz keşide/vade tarihi gelmeyen çekin ise iadesi istenmesine rağmen davalı yanca ihtarnameye cevap verilme gereği duyulmamış ve icra takibine konu bedelsiz kalan çekler davalı yanca müvekkile iade edilmediğini belirterek; itirazın iptaline, takibin devamına, %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, davada talep edilen alacakların zamanaşımına uğramış olduğunu, davacının, çeklerin karşılığı hizmetin verilmediği iddiasının tamamen hayal ürünü olduğunu, çeklerin avans olarak verildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin sözlü olduğu ve çeklerin ödenmesi sebebiyle zarara uğradıkları iddiasının gerçek dışı olduğunu, bu iddiaların çekleri iş karşılığı alan ve yetkili meşru hamil sıfatıyla ciro eden davalı açısından bağlayıcı olmadığını, emre muharrer senetlerde mücerretlik ilkesi cari olduğunu, dolayısıyla kayıtsız şartsız borç ikrarını havi bir çek karşısında, keşidecinin mali içtimai durumu ile bağlantılı senedin temelindeki alacak borç ilişkisinin araştırılması yoluna gidilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "... mahkememizce alınan hükme esas almaya ve denetime elverişli heyet bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere 17.01.2022 tarih ,... nolu 108.000,00 TL ve 21.02.2022 tarih ... nolu 112.000,00 TL lik çeklerin, 08.09.2021 tarih ... nolu 220.000,00 TL faturaya istinaden verildiği. Faturaların Ba-Bs formları ile bildirildiği anlaşılmakla malların teslim edildiğinin kabulü gerekir. Davacı beyanlarının başkaca herhangi bir delille desteklenmediği anlaşıldığından mahkememizce davacının iddiasının ispatı için yeterli görülmemiştir. HMK’nın ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; alacak iddiasının davacı tarafça ispatı gerekmekle bu husus ispatlanamadığından, davanın reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.

Ayrıca, davacı tarafın kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından kötüniyet tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir.

Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 2023/95 Esas, 2023/699 Karar sayılı ilamı ile verilen kesin nitelikteki karar doğrultusunda işbu davaya bakmaya görevli olan mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemeleri olması nedeniyle Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/02/2024 tarih, 2022/381 E. Ve 2024/234 K. Sayılı kararının " Davanın,

HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevsizliğine, dosyanın yetkili ve görevli olan Küçükçekmece Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine..." şeklinde kaldırılmasına, mahkmece aksi kanaatte olunarak işbu davaya bakmakta görevli ve yetkili olan mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu kanaatine varılması halinde ise; dosya içerisindeki dilekçelerin içeriğini tekrarla, bir (1) kök, bir (1) ek, bir (1) heyet raporu olmak üzere toplamda 3 adet bilirkişi raporu ile davacı müvekkilin davalı şirketten icra takibine konu edilen (asıl alacak : 220.000,00 TL) miktar kadar alacaklı olduğu hususu ayrıntılı ve gerekçeli bir şekilde tespit edildiğini ve ispatlanmış olmasına rağmen, dosya kapsamındaki teknik tespit ve değerlendirmeler içeren bilirkişi raporları ile bağlı kalmaksızın ve davacı müvekkil tarafından düzenlenmiş olan iade faturasının da icra takip tarihinde davalı tarafın ticari defterlerine işli olduğunu ve vergi dairesine bildirildiğini görmezden gelmiş olması nedeniyle Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/02/2024 tarih, 2022/381 E. ve 2024/234 K. Sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere mahkemeye gönderilmesini veyahut mahkemece gerekirse duruşma açılarak yeniden yapılacak yargılama neticesinde haklı davanın kabulüne karar verilerek, davacı hakkında icra emrinin yürütülmemesi için İcra ve İflas Kanununun 36. Maddesine göre icranın durdurulması için tehiri icra kararı verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE

Dava, taşınır kira sözleşmesi kapsamında davalıya ödenen bedelin sözleşme ediminin yerine getirilmemesi nedeniyle iadesi istemiyle başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucu davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. 6100 sayılı HMK. 114-(1)-c maddesi uyarınca görev, mahkemeye ilişkin olumlu dava şartıdır. HMK. 1 maddesi uyarınca; mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Mahkeme tarafından dava şartlarının bulunup bulunmadığı, davanın her aşamasında re'sen araştırılır. Dava şartının bulunmaması halinde, HMK.'nın 115/2. maddesi uyarınca; davanın usulden reddine karar verilir. Ticari davalar TTK.

4.maddesinde; mutlak ve nispi ticari dava olarak düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise; nispi ticari dava söz konusu olup, ticaret mahkemesi görev alanı içinde kalacaktır. TTK.'nın 5. maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir. 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre; “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olduğu düzenlenmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında sözlü yapılan iş makinesi kira sözleşmesi bulunduğunu, müvekkili tarafından kira bedeli için 2 adet çek verildiğini, iş makinelerinin müvekkiline teslim edilmediğini, bu surette davalının edimini yerine getirmemesinden dolayı çeklerin bedelsiz kaldığını, ancak çeklerin müvekkilince üçüncü kişilere ödenmek zorunda kaldığını, bu surette davalının sebepsiz zenginleşmiş olduğunu ileri sürerek, ödenen çek bedellerinin istirdadı için davalı hakkında başlatılan ilamsız takibe davalı yanca yöneltilen itirazın iptali için eldeki davanın açıldığını belirtmiştir. Davalı vekili de cevap dilekçesinde taraflar arasında iş makinesi kiralama ilişkisi olduğunu, araç kiralama sözleşmesinin sözlü değil yazılı olduğunu, davacıya bu nedenle fatura düzenlendiğini, ancak edimin yerine getirildiğini belirtmiş, delil olarak sunduğu faturada da "kiralama hizmet bedeli" açıklaması bulunduğu belirlenmiştir. Gerek davacı gerekse davalı yan iddia ve savunmaları ile davalı tarafça düzenlenen 08/09/2021tarihli fatura açıklamasına göre taraflar arasındaki temel ilişki kira ilişkisidir. Bu durumda uyuşmazlığı çözmekle görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi olduğundan mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esasına girilerek karar verilmesi isabetli olmamıştır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine aykırılık sebebi ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, mahkemenin davaya bakmaya görevli olmadığı hususu gözetilmeden davanın esasına girilerek reddine karar verilmesi doğru bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile görevsiz mahkemece verilen kararının kaldırılmasına ve dairemizce görevsizlik kararı verilerek dava dosyasının görevli Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstinaf incelemesine konu ilk derece mahkemesi kararının, HMK.'nun 353(1)a-3 uyarınca usulden KALDIRILMASINA, 1-Kararı veren mahkemenin görevsiz olması nedeniyle HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, 2-HMK'nın 20. maddesi uyarınca, taraflardan birinin, görevsizlik kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf incelemesine konu kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli BAKIRKÖY SULH HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin kararın tebliği ile İHTARINA, 3-HMK.'nun 331/2 maddesi uyarınca harç ve istinaf aşaması dahil yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise yargılama harç ve giderlerinin davanın açıldığı mahkemece karara bağlanmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca istinaf incelemesine konu kararı veren İlk Derece Mahkemesince taraflara resen tebliğine, 5- Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istem halinde davacıya iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 25/04/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.