Esas No
E. 2024/728
Karar No
K. 2024/772
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

18. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/728

KARAR NO: 2024/772

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 14/12/2023

NUMARASI: 2023/726 Esas, 2023/1123 Karar

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 03/04/2024

Taraflar arasındaki menfi tespit davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmalı yapılmasına gerek görülmediğinden, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Üye Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili; davalı tarafın müvekkili aleyhine Bakırköy .. .İcra Dairesinin ... esas numaralı ilamsız takibe dayalı icra takibini başlatmış olup , müvekkilinin uzun bir dönemdir ikametinde yaşamadığı için aleyhine başlatılan icra takibinden çok sonra haricen haberdar olduğunu, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibi dosyasında yapmış olduğumuz incelemede davalı - alacaklının takip talebinde borcun sebebini 'kefalet sözleşmesi' olarak belirttiğini, fakat takip talebi ekinde dayanak olarak gösterilen kefalet sözleşmesi örneğinin bulunmadığını, herhangi bir kefalet sözleşmesi yönünden müvekkilinin davalı tarafa hiçbir şekilde borcunun bulunmadığını, aksi düşünülse bile , kefalet sözleşmesinin varlığı ticari bir ilişkide davalı yanın alacaklı, Bir kişinin borçlu ve müvekkilimizinde 3. Kişiye kefil olduğu anlamına gelmektedir ki, müvekkillinin bu şekilde bir ticari ilişkide kefil olmadığını, menfi tespit davasında ispat yükünün davalıda olduğunu, müvekkili lehine kötüniyet tazminatı koşullarının oluştuğunu belirterek, müvekkilinin Bakırköy ...İcra Dairesinin ... esas numaralı ilamsız takip dosyasından ötürü davalı şahsa borçlu olmadığının tespitini , haksız ve kötüniyetli bir şekilde açılan icra takibinden dolayı takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağısı olmayacak şekilde davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini müvekkilinin Bakırköy ...İcra Dairesinin ... esas numaralı ilamsız takip dosyasından dolayı davalı şahsa borçlu olmadığının tespiti ile, haksız ve kötüniyetli bir şekilde açılan icra takibinden dolayı takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağısı olmayacak şekilde davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili; müvekkilinin davacı tarafı aralarındaki ticari iş sebebiyle tanıdığını, davacı tarafın bir süre sonra müvekkilinin güvenini kazanarak makina ihtiyacı sebebiyle müvekkilinden yardımcı olmasını istediğini, müvekkilinin davacı tarafla birlikte ... Makine ... adlı şirkete birlikte gittiklerini, ... ın davacı borçluyu tanımaması ve güvenmemesi sebebiyle hem davacı adına hem davalı adına 45.000.00 EURO değerinde sözleşmeler tanzim ettiğini, birtakım senetler alarak borcu taksitlendirdiğini, davacı tarafın makineyi alarak Gaziantep'e götürdüğünü, bir kaç taksit ödedikten sonra telefonu kapatarak kayıplara karıştığını, müvekkilinin kalan bakiyeyi ödeyip senetlerini ve çeklerini geri aldığını, makinenin şu anki değerinin 50.000,00 EURO civarında olduğunu, davacı tarafın müvekkilini dolandırarak aylarca peşinden koşturduğunu, müvekkilinin alacağı icra takibinde belirtildiği üzere belirlenebilir nitelikte olup, kısmi dava olarak açılamayacağını belirterek davanın reddine, %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince; "...1-HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevsizlik nedeniyle davanın usulden REDDİNE, 2- Görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine,

HMK. 20 madde gereği süresi içerisinde kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ve taraflardan birinin kararı veren mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde mahkemece davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına,.." karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesindeki savunmalarını aynen tekrar ederek, dava konusunun çek ve senet olduğunu, bu nedenle görevli mahkemelerin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, görevsizlik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf taleplerinin kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, İİK m. 72 uyarınca açılan menfi tespit istemine ilişkindir.

Davacı vekili, davalı tarafından başlatılan icra takibinin haksı olduğunu, müvekkilinin herhangi bir sözleşmeye kefil olmadığını belirterek, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili ise, davacının iddialarının doğru olmadığını, kefalet sözleşmesi uyarınca müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesi tarafından, uyuşmazlığın kefalet sözleşmesinden kaynaklandığı, tarafların tacir olmadıkları, davaya bakmakla görevli mahkemelerin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. İddia, savunma, dosya kapsamı ve istinaf nedenleri hep birlikte değerlendirildiğinde, yanlar arasındaki uyuşmazlık kefalet sözleşmesinden kaynaklandığından davaya bakmakla görevli mahkemeler genel görevli Asliye Hukuk Mahkemeleridir.

İlk derece mahkemesi tarafından verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Bu değerlendirmeler ile dava konusu uyuşmazlığa ilişkin yasal düzenlemeler doğrultusunda, tüm dosya kapsamında toplanan delillere göre; davalının istinaf başvurusunun HMK m.353/1-b-1 uyarınca oybirliğiyle esastan reddine karar verilmesi sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.HMK m.353/1-b-1 gereğince davalının istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2.İstinaf incelemesinin duruşmasız yapılması nedeni ile AAÜT m. 2/2 hükmü uyarınca davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,3.Alınması gereken harçlar peşin olarak yatırıldığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin HMK'nın 360 ıncı maddesi yollamasıyla, madde 323 uyarınca istinafı talep eden üzerinde bırakılmasına, 5.Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,03/04/2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

Karar Etiketleri
REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK Borçlar Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.114/1 HMK md.360
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.