5. Hukuk Dairesi
5. Hukuk Dairesi 2010/19044 E. , 2011/2234 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davacılar tarafından açılan ilk dava sonucunda, hak düşürücü sürenin dolmuş olması nedeniyle davanın reddine karar verildiği ve verilen kararın kesinleştiğinden, kesin hüküm sebebiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kanuna eklenen Geçici 6. madde ile; “Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle, bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce tazmin talebiyle dava açmış olanlar; bu madde hükümlerine göre uzlaşma yoluna gitmeyi isteyip istemediklerini bu maddenin yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde idareye ve mahkemeye verecekleri dilekçeler ile bildirebilirler. Uzlaşma talebi üzerine, uzlaşma görüşmelerinin neticesine kadar dava bekletilir; uzlaşılamaması halinde, uzlaşmazlık tutanağının mahkemeye sunulmasından sonra davaya devam edilir.” hükmü getirilmiş olup yine aynı madde ile, bu hükümlerin kamulaştırmasız el koymadan dolayı açtıkları tazminat davası süre bakımından reddedilmiş olanlar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir.
Yukarıda açıklanan Yasa maddesine göre kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar vermek mümkün olmadığından ve davacı tarafın uzlaşma için başvurusu bulunmadığından,
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmek üzere hükmün H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine ve temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 14.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.