5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2006/4491 E. , 2010/2665 K.
"İçtihat Metni"
Zorla kaçırıp alıkoymak ve ırza geçmek suçlarından sanıklar ... ve ...’ın yapılan yargılanmaları sonunda her iki sanığın zorla kaçırıp alıkoyma suçundan ve ayrıca sanık ...’ün reşit olmayan mağdurenin rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçundan mahkümiyetlerine dair, Bolu Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.07.2005 gün ve 2004/181 Esas, 2005/234 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi O Yer C.Savcısı ve sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Sanıklar hakkında zorla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan hükmün temyizen incelenmesinde; Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fıillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık ... hakkında reşit olmayan mağdurenin rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mağdureden beş yaştan daha büyük olan sanığın eyleminin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Yasanın 104/2. maddesine uyan suçu oluşturduğu ve 43. madde de gözetildiğinde fazla ceza öngördüğü için daha lehe olan 765 sayılı yasanın 416/3, 80, 418/2, 59 maddelerine göre cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, Anayasa Mahkemesi'nin 25.02.2006 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 23.11.2005 gün ve 2005/103 Esas, 2005/89 sayılı kararıyla 104. maddenin ikinci fıkrasının iptal edildiği, bunun sonucunda fiilin birinci fikraya uyan takibi şikayete bağlı suça dönüştüğü ve 5560 sayılı Yasayla değişik CMK.nun 253/3. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmiş ise de, suçun aleyhe düzenleme getiren bu değişiklikten önce işlendiği, 5237 sayılı Yasanın 7/2. maddesi de nazara alındığında uzlaşma hükümlerinin uygulanması .../... -2- gerektiği anlaşılmakla; öncelikle CMK. nun 253. ve 254. maddelerine göre uzlaşma girişiminde bulunulması, sonuçsuz kalması halinde 19.12.2006 günlü 5560 sayılı Yasanın 23. ve 08.02.2008 tarihli 5728 sayılı Kanunun 562. maddeleri ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi karşısında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının mahkemece karar yerinde tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer C.Savcısı ile sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...