12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2024/63 E. , 2024/1286 K.
"İçtihat Metni"
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Davalı vekilinin temyiz isteği yönünden; hükmün 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2. Maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'un 21.07.2004 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile değişik 427. ve ek 4. maddelerindeki temyiz sınırı ve hükmolunan tazminat miktarına göre kesin olduğu belirlenmiştir.
Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden; Dairemizce verilen bozma kararı üzerine davacı hakkında Mahkemece kurulan hükmün temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1086 sayılı HMUK'un 427. ve 1412 sayılı CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece; davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 6.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminatın yakalama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddi ile davanın reddine hükmedilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce kararın bozulmasına karar verilmiş, bozma kararı üzerine Mahkemece 2.539,94 TL maddi, 4.500,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmiş, kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce eksik manevi tazminata ve fazla maddi tazminata hükmolunduğu gerekçeleri ile kararın bozulmasına karar verilmiş, bozma kararı üzerine Mahkemece 2.497,97 TL maddi, 6.500,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile eksik manevi tazminata hükmolunduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; eksik araştırma ile karar verildiğine, davanın süresinde olmadığına, davacının zararını kanıtlayamaması nedeniyle tazminata hükmedilemeyeceğine, hükmedilen tazminat miktarlarının fahiş olduğuna, yakalama tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğuna ve davacı lehine fazla vekalet ücretine hükmedildiğine, davacı vekilinin temyiz sebepleri; eksik manevi tazminata hükmolunduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/28 Esas - 2015/90 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı örgüt suçundan 10.08.2012 - 21.11.2012 tarihleri arasında 103 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat kararının 31.03.2015 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 5.810,00 TL olduğu ve davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının 8.997,97 TL olması nedeniyle hükmün davalı açısından kesin olduğu görülmekle;
Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak, 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'un 21.07.2004 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile değişik 427. ve ek 4. maddelerindeki temyiz sınırı ve hükmolunan tazminat miktarına göre hükmün kesin nitelikte olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, HMUK’un 432. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Davacı hakkında hükmedilen tazminat miktarının, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin edildiği anlaşıldığından, tebliğnamede bu yönde bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, davalı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.03.2024 tarihinde karar verildi.